1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Teşekkür ediyorum
Teşekkür ediyorum

Teşekkür ediyorum

Geçtiğimiz hafta sonu Çatalköy Nihat Bağcıer Stadı’nda Düzkaya-Cihangir Telsim Süper Ligi karşılaşmasını izlerken, hiç de beklemediğim vahim bir kaza geçirdim. Karşılaşmanın 88’inci dakikasında oluşan penaltı pozisyonunu izlediğim sırada, meğ

A+A-

 

Geçtiğimiz hafta sonu Çatalköy Nihat Bağcıer Stadı’nda Düzkaya-Cihangir Telsim Süper Ligi karşılaşmasını izlerken, hiç de beklemediğim vahim bir kaza geçirdim.

Karşılaşmanın 88’inci dakikasında oluşan penaltı pozisyonunu izlediğim sırada, meğer yerinden sökülmüş olan plastik koltuğa bastığım anda kayarak, kendimi duvara toslarken buldum.

Bir anda elmacık kemiğim ve kaşımın arasında oluşan yaradan oluk gibi kan akarken, başta Cihangir başkanı çok sevdiğim dostum Aytaç Karavezirler’i ve diğer dostları yansımda buldum.

Hemen süratle devreye giren ilk yardım ekibi ve Polis güçlerinin çağrısı sonucunda, hızır gibi yetişen Girne Akçiçek Hastanesi’nin ambulansıyle İlk yardıma taşındım. Buradaki ilk yardım ekibinin inanılmaz gayretiyle dokuz cm.lik derin çizike iki saate yakın operasyonla tahminen 12 dikiş atıldı. Bu arada, kaza geçirdiğimi duyan tüm dostlar daha ameliyat masasında iken, “GEÇMİŞ OLSUN” MESAJLARI YAĞDIRMAYA BAŞLADILAR.

Ve işte, bu dakikalarda bir oğlum gibi sevdiğim sevgili spor yazarı ve gazete arkadaşım Hüseyin Kıral girdi. Tatlısu-Kaymaklı maçından sonra direk gazeteye gelen Kıral, aynı süratle Girne Akçiçek Hastanesine geldi. İki saate yakın ameliyat boyunca yanımdan ayrılmayan sevgili Kıral ameliyattan başlayarak, her aşamada yanımdan ayrılmadı ve ayrılmıyor. Binlerce teşekkür sevgili Kıral. Ve de, kaza geçirdiğim haberini alır almaz beni arayan YENİDÜZEN Genel Müdür ve Yazı İşleri Müdürü Cenk Mutluyakalı’ya, Spor Şefi Burhan GÜRKAN’a teşekkürler.

Bu arada, bu talihsiz kazanın ardından hemen hemen her dakika beni arayan Cihangir Başkanı canım arkadaşım Aytaç Karavezierler, Cihangirli, Serdarlılı ve diğer spor camiasından dostlara çok teşekkür ederim.

Aslında, evde yattığım bir haftaya yakın sürede beni arayan ve aramayan ama düşünen  KTFF Başkanı Sertoğlu’na,  KTSYD Başkanı Ogün Genç Kaçmaz ve yönetim kurulu üyeleri ile spor yazarı arkadaşlarıma, herkese çok teşekkür ederim. 

Bilhassa, operasyonumu yapan hastanelerin bu kadar sorunlu olduğu bir dönemde Girne Akçiçek Hastanesi Baş doktoru Dr. Salih Beyoğlu,  ameliyatımı gerçekleştiren süper erkek hemşire Salih Güneş,  Dr.Zeynep Cirit ve yaram ile ilgilenen genç Dr.Arsın Uluç’a da çok teşekkür ediyorum. Demek ülkede iyi işler de oluyormuş.

Bu arada, her halde çok yoğun olacak ki, beni bir abi, bir baba gibi sevdiğini söyleyen Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Dürüst, bir “geçmiş olsun” mesajını unuttu. Herhalde. Halbuki, bu konunda aradığım sevgili dostum Spor Koordinatörü Süleyman Göktaş, geçtiğimiz hafta sonu Türkiye’de olduğunu söylemiş ve bana “geçmiş olsun” dileklerini iletmişti. Aslında, insan sevdiği dostları böyle günde yanında görmek ister. Demek ki, Bakan Dürüst için çok da önemli değilmişiz.

Aslında İngilizlerin bir sözü var. Bu söz, her koşulda yaptığın ve sevdiğin işten vazgeçmemektir. Söz şöyle diyor “SHOW MUST GO ON” “SHOW DEVAM ETMELİDİR”. Ben de, işte bugün(dün) klavyemin başına geçtim ve “BELGE’NİN PENCERESİNİ”  kapatmadım.

 


Türkiye Cumhuriyeti Güney Kıbrıs’ı tanımıyormuş!

Geçirdiğim kazadan sonra son zamanlarda siyasetten biraz uzaklaşayım derken, Türkiye Cumhuriyeti’nin karizmatik başbakanı Recep Tayyip Erdoğan öyle bir söz etti ki, bu söze yanıt vermezsem büyük bir duyarsızlık olacaktı.

Başbakan Erdoğan, Temmuz 2012’de Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği başkanlığından söz ederken, 

 

 Türkiye Cumhuriyeti’nin Güney Kıbrıs’ı hiçbir zaman tanımayacağını büyük bir kararlılıkla açıkladı. Ne var ki,  bu tanımadığı ülke ile gerek,siyasal, gerek kültürel, gerekse sportif patformda adeta kanka olduğunu unuttu.

Siyasal ve kültürel alanda Türkiye’de gerçekleştirilen her toplantıda yer alan sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kıbrıs haritasının ortasında yer alan mersin dallı bayrağı dalgalanmaya devam ediyor. Ancak, en çarpıcı anekdot ise, 09-11 Mart 2012 İstanbul’da düzenlenen Dünya Salon Atletizm şampiyonasında yer alan, Kıbrıslı rumların gaspettiği sözde Kıbrıs Cumhuiryeti’ni temsil eden bayrağı diğer ülke bayrakları ile birlikte açılış seromonisinde izlemesiydi.

Ama, işte bu Türkiye Cumhuriyeti’nin tanımadığı sözde Kıbrıs Cumhuriyeti orada, dururken, Türkiye Cumhuriyeti’nin tanıdığını iddia ettiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise,  Melis Redif nedeniyle sadece tribündeydi.   

 


Sporun yeni adresi Levent Koleji

 

Kuzey Kıbrıs’ta izolasyonlar altında olan sporumuz bu kısır döngüden kurtulmak için yıllardır büyük bir çaba gösteriyor.  Ne var ki, 15 Kasım 1983 tarihinde ilan edilen ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bile sözde tanıdığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde spor da devlet vizyonundan özel teşebbüs vizyonuna süratle kaymaktadır.

Kuzey Kıbrıs’ta devletin doğru dürüst bir spor politikası olmaması, devlet okullarının sporda geriye gitmesini sağlarken, bu konundaki misyonu özel okullar üstlenmeye başladı.

Üniversite bağlamında Yakın Doğu Üniversitesi önderliği teslim alırken,  orta öğretim bağlamında da, Levent Koleji adeta fırtına gibi esiyor.

1998 yılında kurulan Levent Koleji 14 yılda eğitimde olduğu gibi sporda da bir fenomen oldu. 1999-2000 yılında önce Yüzme dalında şampiyon olan Levent Koleji, 2001-2002 yıllarında basketbol, atletizm, masa tenisi devreye girdi.

Bu branşlarda en istikrarlı olarak basketbol kadınlarda yedi yıldır şampiyon olurken, atletizm ve masa tenisinde  üç yıl orta okul kadın ve erkeklerde yenilmez bir şampiyona dönüştü.

Bu sezon basketbol ve masa tenisinde şampiyonluklar gelirken, atletizmde ferdi olarak Esma Büşra Belet 400-800m, 100m’de Aygül Aygın, erkeklerde üç adım atlamada Mehmet Baykent, 300m. engellide Dalyan Ener şampiyonluklara ulaştı.

Bu konuda kuşkusuz en büyük faktör Levent Koleji Müdür Muavini ve Spor Koordinatörü Serkan Biran ve değerli hocaları Ayşe Günerman,  Hasan Burgaç, Marina Zuyeva ve Masa Tenisinde Fadıl Olguner’dir diye düşünüyorum.  Alkışlar Levent Koleji’ne.  

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 754 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler