1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Temel mesele nedir?
Temel mesele nedir?

Temel mesele nedir?

Neden siyasi özne olmak istiyoruz? Neden meselenin siyasi özne olmakla olmamak arasında olduğunun üzerinde duruyoruz? Yoksa mesele siyasi özne olmak değil, Kıbrıs sorununu çözmek midir ? Peki bugünden yarına siyasi özne olmayı göz ardı ederek çözülecek bi

A+A-

 

 

 

Neden siyasi özne olmak istiyoruz? Neden meselenin siyasi özne olmakla olmamak arasında olduğunun üzerinde duruyoruz? Yoksa mesele siyasi özne olmak değil, Kıbrıs sorununu çözmek midir ? Peki bugünden yarına siyasi özne olmayı göz ardı ederek çözülecek bir Kıbrıs sorununda biz ne oluruz?

Siyasi özne olmak, toplumun yaşadığı topraklar üzerinde karar verici olması demektir. Siyasi özne olmak demek, öncelikle kendine, kendi toplumuna güvenmek demektir. Dolayısıyla konu, yönetme kapasitesinden ve bunun varlığından önce toplum olma duygusunu hissetmek ve yaşamakla ilgilidir.

Kıbrıslı Türklerin siyasi tarihinde siyasi özne olma ile edilgen olma ya da bir başka güce karşı ezik, beceriksiz ve zayıf olmak çelişkisi sürekli var olageldi. Osmanlı’nın ardından, kendi sosyal ve siyasal kimliğini yeniden kurmak ve geliştirmek yerine İngiliz sömürgecinin yanında yer almak, 60-74 arasında kendi beceriksizliğinin arkasına sığınarak Türkiye’yi adaya çekme girişimleri ve sonuçta 74 sonrası başlayan “şükran” yılları. Son yarım yüzyıllık dönemde bir açıdan kendi varlığını reddedecek kadar korku, kaçış ve buna karşı inanç ve inatla toplumsal varlık için direnenlerin mücadelesi yaşandı toplumda.

Bir yandan biz siyasi özneyiz, bu memleket bizim biz yöneteceğiz diyenler, bir diğer yanda ise hep “şükran”cılar olageldi.

2004’ün hemen öncesi ve sonrasında toplum yapımızda belirli değişimler yaşandı. “Şükrancı” kesim ile çözüm yanlısı güçler arasında kalan, dün statükodan sağladığı özel imkanlarla ekonomik ve sosyal gelişim gösteren bu çevreler, bugün “yenilik”, “değişim” adına kendi siyasi kültürlerini öne çıkararak çözüm güçlerine kıyasıya saldırıyorlar. Gerekçe çözüm güçlerinin, hala kendileri gibi olmamaları...

Dünden bugüne, siyasi özne olma kararlılığı ile Türkiye hükümetlerinin hazır ve dayatma paketlere karşı olan muhalif güçlerin kendi gücü, bilgisi ve kapasitesi yanında toplumuna olan güveni üzerine kurulu, varlık, kimlik ve çözüm kavgası bugün görmezden gelinmeye hatta daraltılıp, marjinalleştirilmeye ya da “eski” gösterilmeye çalışılıyor.

Kıbrıslı Türklerin kimlik ve varlık kavgası toplumsaldır. Yani gerçekler göz ardı edilerek ve çözümü zorlayalım, nasıl olsa herşey o zaman çözülür diyerek, üç maymunu oynamak toplum kimliğine büyük zararlar vermektedir. Kimlik hayatın her alanında...sokakta, eylemde, harekette oluşturulur, kabullenilir, sahiplenilir. Dolayısıyla toplumsal kimliğimize yapılan müdahaleyi, nüfus politikası ile siyasi irademize yapılan saldırıyı gözardı ederek çözüm rüyası görmek, irrasyonel bir yaklaşım, bir siyasi karikatürdür. Bir diğer önemli konu ise Kıbrıslı Türklerin gerek çözümde Kıbrıslı Rumlar karşısında, gerekse Avrupa Birliği içerisindeki toplumlar bağlamında da siyasi özne olarak varolabilmesi için, toplumsal kimlik mücadelesini bugünden yükseltmesi ve değerlerine sahip çıkması gerekir.

Dolayısıyla gerek Türkiye gerekse güney Kıbrıs egemenleri karşısında kendi farklılığı ile varlığını ortaya koymuş bir toplum mücadelesi, her zaman çözüm umuduyla ve her düzeyde toplum olma bilincinin geliştirilmesi ile mümkündür.

İşte bu nedenle siyasi özne olmak temeldir, önemlidir.

 

 

Bu haber toplam 1806 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler