1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Teslimiyetin bedelini kim ödeyecek?
Teslimiyetin bedelini kim ödeyecek?

Teslimiyetin bedelini kim ödeyecek?

Bu cümleyi bir muhalif değil, bir UBP’li kuruyor: “UBP teslimiyetin bedelini ödeyecek” diyor. Hangi teslimiyetin? “Her şeyi Ankara bürokrasisine ve TC Lefkoşa Büyükelçiliği’ne devretti bizimkiler. Ülkeyi UBP hükümeti değil Tü

A+A-

 

 

Bu cümleyi bir muhalif değil, bir UBP’li kuruyor:
“UBP teslimiyetin bedelini ödeyecek” diyor.
Hangi teslimiyetin?
“Her şeyi Ankara bürokrasisine ve TC Lefkoşa Büyükelçiliği’ne devretti bizimkiler. Ülkeyi UBP hükümeti değil Türkiyeli bürokratlar idare ediyor...”
Mali tedbirlerden örnekler veriyor.
“KTHY’nin batırılması en fazla UBP tabanını kırdı. Çünkü orada çalışanların çoğu UBP’liydi” diyor.
Toplum vicdanında KTHY’yi batıranların asla affedilmeyeceğini vurguluyor.
Birçok konuda halka “yalan” söylenmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor.
“Emeklilere verilen o yazıyı kim, nasıl izah edebilir ki?” diye soruyor.
Ersin Tatar’a “selam” gönderiyor.
“Kahveye çıkacak yüz bırakmadılar bizde” diye yakınıyor.
Ülkede “çok kötü” bir gidişat olduğunu, iktidarın halktan koptuğunu söylüyor ve ekliyor:
“Bunun bedelini UBP çok fena ödeyecek!..”
***
Üst düzey değil, tabandan bir UBP’li bunları söyleyen...
Herkesi temsil etmiyor elbette...
Ama UBP tabanındaki rahatsızlığı çok iyi tahlil ettiği belli...
“Kahveye çıkacak yüzümüz kalmadı” diyorsa bir partinin tabanındaki insanlar, o parti için “tehlike çanları” çalmaya başladı demektir.
“Formüller cepte” diye başa gelen UBP, ne o formülleri çıkardı ortaya, ne de programına aldıklarını yaptı.
Tam aksini, Türkiye’den gelen paketi uygulamaya soktu, halka rağmen...
Tepkileri ciddiye almadı, sokağa çıkanlara şiddet uygulamayı tercih etti.
Kendi yurttaşını kendi polisiyle karşı karşıya getirdi, dövdürdü, ezdirdi.
Ekonomiyi düzeltmek şöyle dursun, bütün sektörleri batma noktasına getirdi.
İşsizlik tavana vuruyor. Çalışanların gelir düzeyi ve alım gücü düştükçe düşüyor. Üretici sektörler tefecilere meze oluyor.
Bu negatif gelişmeler ve halktaki moralsizlik, sırtını halka değil başka yerlere dayayarak iktidarda oturmaya çalışanların altını oyuyor.
Üstüne üstlük toplumun kimliğine, kültürüne, siyasi iradesine “bitirici darbe” vuracak yurttaşlık, beyaz kart, af gibi uygulamalar tuz biber ekiyor!..
Tüm bunlar “teslimiyetçiliğin sonucu” olarak görülüyor.
UBP’lilerin bile “Bu teslimiyetin bedelini ödeyecekler” demeye başlaması boşuna değil!..


 

Bamyanın tadı

Genelde yemek ayırmam.
Sebzeleri çok da severim.
Ama bazılarına mesafeliyim.
Molehiyayla aram çok iyi değil mesela...
Pırasayı askerlikten sonra yememeye başladım!..
Bir de bamyaya antipatim var.
İyi pişirilmişse belki pilav ve yoğurt eşliğinde birkaç lokma yerim.
40 sene yemesem aramam ama...
“Bamya gibi tatsız” lafı gelir aklıma hep...
***
Devlet Planlama Örgütü (DPÖ) “bamya müjdesi” verdi geçen gün...
Ucuzlamış!..
Temmuz ayı enflasyonunu yüzde 1.01 olarak hesaplarken, bamyanın “en çok ucuzlayanlar” listesinde ikinci sırada olduğunu duyurmuş planlama birimimiz...
İlk sırada üzüm varmış.
Üzüm hazirana göre temmuzda yüzde 34 ucuzlamış.
Bamya da yüzde 28...
İşe bak sen!..
Mevsimi gelen her sebzenin ucuzladığını, üretimi azalınca da pahalı olduğunu hatırlatmak bile abes...
Marifet üzümde yahut bamyada değil yani...
Ama niyet “hayatımız fazla pahalılaşmadı” havası yaratmak olunca, işte böyle ilginç “bamya” haberleri yayılıyor etrafa...
Ya bu hesabı yapıp dağıtanlar bu ülkede yaşamıyor, ya da biz...
Temmuz’da hayat sadece yüzde 1.01 pahalılaştıysa gerçekten, işte söz: Ben de her gün bamya yiyeceğim bundan sonra!..

 


 

Ben Romantik Bir Devrimci

 

Ben

Romantik bir

Devrimci.

 

Ay ışığı altında

Romantik hayaller peşindeyken

Serin bir gecenin rüzgarında

Sana dair,

Başkaları aya

Ayak basmıştı çoktan.

 

Ben

Romantik bir

Devrimci,

Yenilmemiş bir

Savaş kurbanı.

 

Yenilmeyeceğim de.

Ay ışığı altında

Olmasa bile

Hayallerim olacak hep.

Çünkü

Ay hep bir yerlerde olacak.

Olacak…

 

Dr. Arif Ali Albayrak

Ağustos 2011 Yeniboğaziçi (Aysergi)

 

*Sami Özuslu’nun 3 Ağustos 2011 tarihli yazısı. YENİDÜZEN

 

(Dr. Albayrak, “Devrimcinin Hayal Defteri” başlıklı yazımı okuyup kaleme almış bu dizeleri... “Yenilmeyeceğim”  diyor ve “Hayallerim olacak hep” diyor. Hep beraber... Teşekkürler.)

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 963 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler