1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Taşralı kavgası kızıştı
Taşralı kavgası kızıştı

Taşralı kavgası kızıştı

UBP’de şimdi de ‘Taşralı’ kavgası çıktı ki sormayın. İki başkan adayı birbirine vurduk sonra vuruyor. Biri çıkıp diyor ki ‘Başbakanlığı Mağusa’ya taşıyacağım’ ne demekse… Bir diğeri çıkıp diyor ki ‘Bir taşra

A+A-

 

 

 

UBP’de şimdi de ‘Taşralı’ kavgası çıktı ki sormayın. İki başkan adayı birbirine vurduk sonra vuruyor. Biri çıkıp diyor ki ‘Başbakanlığı Mağusa’ya taşıyacağım’ ne demekse… Bir diğeri çıkıp diyor ki ‘Bir taşralının böyle bir konuşma yapmasına izin vermeyeceğini açıklıyor.

Bir kavgadır ki gidiyor. Bölgecilik, taşracılık… Koltuk sevdası, iki başkan adayını bu duruma getirdi.

Ülkeye ne hayır getireceğiz, bu partiye ne hayrımız dokunacak yerine kafa yoracaklarına tartıştıkları, gündemi meşgul ettikleri konuya bakınız…

 

 

16 Eylül Pazar:

 

BASINDA YER ALAN İFADE“Ahmet Kaşif, kongre salonunda partililerle yaptığı görüşmelerde, Başbakanlığı tekrardan Mağusa'ya taşıyacağını söyledi.”

 

23 Eylül Pazar:

 

KÜÇÜK: “Bir taşralının çıkıp konuşmalarında “Ben Başbakanlığı yeniden Mağusa’ya götüreceğim” demesine izin vermeyeceğim.”

 

24 Eylül 2012 Pazartesi:

 

KAŞİF: “Aslen Nergisliliyim ve bir köy çocuğu olmaktan gurur duyarım. Sayın Küçük’ün taşralı diye bana saldırması ne kadar küçük düşündüğünün yeni bir göstergesidir. İki hafta önce Güzelyurt Kongresi’nde Taşpınarlı olduğunu söyleyen Sayın Küçük şimdi bana taşralı diye saldırmakla ne kadar samimiyetsiz olduğunu da sergilemektedir.”

 

 

25 Eylül 2012 Salı:

KÜÇÜK: “Köylü-kentli imasında bulunmadım, ancak belli bir kademeye gelmiş siyasilerin bölgecilik yapmasına karşıyım.”

 

 

 

 


 

CTP MYK’da değişiklik…

 

 

CTP Merkez Yönetim Kurulu’nda değişikliğe gidiliyor. Parti Meclisi’ni 2 kez toplayan ve konu hakkında çeşitli görüşlerin olduğu, tartışıldığı bir toplantı sonucunda alınan karar basına CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu tarafından açıklandı.

Gündemi çok meşgul etmeden, kendi iç işleyişlerini kendi içlerinde çözerek çözüm yolu bulan CTP,  Perşembe günü yeni MYK’sını oluşturmak için yeniden toplanıyor.

 

 


 

 

Ertuğruloğlu gün sayar

 

DGP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, yaptığı açıklama ile yine gündeme geldi.

Ertuğruloğlu dün bir açıklamasında “Ben sorunumun, ‘Derviş Eroğlu Partisi (DEP) ismini verdiğim anlayışla olduğunu söylemiştim. UBP’nin burada alması gereken bir karar var. Ya gerçek, güçlü bir UBP olacak ya da DEP yapısına teslim olmuş bir UBP olacak. DEP yapısına, o hanedanlık yapısına teslim olan bir UBP olursa işimiz olmaz. Aksi halde katkı koymaya görev almaya hazırım” dedi.

Kendi partisini benimsemeyen Ertuğruloğlu, partisinin kapısına kilit vurmayı neden bekliyor?

 

 


 

S.O.S. çağrısı

 

“Bizden istedikleri yalnızca para değil. Parasıyla katkı koymak isteyenlere de çok ihtiyaçları var elbette. Fakat katkının her türünün SOS çocuk köyüne faydası çok büyük olacak. Eğitimden sağlığa, kültürel katkıdan, emek katkısına kadar…

Korkularımızın çoğu yok olmak, tükenmek, maddi manevi öz değerlerini yitirip tutunacak dalı kalmamak değil midir?

Kendimize döndük.Bireysel yaşamlarımıza döndük.Olan bitenlerle ilgilenmiyoruz.Bunca sıkıntıların, sorunların yaşanmasına toplumsal duyarsızlığımızın etkisini sorgulayanınız oldu mu hiç?

 Kendi toplumumuz, kendi doğamız, kendi sanatımız, kendi kültürümüzle ilgilenmeyişimiz değil mi pek çok sorunumuzun yaşanıyor olmasının temelinde yatan sebep?

Sosyal sorunlarımızla ilgilenmeye zaman ayırmıyoruz. Gemimizi kurtaracağız diye çevremizde batan başka gemilerin bize dibe çekişini hesaba katamıyoruz.

Peki, ne kadar katkı koyuyoruz sosyal sorunların ortadan kaldırılmasına? En son ne zaman katkı koydunuz bir sosyal sorunla başa çıkmaya? Ne zaman toplum yararına gönüllü bir şey yaptınız?”

 

ÇİĞDEM DÜRÜST

 

 


 

Moklu su, moklu işler!..

 

“Örneğin aydınlatma vergisi öderiz ama, başkent Lefkoşa her geçen gün biraz daha fazla karanlıklara gömülüyor… Yanmayan sokak lambalarının sayısı gittikçe artmakta…

Kanalizasyon vergisi öderiz ama, ortalık lâğım kokusundan geçilmez… Kanalizasyon taşkınları günlük olaylar arasına girdi… Dahası, işte dehşetle gördük bu kanalizasyonların muhteviyatı su şebekelerine de karışmakta…

Temizlik vergisi öderiz ama, Lefkoşa tam bir çöp kent görünümünde…

Sağlık vergisi öderiz ama, belediyenin yetersizliklerinden kaynaklanan çevresel sorunlar yüzünden sağlığımız tehdit altında…

Fahiş fiyatla satın aldığımız su sayaçlarının ayrıca aylık kirasını da öderiz ama, o sayaçlardan geçip kullanımımıza ulaşan suyun hayrı yok…

Yüklü emlâk vergileri öderiz ama, tüm emlâğımız belediye yetersizliklerinden kaynaklanan sorunların ortasında…

Ah sevgili Bulutoğluları ah!.. Bütün bu saydıklarım konusunda zatınızdan doyurucu bir açıklama alabileceğimi sanmıyorum. Peki her etkinliğinde hazır ve nazır olduğunuz kurultay çalışmaları nasıl gidiyor acaba?.. Hiç değilse bu konuda görüşünüzü alalım!..”

 

AHMET TOLGAY

 


 

Adalet mi bu?

 

“UBP kurultayına kilitlenen hükümetin sayesinde devletin hemen her kademesi de kilitlenmiş ve ülkede zaten çekilmez hale gelen hayat büsbütün çekilmez hale gelmişken, hergün ve hemen her saat başı akıl almaz haberler gündeme düşüyor.

Çok yok, kısa süre önce insan kaçakçılarının eline düşen ve içlerinde çocukların da bulunduğu bir grup Suriyeli kaçak bulundukları teknenin batması sonucu feci şekilde hayatlarını kaybetmişlerdi.

Hele çocukların bu şekilde ölümü, başkasını bilmem ama, benim yüreğimde derin yaralar açtı.

Aradan çok geçmeden insan kaçakçılığı gündemimize yeniden düştü, bu kez insan tacirleri 35 Suriyeli kaçağı ülkemize sokmaya çalışırken yakalandılar.

Sonuç olarak mahkeme tarafından iki insan tacirine 2 ay hapis cezası kesilmiş...

Eminim haklarındaki karar okununca bıyık altından hin hin gülmüşlerdir ve “vay be, bu voliyi de bedavaya getirdik, para cepte kaldı, iki ay da enayiler cenneti KKTC’nin ensesinden yiyip içerek, yan gelip yatarız, sonra işimize bakarız...” demişlerdir.

Peki bu iş Avrupa Birliği’ne üye bir ülkede yapılsaydı, mahkemede sonucu ne olurdu?”


EDİZ TUNCEL

 

 


 

“Bu sistem, hepimizi eninde sonunda gömecek. Tam da o kaynayan suda oturan kurbağa misali geberip gideceğiz, sesimiz hiç çıkmadan...”

Ulaş Barış’ın profilinden

***

“Şeref sözünün bile anlamını yitirdiği, çıkarların ön planda olduğu bir toplumda siyasi devrim değil değerler ve inançlar devrimi gerekir.”

Süha Vekil’in profilinden


 

 

“UBP kurultayını bahane ederek UBP’yi diline dolayan, UBP’yi Kıbrıs Türk Halkına ihanetle suçlama curetini gösteren CTP’yi, halkın kurtuluşunu Rumun ve emperyalizminin işbirlikçiliğinde arayan teslimiyetçi sicillerini gözden geçirmeye davet ederiz.”

 

GÜNER GÖKTUĞ (UBP Gen. Sek. Yrd.)

 


“Kendi koltuğunu korumak ve yandaşlarına menfaat sağlamak üzerine kurulu anlayışını devam ettiren UBP, zamlarla halkımıza ve çalışanlara hayatı çekilmez hale getiriyor. Ülkemizde 2012 yılının ilk dokuz ayında 14 kişi canına kıymış, dokuz kişi de intihar teşebbüsünde bulunmuştur. İntihar vakalarındaki bu artış toplumun sosyal patlamaların eşiğine geldiğinin en bariz göstergesidir.”

 

Ahmet KAPTAN (KTAMS Başkanı)

 


 

FOTO YORUM

 

 

Dikmen İlkokul öğrencilerini taşıyan özel şirkete ait aracın park halindeyken tekerleklerine taş konulması dikkat çekti.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 773 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler