1. YAZARLAR

  2. Neşe Yaşın

  3. TARTIŞMA DİLİ
Neşe Yaşın

Neşe Yaşın

Yazarın Tüm Yazıları >

TARTIŞMA DİLİ

A+A-

Yorumlar…Yorumlar… Yorumlar… Parmaklarımız klavyeler üzerinde uçuşuyor adeta… Gönder tuşuna basıyoruz… Ve tık… Sonsuzluğa doğru yol alıyor cümlelerimiz. Engellenemez bu… Engellemek için yöntemler bulmaya çalışıyorlar. Tutuklayarak gözdağı vermek mesela. Ya da ortaya trol denen yorumcular saçmak. Ekranlarımız başında olduğumuzu biliyorlar ya ne yapabileceklerini düşünüyorlar sürekli. Bizim kendimize özgürlük için seçtiğimiz bu alanı onlar da yalan ve algı yönetimi için ele geçiriyorlar.

Dünya değişiyor. Dünya değişirken, miadı dolan, ömrünü uzatmak için harekete geçiyor. Anti militarizm böylesine güçlenmişken savaş çığırtkanlarının, silah tüccarlarının paçası tutuşuyor. Kadınlar yüzyıllardır süregelen esaretlerini yıkmaya başlamışken maço liderler seçimle işbaşına geliyor, kadına karşı şiddet artıyor. LGBT hakları konusunda bunca yol alınmışken homofobi sopasını daha hızlı sallıyor. Düşünce en yaratıcı ve derinlikli biçimde dünyaya yayılırken aydın düşmanlığı doruğa çıkıyor.

Hepimizin birer doğruluk ve adalet detektörüne ihtiyacımız var. Yalan bilgi bombardımanı arasında yönümüzü bulamıyoruz. Yanlış bilgiler üzerinden hareket ederken terazimiz şaşıyor.

Farklı görüşler her zaman bir zenginlik kaynağıdır. Önemli olan bir görüşün nasıl ifade edildiğidir daha çok da… Ben gerçeğin sahibiyim ve onu size söylüyorum edasıdır tedirgin eden. Benim gibi düşünmeyen düşmandır, haindir anlayışıdır. Ne yazık ki her kesimde yaygın olan bu.

Bir görüşe hiç ama hiç katılmayabiliriz. Bu duygusal olarak da derinden sarsabilir bizi. Karşımızdakinin nasıl böyle bir şey düşündüğünü havsalamız almaz. Büyük bir adaletsizlik vardır ortada. Söz konusu olan ırkçı ve saldırgan bir duruş değilse (Burada bile kötülüğün sıradanlığını ve ezberletilmiş yalanları hatırlayıp kendimizi bir miktar yatıştırabiliriz) öncelikle yorumu yapana birkaç soru sormak ve gerçekten bunu kast edip etmediğini test etmekte yarar var diye düşünüyorum. Bazen bir görüşün iyi ifade edilmemiş olması ya da bizim yanlış anlamış olmamız mümkündür çünkü. Bazen de görüşün sahibi bir yeni bilgi karşısında fikrini değiştirebilecek ya da bizim daha önce düşünmemiş olduğu bir yanı belirtmemiz karşısında başka bir noktaya kayabilecektir.

Kimi zaman okunmamış bir yazıdan cımbızlanmış bir alıntı üzerinden (alıntıyla oynanmış bile olabilir) yaşanan bir infiali gözlemliyorum, kaynağa gittiğim zaman ise bambaşka bir şey çıkıyor karşıma.

Düşünce tabii ki tartışılabilir. Şu anda gerçekleşen düşünceyi tartışmak değil. Bir mesaj savaşları dönemi yaşadığımız. Klavye savaşçıları hoşlanmadıkları her yana kurşun gibi mesaj yağdırmak için kolları sıvıyorlar. Sayısız cepheler açılıyor ve ittifaklar kuruluyor. Bu savaş oyununda büyük bir heyecan var. Bilgisayar oyunlarıyla öldürerek puan toplayan bir kuşağın korkunç haz aldığı bir durum bu.

“Hainler” saptanıyor ve atışa geçiliyor. Savaş oyuncaklarıyla oynayan oğlan çocuklarının gözlerindeki hazla bakılıyor ekranlara. Bir yanda yeni linçler için hedef gösterenler var. Sanal alemin kralları çıkıyor ortaya. Şiddet dolu, yıkıcı, zulüm krallıkları kuruluyor. Diğer yanda ise güzellikten, barıştan, aşktan söz edenler var. Arzu edenin kendine bir alan açma şansı var çünkü burada.

Kötülüğü, örgütlü kötülüğü görmek insanın ne kadar moralini bozuyorsa iyilik ve güzellik de bir o kadar kanatlandırıyor kalbini.

Sevgiyle, özenle kurulmuş cümleler iyi geliyor dünyaya, adaletsizliğe karşı itirazın keskin ve zekice cümleleri kadar. İnsan, hakaret etmeden, bağırmadan, kodlamadan da kendine yanlış geleni işaret edebiliyor. Yepyeni bir tartışma dili kurmak elimizde.

Bu yazı toplam 1325 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar