1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. TEHLİKE
TEHLİKE

TEHLİKE

ERDOĞAN, Kıbrıs sorununda önce ‘ezber bozdu’. “Kıbrıs sorunu 1974’te bitmedi. Çözümsüzlük çözüm değildir” demişti. Kıbrıslı Türklerin meydanlara yansıyan iradesi ile birlikte, böyle değişmişti, dünyanın bakışı... *** ERDO

A+A-

Olmadı, ‘döve döve’ tek yürek!.. “Anadır, sever de döver de...” (!)

 

 

TEHLİKE

 

 

ERDOĞAN, Kıbrıs sorununda önce ‘ezber bozdu’.

“Kıbrıs sorunu 1974’te bitmedi. Çözümsüzlük çözüm değildir” demişti.

Kıbrıslı Türklerin meydanlara yansıyan iradesi ile birlikte, böyle değişmişti, dünyanın bakışı...

***

ERDOĞAN, Kıbrıs sorununda zamanla ‘ezber bozmak’tan çıktı, ‘sinir bozmaya’ başladı...

“Beslemeler” gibi Kıbrıslı Türkleri tepeden gören bir bakışa büründü.

Adadaki, adalıdaki “isyanı” küçümsedi...

Nedenlerini anlamak yerine, “güneydekilere hizmet ediyorlar” diyen, köhne bir plağa sürdü iğnesini.

“Kıbrıslı Türk” kimliğine ve toplumuna inanmadı, Kıbrıs’ın ‘bir başka ülke’ olduğunu kabullenemedi,  “Müslüman Türk” bir kimlik aradı gözleri, yeni bir ‘vilayet’ yaratmak için bunun ‘mühendisliğine’ girişti.

Onca senenin yapısal sorunları ve ekonomik yanlışlarını ‘fırsatçılık’ sayarak, bedenine uymayan bir ‘gömleği’ zorla bu topluma giydirmek istedi.

Silik, ezik, kişiliksiz ‘işbirlikçileri’ de razı olunca, daha bir ‘içinden çıkılmaz’ oldu manzara.

Ve ardından iyice tırmandı, Kıbrıs’a ait tüm değerlerin kuşatılma süreci...

 

***

Bir gerçek vardır ki, ‘Türkiye’yle barışık olmadan, bu süreç ileriye taşınamaz.’

Ama başka gerçekler de önemlidir.

‘Kıbrıs Cumhuriyeti’, 2001’de Avrupa Birliği’ne hazırlanırken, Reuters ajansı şu haberi vermişti: “Türkiye Kuzey Kıbrıs'ı ilhak etmek zorunda kalacak.”

Çünkü dönemin TC Dışişleri Bakanı İsmail Cem, “Tepkimiz, kendimize zarar vermek pahasına sınırsız olacak” diyerek, bunu ima etmişti.

-  “KKTC’yi tanıtırız...”

-  “Tek karış toprak vermeyiz” gibi laflar çok edildi.

Ve bu sözcüklerin sahipleri, hiçbir etkileri olmadan kayboldular siyaset sahnesinden.

Çünkü ‘uluslararası gerçekler’, ileriyi göremeyen ‘dar bakışlar’ı hep yanılttı.

Böylesi bir hamaset,  ‘iç tribünleri’ heyecanlandırmak dışında, Kıbrıslı Türklerin yaşamını zorlaştırdı sadece...

Erdoğan da bu noktaya gelmişse, ya bir ‘taktik’ vardır ortada, ya da “sıradanlaşıyor” demektir ki, önemli bir “tehlikedir” bu!..

 

***

Ne zaman ki sloganlar büyür, ‘şatafat’ ve ‘baskı’ artar, biliniz ki ‘paniktedir’ egemenler...  Söylediklerine kendileri de inanmaz ki ‘şişirirler’ ve ‘sindirirler’.

Ama bugünler de geçer...

Panolardaki afişler toplanır... Şov biter, ışıklar kapanır.

Türkiye ‘uluslararası’ bir organizasyonda, yeniden buluşur ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ gerçeği ile...

Ve “dünümüz bir yarınımız bir” yazılı kocaman panoların üzerine, kim bilir bir ‘casino’ reklamı gerilir, belki bir ‘gazlı içecek’...

Bu balon da söner... 

İçimizdeki ‘öfke’ patlamayı beklerken...

 


 

YENİDÜZEN’DEN

 

Reklam ve tepki

 

YENİDÜZEN’de, ‘TC Başbakanı Erdoğan’ imzalı ilanların yayınlanması, bir tepki dalgası oluşturdu.

    Bu tepki, genel bir isyanın ve birikimin doğal sonucudur.

     Bu çok anlaşılırdır...

     Kimileri için de ne yazık ki, YENİDÜZEN üzerinden bir ‘bağcı dövme’ hesabı vardır.  Bu durum da artık ‘alışılmıştır’...

     Ancak YENİDÜZEN’in bir gazete olduğunu, özgürlüklere ve barışa adandığını, gücümüzün bu gazetedeki fikirlerden kaynaklandığını unutmayalım.

   “TC BAŞBAKANI’na öfkeliyiz, bu nedenle oradan gelen ilanı da yayınlamıyoruz” bizim için elbette bir gerekçe olamazdı.

    Çünkü hiçbir sorun, o sorunun kaynağını oluşturan ‘zihniyetle’ çözümlenmedi.

    O zaman yaşantımızı ‘mantığımız’ değil, sadece ‘öfkelerimiz’ yönetirdi.

     Kimilerinin “kaç para aldınız” gibi vicdandan yoksun çıkışlarını hak etmediğimizi, böylesi bir söylemin hepimizi yaraladığını da paylaşmak isterim.

   Hiçbir dönem ‘satılmadığımızı’, dünden bugüne anlatmaya yeter, yerimiz ve duruşumuz...

    Bizleri yaralamak pahasına bu ‘polemik’ sürecekse, eşlik etmeyeceğimizi belirtmek isterim.  

     İlanları yayınlamamızın sebebi ‘parası’ değil, bize öğretilen kültür, terbiye ve saygıdır, YENİDÜZEN’in ve burayı yöneten gazeteci ekibinin yayıncılık anlayışıdır.

    Dedim ya, asıl olan, duruşumuzdur ve tertemiz vicdanlarımız.

 

 


ÖZET

Dışişleri Bakanı Özgürgün dün açıkladı: "BAŞBAKAN ERDOĞAN, KKTC'DE MİSAFİR DEĞİL, EV SAHİBİ OLARAK BULUNACAK"

UBP hükümetinin özeti bu işte!..

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2078 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler