1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. TİYATRO
TİYATRO

TİYATRO

Iglesias’ın menajeri, 10 milyon $ tazminat davası açıyormuş. Gerekçe pek mühim: “Kandırıldık! Biz KKTC’yi devlet zannediyorduk oysa yasa dışı bir yapılanmaymış!” Böyle demiş İglesias’ın menajeri. Şimdi işi geyiğe döküp, R

A+A-

 

 

Iglesias’ın menajeri, 10 milyon $ tazminat davası açıyormuş. Gerekçe pek mühim: “Kandırıldık! Biz KKTC’yi devlet zannediyorduk oysa yasa dışı bir yapılanmaymış!” Böyle demiş İglesias’ın menajeri.

Şimdi işi geyiğe döküp, “e ne var bunda canım, Türkiye’de 74 milyon insan KKTC’yi devlet zannediyor” diyebilirim ama ne yalan söyleyeyim, Kıbrıs’ın kuzeyinde sergilenen çadır tiyatrosunun artık cin fikirli menajerlerin ağzına kadar düşmesi canımı sıktı.

Canım sıkıldı sıkılmasına ama “söyleyene değil, söyletene bak” derler bizde… Hadi arkadaş cinlik edip, üç beş tazminat koparabilirim demiş olabilir. Peki, Kıbrıslı Türklerin bu kadar aşağılanmasına çanak tutanlara ne demeli? Arkadaş hiç mi vicdanınız sızlamıyor sizin, bu kadar insanı utandırırken? Hiç mi yüzünüz kızarmıyor sadece kendinizin eğlendiği bu tiyatroyla insanları kandırırken?

Hafta sonu uçağa atlayıp kumara koşan teyzeler bile artık Ercan’a indiğinde pasaport kullanmaması gerektiğini öğrendi ama hala KKTC’yi ciddi ciddi devlet zannedenler çoğunlukta. Ne yapsın adam? Koskoca başbakanlar böyle söylüyor. Başbakanları bırakıp bana mı inansın?

Bazen pasaportunu kullanmaya kalkan şaşkınlara denk geliyoruz, hemen uyarıyoruz tabii “aman ha, pasaportuna KKTC damgasını vurdurursan, bir daha herhangi bir Avrupa ülkesinden vize almayı unut!” Tabii hoş bir durum değil, oturup ayaküstü KKTC’nin bir devlet “gibi” olduğunu anlatmaya çalışmak… Kafası karışıyor insanların, sinirleniyorlar enikonu! “Ne yani, bizi kandırıyorlar mı?” demeye getiriyorlar kuşkuyla… Israr etmenin anlamı yok, “eh buyurun kullanın pasaportunuzu” deyip geçiyoruz…

Ama Allah’tan Türk, imanı ile çıkarını karıştırmaz birbirine!

İstanbul’dan “dış hatlardan” uçağa bindiği halde nasıl olup ta “başka bir devlete” TC kimliği ile gidebildiğini de sorgulamaz. İşi görülüyor mu? Gerisinden ona ne? Hem her yerde “Kıbrıs Türk’tür Türk kalacak” denmiyor mu? Daha ne?

Tiyatro organize! İlk bakışta devlet zannetmenizi gerektirecek ne varsa dekoruyla kostümüyle tamam. Üstelik oyunu sahneye koyan, her türlü detayı da incelikle düşünmüş. Kendinizi yabancı hissetmeyecek kadar “bizden”, başka bir devletteymiş “gibi” hissedeceğiniz kadar da küçük farklar serpiştirilmiş sahneye.

Mesela bir iniyorsun Ercan’a, “aaa! Bizim bayrak”. Evet, ama hani eskiden fotoğrafların “arabı” vardı ya, öyle… Bizimki kırmızı üstüne beyaz, KKTC’nin ki beyaz üstüne kırmızı! Ha, bir de “su” çekmişler. Altlı üstlü birer bandı var. Neyse ki kafanız fazla karışmasın diye hemen yanına da “bizim bayrağı” koyuveriyorlar. “Başka devlet” dediysek, o kadar da değil hesabı… Kıbrıs’ın Kuzeyinde yanına TC bayrağı iliştirilmeden bir bayrak çek bakalım ne oluyor! Hatırlıyorum, bir kongrede Anadolu Ajansı ciddi ciddi haber geçivermişti “CTP kongresinde Türk Bayrağı asılmadı” diye…

Canın Kıbrıs’a mı gitmek istedi. Aman efendim, hava alanında KTHY falan diye tutturmanın âlemi yok, devrediverdiydik onu zaten bir Türkiye firmasına… O da Türk, bu da Türk, atlayıver işte uçak değil mi?

Dövize mövize ihtiyaç yok! Koy cebine TL’ni git kullan rahat rahat! Bakma, ağız alışkanlığı, Kıbrıs’ın kuzeyinde hemen her şey Kraliçenin para birimiyle telaffuz edilse de, TL ile ödenir. 

Görmediniz mi malum inşaat firmasının reklamlarını? 35.000 Sterling diyor adam! Bizimki de böylece “başka bir ülkede mülk sahibi” olma hissini yaşıyor. Ama sadece “his” tabii…  O kadar… Yoksa başka bir ülkede mülk sahibi olmanın prosedürünü arayan yok. Gidiyorsun işte malum inşaatçının ofisine, bastırıyorsun parayı, ver kimlik fotokopini, çak imzayı, tamam! Başka ne bir soru var ne bir bürokratik engel.

Ama aslanlar gibi bir büyükelçimiz, kaleler gibi bir büyükelçiliğimiz var Lefkoşa’da. Tam Cumhuriyet Meclisi’nin karşısında niyeyse… Sola bakıyorsun, gecekondu gibi kalıyor KKTC Meclisi. Sağa bakıyorsun, TC Büyükelçiliği! Bir bina ki, breh breh! Memleketin nereden idare edildiğini şıp diye anlayıveriyorsun o an!

Türkiye Başbakanı’nın, canı istediğinde “gel bakayım şuraya, maaşın kaç liraydı senin söyleyiver gazeteci arkadaşlara” diyebildiği bir Başbakanları var Kıbrıslı Türklerin.

Yatırım mı yapmak istiyorsunuz KKTC’ye? Arıyorsunuz Mersin Valisini, hallediveriyor ne sorununuz varsa…

“KKTC ekonomisini önümüzdeki 10 yılda büyütecek önlemleri” merak ediyorsanız açıyorsunuz TC Başbakan yardımcısına bir telefon!

Sonracığıma, memleketin elektrik kurumunu özerkleştirme kararı alan Hükümete “olmuyor ama böyle, dünya özelleştirmeyi bitiriyor, siz hala özerkleştirmedesiniz kardeşim” diye ayar veren bir Büyükelçimiz var.

Canım sıkıldı dedim Iglesias’ın menajerine ama haksızlık etmiş olmayayım? Adam ya bunları görüp te kandırıldım diyorsa?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1510 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler