1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Tercih Zamanı
Tercih Zamanı

Tercih Zamanı

2012-LYS sonuçları açıklandı… YGS ve LYS sınavlarına giren 1978 toplam öğrencimizden 1736’sının YGS’de 120 puanın üzerinde bir puan aldığı görülmüştür. 242 öğrencimiz de YGS taban puan barajını aşamamıştır. Genellikle daha önceki yı

A+A-

 

 

2012-LYS sonuçları açıklandı… YGS ve LYS sınavlarına giren 1978 toplam öğrencimizden 1736’sının YGS’de 120 puanın üzerinde bir puan aldığı görülmüştür. 242 öğrencimiz de YGS taban puan barajını aşamamıştır.

 

Genellikle daha önceki yıllardaki sürelere bağlı kalan ÖSYM,  bu yıl için de tercih işlemleri, muhtemelen 25 Temmuz’da başlayacak ve 5 Ağustos pazar akşamı saat 17.00’de sona erecek. 2012-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu ise ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinde yayımlanacaktır…

2012-LYS sonuçlarına göre başarılı olan öğrencilerin en önemli süreç şimdi başlıyor denebilir… Şimdi tercih zamanı, geleceğiniz için doğru kararı verme zamanı…

 

Tercih; “bir şeyi öbürüne göre daha iyi, üstün ya da önemli sayma, yeğ tutma, yeğleme” demek. Başka bir ifadeyle tercih edilen şeyin dışındakilerden vazgeçmek demek… Bu yüzden bir bireyin geleceğini çok büyük ölçüde şekillendirecek olan meslek seçimi, gençlik döneminin en değerli, en dinamik, en heyecan dolu 4 - 5 ve belki de daha fazla yılını geçireceğiniz üniversite seçimi çok büyük önem tanışıyor…

 

Kişinin gelecekteki yaşam tarzını belirlenmesinde dönüm noktası olan mesleğini seçmesi; doğru ve isabetli karar vermesi tüm hayatının kalitesini ve mutluluğunu etkiler. Kişinin mutluluğunda doğrudan etkili olan faktörlerin en önemlisi; çalışma hayatıdır. Çalışma hayatında ve özel hayatta mutlu olmanın, iyi bir kariyer elde etmenin ilk adımı; kişiliğe uygun meslek seçmekle mümkündür. Kendine uygun meslek seçmiş olan kişilerin işlerini severek yaptığını, mesleğinde ilerlediğini, böylece hem coşkulu hem mutlu hem de verimli olarak yaşamlarını sürdürdüğünü birçok araştırma tarafından ortaya konmuştur.

 

Peki, ama bu tercih nasıl ve neye göre yapılmalı?

 

Hiç kuşku yok ki bu soruya verilecek kesin bir yanıt yoktur… Ancak dikkat edilmesi gereken temel bir unsurdan bahsedilebilir. O da; meslek seçimi açısından bir kişinin kendini tanıması; onun meslek seçiminde rol oynayan kişilik özellikleri yönünden kendini açık ve doğru biçimde değerlendirebilmesidir. Başka bir deyişle; kişinin ne istediğini bilmesi ve isteklerine erişebilme gücünü iyi tanıması gerekir. Bunun içinde herhangi bir meslek seçiminde bireyin ilgi, istek ve yeteneklerinin öne çıkması büyük önem taşımaktadır.

 

İlgi, nasıl bir çalışma ortamında ne gibi işleri yapmaktan hoşlanacağını… İstek; mesleğinden ne gibi yararlar beklediğini… Yetenek ise hangi alanda ne düzeyde beceriye sahip olduğunu bilmesidir…

 

Öte yandan bugünün değil, geleceğin mesleğinin ne olabileceğini kestirmek çok olası değildir… Ancak hangi meslek tercih edilirse edilsin, önemli olanın o meslekte başarılı olabileceği duygusunu taşımak, kanımca en önemli kriterdir…

 

 

 

BİLİYOR MUYDUNUZ?

 

 

Meslek Mi? Üniversite Mi?

 

         Gençlerin tercihlerindeki en önemli kararsızlıklardan birisi de; seçimlerini meslek mi, üniversite mi temelinde yapmak olmaktadır… Belki de bu durumun en iyi çözümü; iyi mesleği, iyi bir üniversiteden edinmektedir. Ancak bunun her zaman mümkün olması pek beklenemez… Çok sayıda üniversite öğrencisinin, üniversite eğitimlerinin ilk yıllarında bölüm değiştirmesi ya da yeniden üniversite sınavlarına girmesi bu durumun en önemli kanıtı gibidir…       

        

         Aslında bu tercihte de yukarıdaki yazının ana fikrini oluşturan “ilgi, istek ve yetenek” temelli karar vermek oldukça önem kazanmaktadır… Ancak “meslek mi, üniversite mi” tercih edilmeli sorunun tereddütsüz yanıtı “meslek”tir… Çünkü çok iyi bir üniversiteden mezun olsanız bile, sevmediğiniz ve belki de bu nedenle başarılı olamayacağınız bir mesleği yaşamınızın sonuna kadar sürdürmeniz, mutsuz bir hayat sürmesiniz temel nedeni olabilir…

 

 

 

 

GÜLMECE

 

Doğru Karar

İki mühendislik örgencisi kampus içerisinde yürürken biri diğerine sorar;

·        Bu muhteşem bisikleti de nereden buldun?

 

Diğeri cevap verir;

-      Dün tek başıma dolaşırken bir yandan da okulu bitirince ne is yapacağımı düşünüyordum. Birden bu bisikletin üzerinde nefis bir kız geldi ve yanımda durdu. Bisikleti çimenlerin üzerine bıraktı ve üzerindeki bütün giysileri çıkarttı. Sonra da bana ” hangisini istiyorsan al” dedi.

 

Diğer öğrenci, arkadaşını doğrularcasına başını sallayarak:

-      İyi seçim yapmışsın, elbiseler belki sana uymayabilirdi".

 

 

 

AKLINIZDA BULUNSUN

 

Dönüşüm Kapasitesini Yaratmak

 

         Geleceğin nitelikli bireyleri olacak üniversite adaya gençlere ayırdığım bugünkü eğitim sayfamızın bu köşesinden “öğretmenlik” mesleğini seçmeyi düşünen adaylara bir mesaj vermek istiyorum.

 

         Prof. Dr. Yükse Özden, “Eğitimde Yeni Değerler” kitabında okullarımızın dönüşün kapasitesini yaratması gerektiğini vurgulamaktadır. Ve hiç kuşku yok ki bu dönüşümü geleceğin öğretmenleri yapacaktır.

 

         Prof. Dr. Yüksel Özden’e göre; öğrencileri çağın koşullarına ve toplumun ihtiyaçlarını göre yetiştirmek okullardan beklenen temel görevdir. Okulun varlık nedeni öğrenciler olduğuna göre, eğitim sisteminde yapılacak dönüşüm de, öğrencilerin daha iyi öğrenmelerine yardımcı olmayı amaçlamalıdır. Bilgi Toplumu’nda öğrencilerin düşünce üretme, nedensel düşünme ve zihinlerini kullanmayı öğrenerek okuldan mezun olmaları beklenmektedir.

 

         Okula düşen, öğrencilere öğrenme olanaklarını sunmak, öğretmenler de öğrencilere;

·        Zihinsel açıdan zorlayan

·        Düşünmeye iten,

·        Neden-sonuç ilişkisi kurduran,

·        Fikir ve olguları değişik biçimlerde ilişkilendiren,

·        Toplumsal ve evrensel değerlerin önemimi vurgulayan kazanımları, kazandırmaktır.

 

 

 

Bu haber toplam 948 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler