1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Tesislere, üretime, yatırıma lafım yok, 'denetime' var
Tesislere, üretime, yatırıma lafım yok, denetime var

Tesislere, üretime, yatırıma lafım yok, 'denetime' var

M. Hacıali Ltd’e ait KIRNI Piliçleri’nin ne kadar çok üretim alanı, fabrikası varmış meğer... Boşuna değil, “piliç” üretiminde piyasanın % 98’i ellerinde... Aslında tam bir KARTEL, bu açıdan “tehlikeli”... Ama

A+A-

 

 

M. Hacıali Ltd’e ait KIRNI Piliçleri’nin ne kadar çok üretim alanı, fabrikası varmış meğer...

Boşuna değil, “piliç” üretiminde piyasanın % 98’i ellerinde...

Aslında tam bir KARTEL, bu açıdan “tehlikeli”...

Ama böylesi devasa yatırım da başka kim yapar ki?

Şunu da biliyorum, pek çok insan, “Türkiye’den bir firma gelecekse, bu alanda da sektörü ele geçirecekse, varsın, tekel kalsın” diyor...

Dün, tam 2.5 saat KIRNI PİLİÇLERİ’nin tesislerini gezdim, civcivlerin yumurtadan çıktığı andan, kesime kadar olan aşamaları gördüm.

Olağanüstü bir teknoloji var, etkileyici... Çok sayıda uzman, veteriner, gıda mühendisi çalışıyor. Hijyene son derece önem verildiğini görüyorsunuz...

Üretim de, organizasyon da mükemmel...

Düşünsenize, 28 bin kesim yapılıyor, günlük...

Haftanın altı günü...

Ayda 800 bine yakın...

Güneyde, en büyük entegre tesisin günlük kesim 14 binmiş!..

Daha bunun yumurtası var, civciv üretimi var.

Irak’a ihracatı var...

Böylesine büyük bir iş...

Yem için kullanılan tüm hammaddenin Avrupa Birliği menşeli olduğu söyleniyor, kesinlikle “hormon yok” diyorlar, “Bizim küçük çocuklarımız da yiyor, böylesi büyük bir yatırım için kim kendini riske eder ki...”

Peki ne kadar sürede kesiliyor civcivler?

- Restoranlar için 35 günde.

Öyle istiyorlarmış çünkü, daha küçük!..

- 44-45 günde de marketler ve piyasa için!..

Bunların “uluslararası standartlar içinde” olduğu anlatılıyor.

250 milyon EURO bir yatırım var, en son teknoloji cihazlar...

M. Hacıali Ltd.’e ait Kırnı Piliçleri üretim tesisleri mükemmel.

Peki devletin “denetim” organizasyonu?

İşte bence asıl mesele orada...

 


 

Gıda güvenliği

 

GIDA GÜVENLİĞİ bir “devlet politikası” olmalıdır ve bu ancak “toplumsal kültür, baskı, ortak duyarlılık”la yaratılır.

Tüm bu yazılar, böylesi bir “politika”yı yaratmak içindir.. İşiten, anlayan, umursayan olursa...

 


 

‘Yem’in denetimi

 

KIRNI Piliçleri veterinerlerinden Nedim Taşkal, “Tavuğa hormon veremezsiniz... İmkanı yok. Öyle yemine, suyuna koymakla olmaz. Bir sonuç alamazsınız yani. Tek tek enjekte etmeniz gerekir ki, hangi birine... Bunlar gülünecek iddialar” diyor.

KIRNI Piliçleri, kendi yemlerini, yine kendi tesislerinde üretiyor... Soruyorum;

- Yem üretim aşamasında, sizin uzmanlarınız dışında bir denetim var mı?

- Yok!..

- Bu denetimi kimin yapması gerekiyor?

- Tarım Bakanlığı’nın.

- Niye denetlenmiyor?

- Yem hammaddesi Avrupa Birliği belgeleri ile geliyor, zaten o noktada denetimden geçiyor.

- Peki ama yemin hazırlanma aşamasında bir katkı ekleniyorsa, farklı bir karışım yapılırsa bu nasıl anlaşılacak, bunun denetlenmesi gerekmiyor mu?

Muhtemelen Tarım Bakanlığı’nın böyle bir altyapısı da yok.

Ama işin aslı, civcivlerin beslenmesinde kullanılan yeme yönelik “şirketin kendi iç denetimi” dışında BAĞIMSIZ bir DENETİM YOK...

Ülkede zaten GIDA YASASI da yok!

VETERİNER DAİRESİ’nin de Hormon tahlili, antibiyotik tayini yapacak “Kalıntı Analiz Laboratuarı” yok.

Anlayacağınız ‘devlet otoritesi’ bu alanda YOK!

KIRNI Piliçleri uzmanları “Biz temiz olduğunu biliyoruz, içimiz rahat” diyor.

Gıda güvenliği “vicdanlara” kalıyor şimdilik...

 


 

Müdür bey ‘bayiniz’ mi?

 

Veteriner Dairesi’nin son denetim raporunu gösteriyorlar, müdür Hüseyin Ataben’in imzası ile...

Şirket Danışmanı, Veteriner Hekim Tokay Kerem’e soruyorum, “Hüseyin Bey’in, aynı zamanda KIRNI PİLİÇLERİ’nin bayisi olduğu söyleniyor, doğru mu?”

- Evet... Bir dönem de part-time olarak Kırnı Piliçleri’ne hizmet verdi, Mağusa’da bayilik de almıştı.

- O zaman da Veteriner Dairesi’nin memuruydu, öyle mi?

- Evet, bu alanda eğitim görmüş önemli bir uzmandır...

 

***

Herhangi bir “ileri” ülkede, DENETİMDEN sorumlu İLK DAİRENİN müdürü, DENETLEYECEĞİ kurumun “bayiliğini” yapabilir mi?

Ya da “denetlemek zorunda” olduğu kurumlardan biriyle “ticari ilişki” kurabilir mi? Böylesi modern tesislerin var olduğu ülkemde, böylesi “etik dışı” anlayışlar varsa insanlar kime güvenir ki !

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1305 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler