1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Tezgâh önünde 15 yıl
Tezgâh önünde 15 yıl

Tezgâh önünde 15 yıl

“Edebiyat öğretmeniyim, üniversiteden bu şekilde mezun oldum, balıkçılıktan tutun da market müdürlüğüne dek pek çok özel sektörde görev yaptım".

A+A-

Fehime ALASYA

Mesleğinin zorluklarını anlatan Cafe Cafella İşletmecisi Ozan Mertdağ, “Düzenden dolayı moralim bozuk, insanda çalışmak için şevk bırakmıyorlar” diyerek ülkedeki özel sektör işleyişine ve devletin yapması gereken bazı uygulamalara atıfta bulunuyor.

Günün en az 10 saatlik çalışma süresinin tamamını da ayakta geçiren Mertdağ, ayaklarında baş gösteren sağlık sorunlarından dolayı zor günler yaşasa da özel sektörde hayat mücadelesi vermenin getirdiği zorluklarla mücadele veriyor.

Devletin özel sektörde meziyetli işlerde çalışanlara dair yasalarda yapabileceği küçük değişikliklerle kendi ve kendisi gibi emekçilerin daha rahat ve insani şartlarda her türlü haklarının olabileceğine değindi.

Tost ve sandviç yaparak 15 yıldır kendi işinde geçimini kazanan Cafe Cafella İşletmecisi Ozan Mertdağ, bu mesleğe nasıl yöneldiğini, geçen yıllar içinde biriktirdiği onca güzel dostluğu, işinin zorlukları ve güzelliklerini ADRES okuyucuları için paylaştı…

“İnsanda çalışmak için şevk bırakmıyorlar”

“Küçük Kaymaklı’daki Bolu sokağında 15 yıldır bu işi yapıyorum. Burada oluşan çok güzel bir çevrem, potansiyel müşterilerim var. Beni yıllardır destekleyen bölge halkı, etraftaki öğrenciler dahil oturmuş bir müşteri profilim var.

Edebiyat öğretmeniyim, üniversiteden bu şekilde mezun oldum, balıkçılıktan tutun da market müdürlüğüne dek pek çok özel sektörde görev yaptım. Ada’da üniveriste okuyordum ama tatillerde İngiltere’ye gidip balıkçı yanında, yine tezgâh önünde çalışıp para kazanıyor, Kıbrıs’a dönüp okulumu ödüyordum.

Bu şekilde okuldan mezun oldum. Üniversite bitirmek amacındaydım ve takılmadan da bitirdim. Ardından hayata atıldım. Nişanlıydım ve ev yapma, aile geçindirme derdine düşmüştüm.

Önceleri iş aradım ama torpilim olmadığı için mezun olduğum bölümde iş bulamadım, oturmaya, öğretmenlik beklemeye lüksüm yoktu, para kazanıp geleceğimi kurmak zorundaydım ve hemen işe soyundum.

“ÖZEL SEKTÖRDE ÇALIŞANLAR EMEĞİNİN HAKKINI ALAMIYOR”

Özel sektörde çalışanlar emeğinin hakkını alamıyor, bunu yaşayıp gördüm ve iş kurmak istedim, tezgâh başına bu yolla geçtim.

Kendime güvendim ve başaracağıma inandım, 15 yıldır da yapıyorum. Evli ve iki çocuk babasıyım, sadece bu işten geçimimi kazanıyorum. Eşim de öğretmen, o da çalışıyor.

Bundan 10 yıl önce eşim doğum yaptı, bebeğimizi büyütürken 3 yıl çalışmadı ve sadece benim çalışmamla geçinebildik ama artık böyle olmuyor, eşim çalışmazsa geçinemiyoruz.

Şimdi bir cadde üzerinde en az 10 büfe var, plansız işletme izin veriliyor, pasta giderek daralıyor. Her köşede bir sandviççi var.

İlk başlarda bu işe başladığıma hiç pişman olmadım ama şimdi moralim bozuk.

Hasta olma, sakatlanma gibi bir lüksüm olamaz. Dükkânımı kapatsam evimi geçindiremem. 15 yıldır ayakta çalışıyorum ve sağlık sorunlarım başladı fakat dükkânımı kapatıp tedaviye gidemiyorum. Yaşım daha 40 ama 60 yaşına dek ayakta durup sandviç yapmak zorundayım, bunları düşündükçe moralim bozuluyor.”

“DEVLET PROSEDÜRLERİ İNSANDA İŞ YAPMA ŞEVKİ BIRAKMIYOR”

“Devlette hastalık durumunda 6 ay izin alanlar oluyor, biz 6 gün bile işimizden geri kalamıyoruz, çalışmazsak geçinemiyoruz.

Dövizin yükselmesi, dükkân kiralarının artması, vergiler gibi devlet prosedürleri insanda iş yapma şevki, çalışma şevki bırakmıyor.

Özel sektör çalışanlarını da koruyan yasalar olmalı, devlet özel sektör çalışanlarının yaşamını kolaylaştıracak yaptırımlara gitmeli.”

“ÜLKE ŞARTLARINDA KOŞTUR KOŞTUR…”

“İnsanlarla iletişim içinde olmak işimin en güzel yanı. Lisede benden sürekli tost alan çocuklar yurt dışına okumaya gidiyor, tatile gelir gelmez benim tostumdan yemek için yanıma uğruyorlar, bu beni çok mutlu ediyor… İnsanlarla diyalog içinde olmam, erken saatte mesaimi bitirmem işimin güzel yanları.

İşimin zorluğu ise sabah 5’te kalkıyor olmam. Kırnı’da kalıyorum, sabah 6’da dükkânı açıyorum, 3 gibi de kapatıyorum. Bu süreçte sürekli ayaktayım.

Sürekli dükkâna bağlıyım, devlet dairesinde bir işim olsa çıkıp yapamam, banka işi, daire işlerimi de haftada bir Perşembe günlerine sığdırıyorum. Ülke şartlarında koştur koştur, banka, belediye, sigorta işleri için koşturuyorum. Bunlar da işimdeki zor yanlar.”

 

 

 

 

Bu haber toplam 1194 defa okunmuştur
Etiketler :
Adres Kıbrıs 379 Sayısı

Adres Kıbrıs 379 Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler