1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Ticarette 70 Yıl...
Ticarette 70 Yıl...

Ticarette 70 Yıl...

Ekonomi Sohbetleri’nde bu hafta sizleri 70 yıllık bir öykü ile buluşturuyoruz. Geçtiğimiz günlerde yıldönümünü kutlayan Kaner Şirketler Grubu’nun Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Kaner ile yaptığımız röportajda, Kaner, grubun, bu günlere aile ve çal

A+A-

EKONOMİ SOHBETLERİ

 

Ekonomi Sohbetleri’nde bu hafta sizleri 70 yıllık bir öykü ile buluşturuyoruz.  Geçtiğimiz günlerde yıldönümünü kutlayan Kaner Şirketler Grubu’nun Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Kaner ile yaptığımız röportajda, Kaner, grubun, bu günlere aile ve çalışanların dayanışması ile geldiğine dikkat çekti. 1942 yılında Adem A. Kaner ve Vedat A. Kaner kardeşler tarafından kurulan aile şirketi bugün 10 şirkete yükselmiş... Bunun yanında Kaner Şirketler Grubu’nun 4 duty-free ve 1 iletişim mağazası ile 5 Gloria Jean’s Coffees mağazası bulunuyor...

 

 

 

Ticarette 70 Yıl...

 

Dilek ÖNCÜL

 

·        Yenidüzen: Geçtiğimiz günlerde yıldönümünüzü kutladınız. 70 yıllık bir öykü... Ne hissediyorsunuz?

·        Kaan Kaner: Kaner Şirketler Grubu bir aile şirketi. Biz ikinci jenerasyonuz; ablam, ben ve kardeşim.  Amcamla babamın anısına bir de kitap çıkardık ve ben o kitabı çok büyük bir sevgiyle, duyguyla okudum. Yoğun bir duygu hissetiğimiz. 1942 yılından hatta daha önceden başlayan bir serüveni amcamın. Bir roman kurgusu var arkasında, sade bir biyografi değil. Aslında bakacak olursak bir tek amcamla babamın hikayesi de değil, o dönemin, o zamanki insanların iş ortamını yansıtıyor. Bir baktığımda, hep böyle farklı farklı şeylerle savaşılan, mücadele edilen bir durum. İş hayatı böyledir zaten; bitmez. Ama hep gerek rekabet olsun gerek diğer mücadelelerde herşeyi sevgi ile aşmışlar. Çalışanları ile beraber, ailesi ile beraber. Bizim onlarla hiç fırsatımız olmadı, benim olmadı en azından, birşeyler paylaşmak adına. Ama baktığımızda o kültür devam ediyor. Annemin çok büyük bir katkısı var. Ve aynı heyecan aynı duygular o zamandan beridir devam ediyor. Yani 70. yıl olması, bu kadar devam etmesi kuruluşun ayrı bir mutluluk, bugünlere getirebilmemiz. Ama bir de nasıl geldiğine baktığımızda o sevginin hala daha aynı derecede devam etmesi beni çok etkiledi açıkcası ve dediğim gibi onlarla çok şey paylaşmamamıza rağmen aynı şeyleri devam ettirmemiz ayrı bir keyif verdi bize. Çalışanlarımızın da bunu hissetmesi, o apayrı bir şey. Çünkü bilirsiniz tek başına insan hiçbir şeyi zaten başaramaz, mümkün değil. Dolayısıyla onların da sahip çıkması bu değerlere ve onların da böyle hissetmesi, nice 70 yıllar daha bu şirketi devam ettirir diye düşünüyorum.

 

“GLORİA JEAN’S BİZİM İÇİN ÇOK FARKLIYDI. O BİZİM İÇİN TİCARİ KAZANÇTAN ÇOK MANEVİ BİR KAZANÇ OLDU”    

 

 

·        YD: Şirket nereden nereye geldi? Gruba ait ne gibi şirketler var, faaliyet alanları neler?

·        Kaner: Şirket, “Vakit Varken”de anlatıldığı üzere 1942’de bisiklet üstünde başladı. İplik dokutarak dokunmuş olan kumaşı satarak başladı. Daha sonra küçük bir mağazaya dönüştü. Hazır kumaş buraya getirilip burda dokunanlar ise bir kaç yere gönderiliyordu. Ondan sonra daha büyük mağazaya geçip çeşidi çoğaltıp hediyelik eşyalar ve benzeri ürünler pazarlandı. Şirkette büyümeye emlak çok ciddi bir katkı sağladı. O zaman şirket ivme kazandı, büyümede hızlı yol almaya başladı. Tabii ki 1963-74 arası herkesin çok sıkıntıda olduğu bir dönem ama 1974 grubumuza ayrı bir ivme daha getirdi. 74’ten sonra Kuzey’de kalmamız ayrı bir hükümet, ayrı bir yönetimle beraber herşeyin tekrardan oluşumu başladı ticarette. Sigara ve içki ithalatına girildi, emlak devam etti. İlk deniz otobüsünü getiren ortaklardan bir tanesi babamdı, şirket adına. Sonra 74’te burada kalan tuğla fabrikalarından biri alınıp tuğla üretmeye, inşaata girmeye başlandı. 1981’den sonra da babamın vefatı ile şirket bir durağanlık yaşadı. Sonra tekrardan bir toparlanma, mevcut işlerle ilgili devam etti. Benim, kardeşimin gelmesi ile de daha farklı boyutlara ulaşıldı. Tabii heyecan, gençlik; çok hatalar yaptık ama hatalarımızdan da öğrendik. Özellikle burda ürün portföyünü geliştirdik. Burda hacim bir ticaret insanını her zaman için sıkıştıran bir unsur. Dedim büyük ülkeye gitmemiz lazım; Rusya’ya açıldım. İlk Puro ithalatını oraya ben yaptım, şirketi temsilen. Orda o deneyimimizi elde ettik. Daha sonra Türkiye’de şirket kurduk.  Türkmenistan’a girdik, orda da ciddi bir deneyim elde ettik. Tütün ve içki konusunda ihtisaslaşmıştık. Dağıtım için yeni sistemler geliştirdik, özellikle SPA’nin girişi, bilgisayar alt yapısına çok önem verdik. Devlette bile şu anda iddia ederim ki böyle bir gelişmiş, sofistike yapı yoktur. Bir de başladınız mı o havaya girdiniz mi geliştirmem lazım diyorsunuz. Kurumsallaştırmam lazım. Bilirsiniz ikinci jenerasyondan sonra pek aile şirketleri devam etmez, genelde. Biz inanılmaz bir şevkle bu isme, bu insanların bize bıraktığına sarıldık çünkü çok ciddi bir alt yapı ile aldık biz şirketimizi. O nedenle bugünlere gelebildik. Kurumsallaşma ama aile sevgisini de yitirmeden. Kurumsallaşma şart, doğru büyümek için, sürdürülebilir bir büyüme için kalıcı olabilmek için. Nasıl ikisini entegre edip de bu değerlerle büyümeyi sağlarız diye çok çalıştık. İşte Aile Anayasası’nı oluşturduk, gelecek olan genç kuşaklara yol göstersin şirketle ilgili ya da Kaner Kültürü’nün oluşması adına. O son safhasına geldi. Gloria Jean’s bizim için çok farklıydı. Çünkü adada kendi ismiyle gelen herhangi bir franchise yoktu. Onun için çok uğraştık. Türkiye’de idi bu hak. Onu devreden çıkarttık, tabii ki onların da izniyle ve direkt Avusturalya ile bayağı bir uğraştık ve elde ettik. O bizim için ticari kazançtan çok manevi bir kazanç oldu. İlk kez böyle bir şey oldu ve umudumuz arkadan daha farklı boyutta daha farklı şirketlerin farklı ürünlerle buraya girebilecek incecik de olsa bir kapının açılmasıydı.Şirketin esas ana dalı temsiliyet. Farklı  alanlara girebilmek adına da hep bir arayış içerisindeyiz.

 

·        YD: Kaner Şirketler Grubu’nun  ekonomiye katkısı ne oranda?

·        Kaner: Kayıt içi kalmak. Yıllardır bu konuda artık bir kültür oluştu. Bunun bizim için önemi birkaç açıdandır. Bir tanesi şirketin işte kurumsallaşma yolunda giderken kontrol açısından, o mekanizmanın da kontrol altında işleyebilmesi adına kesinlikle kayıt dışılık olmaması lazım. İkincisi hakikaten kayıt dışılığın ne ülkemize ne de kendimize uzun vadede faydası vardır. Ama piyasamız öyle midir?; hayır öyle değildir. Bunun içerisinde rekabet edebilme de güçtür. Yani kuralsızlığın olduğu ya da bu tür kurallara uyulmayan bir ortamda rekabet size çok ciddi şekilde sorun teşkil eder. Vergiye gelince... Aslında kurumumuzu bankalarla ölçüştürmemeye çalışırız. Bankaları ve develete ait kurumları çıkardığınızda genelde ilk üçün içerisindeyiz yıllardır.

 

 


 “Mali tedbir, protokol evet gereklidir, şarttır ama bizim gerçek değerlerimizle”

 

·        YD: Ülkede alınan mali tedbirler ve uygulanan protokol sizce yerinde mi?

·        Kaner: Biz bazen otururuz burda ve Amerika’yı yeniden nasıl keşfederizin planlarını yaparız. O kadar basittir ki aslında yapılması gerekenler. Ama çok ciddi bir siyasi irade ister arkasında. Maalesef  biz kendimize saygıyı, sevgiyi ve çevremizi olan duyarlılığımızı kaybetmeye başladık, ama 2003 yılından sonra bu had sahfaya çıktı. 2003 sonrası ne duruşumuz kaldı, ne ciddi bir şeyin arkasında koşma azmimiz kaldı, dağıldık ve çok ciddi bir dejenerasyona uğradık. Biz sahiplenmeyi bıraktık. Gerek özelde gerek devlette hiç farketmez çünkü bu toplumun sıkıntısıdır şu anda. Hakikaten 2003 sonrası dağıldık, mentalite olarak dağıldık. Herkes kendi parselini öyle bir korumaya aldı ki biz aslında o resmi kaybettik, o küçük resim içerisinde kaybolduk. Haliyle bu mali protokoller, işte uygulanmakta olan mali tedbirler de bu değerlerle maalesef örtüşmüyor. Mali tedbir, protokol evet gereklidir, şarttır ama bizim gerçek değerlerimizle, gerçeklerimizle de örtüşmeyen bir duruma geldi. O duruşumuzun olmaması, o politikalarımızın hakikaten bizim kendimizin ürettiği olmaması. Ya da üretmeye bile çalışmadık yani ciddi anlamda bir çalışma yapmadık. Biz Şirket olarak hiçbir parti gözetmiyoruz. Bu ticari hayatımda birçok parti hükümette oldu. Onlarla ilişkilerimde biz bir şikayet edersek onlar durumdan on şikayetçidirler. Bir işin bir görevin tanımı vardır. Bunlarda çok uzaklışıyoruz biz ve ülke gerçeklerini çok katmıyoruz içerisine. O yüzden toplumun da, ticaret insanının da bunu sahiplenmesini sağlayamıyoruz. Şimdi ne protokol çıkarırsanız çıkarın, hangi reçete ile ekonomik tedbirlerle gelirseniz gelin acıtacaktır. Herkes bulunduğu konumdan daha farklı bir duruma gelecektir. Ama bunu anlatabilmek inandırabilmek, sahiplenebilmek başka bir olaydır. Bunu sağlamak için inandırıcı bir duruş olması lazım. Bunu tüm hükümetler için söylüyorum. Evet, bir mali protokol şart. Rakamsal verilere baktığımızda ülkemiz çok ciddi bir sıkıntı altındadır. Devletin çok ciddi cari açıkları vardır ve bunun biri tarafından tamamlanması lazım. Türkiye bunu desteklemektedir. Bunu desteklerken de yapılması gerekenleri de empoze eder. Bu da doğaldır diye ben bakarım. Bugün İngiltere’ye baktığınızda Amerikasız hareket edemez. Yani bunu kabullenmemiz lazım. Bu gerçektir ve yanlış bir şey değildir. Bizim Türkiye ile beraber büyüme imkanımız vardır. Önemli olan bunu yaparken neler yapmamız gerektiğini unutmamamız lazım. Şunu demeliyiz; canım yansa bile beş yıl sonra daha farklı bir boyutta olacaktır bu ülke. Çünkü sonuçta bizim kültürmüzde çocuklarımız için en iyisini isteriz. Bizim bulunduğumuz ortam elbette önemlidir ama çocuklarımızın bulunacağı ortam bizden daha önemlidir.

 

 


“Dağıtım ağımızı 15 bin metrekarelik bir alanda toplama hedefimiz var”

 

·        YD: Kaner Şirketler Grubu’nun bundan sonraki hedefleri ne?

·        Kaner: Bizim için esas olan şu anda halehazırda yaptığımız işleri geliştirmek, büyütmek ama Kaner Şirketler Grubu’nun farklı işlere de girmesi gerekir, o yüzden geleceği planlamak adına çabalarımız var. İçinde bulunduğumuz durumu daha da iyileştirmek veya daha farklı ülkelere yatırım, daha hacimli ülkelere gitmek içimizde olan bir şey. Kıbrıs’ta şu anda somut başlayan lojistik bir projemiz var, Haspolat’ta. Farklı bölgelerde olan bütün dağıtım ağımızı ve depolama alanlarımızı bir yere toplama çabamız var. Çok ciddi bir yatırım olacak. İlk etabını başladık. Gelecekte bütün yaptığımız işler bir yere toplanacak ve ordaki o sinerji şirketin bir artısı olarak kullanılacak. Bizim için çok çok önemli. 3-5 yıl içinde tamamlanacak. Yaklaşık 15 bin metrekarelik kapalı bir alana sahip olacağız orda. Ona odaklandık. Onun haricinde coca-cola çok yeni giren grubumuza, çiçeği burnunda bir ürünümüz, dünyanın en değerli markası şu anda . Onu bulunduğu yerden daha da iyiye getirebilmek istiyoruz. Somut olarak esas uğraşımız şu anda bu iki tane proje üzerindedir.

 

 

 


bir cümleyle

 

·        Ekonomi:  Çok önemli     

·        Para: Bir araç

·        Borsa: Korkutucu

·        Döviz: İstikrarlı değil

·        Hükümet: Çok çalışması lazım

·        Özelleştirme: Gerekli ancak...

·        Ticaret Odası: Daha etkin olması lazım

·        Sanayi Odası: Ülke çıkarlarını gözetmesi lazım

·        Medya: Daha tarafsız olmalı   

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 989 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler