Tango

Tango

“Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasındaki ekonomik hacimle Kıbrıs Türk ekonomisinin gelişmesi, çözüm koşullarının güvencesi anlamına da gelecek. Bizler, bu koşulları sağlamak için iki yıldır Kıbrıs Rum Ticaret ve Sanayi Odası ile çalışıyoruz.

A+A-

 

“Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasındaki ekonomik hacimle Kıbrıs Türk ekonomisinin gelişmesi, çözüm koşullarının güvencesi anlamına da gelecek. Bizler, bu koşulları sağlamak için iki yıldır Kıbrıs Rum Ticaret ve Sanayi Odası ile çalışıyoruz. Tango için iki taraf gereklidir. Ekonomik işbirliği için karşılıklı istek şarttır. Gerekirse 2004’teki gibi sahaya inerek etkinlik yapalım ve siyasileri çözüme zorlayalım. KTTO buna hazırdır. Siyasileri çözüme ikna etmek herkesin görevi olmalıdır.”  Günay Çerkez, KTTO Başkanı.

 

Kıbrıs sorununun çözümü yanında, Kıbrıs Türk halkının kendi topraklarında etkin siyasi “özne” olması bağlamında iş dünyasının tavrını irdelediğim 22 Eylül 2011 tarihli “Toplumsal varoluş mu? Zümresel Çıkar mı?” başlıklı yazımda Ticaret Odasına yönelik eleştiride bulunmuştum.

 

Oda’nın varoluş ve çözüm konularında daha etkin sosyal rol üstlenmesinin gereğinden hareketle yaptığım eleştirilerin, Oda Yöneticilerini rahatsız etmiş olasılığı yüksektir. Ancak KTTO gibi, Kıbrıslı Türk toplumu için önemli bir kuruluşun toplumsal varlığımız ve çözüm için taşıdığı tarihsel ve sosyal rolünü hatırlatmamak da bize yakışmaz.

 

Yukarıdaki paragraf Oda Başkanı tarafından, CTP-Barış Çalışmaları Merkezi’nin düzenlediği, “21. Yüzyılda Ekonomik Perspektifler” başlıklı panelde ifade edilmiştir. Oldukça önemli ve anlamlı olan bu görüş ile ekonomik gelişmenin, çözümle olan ilişkisinin vurgulanması ve çözüm için siyasileri etkilemek amacıyla sahaya inmeye hazır olduklarını ifade etmesi kanımca oldukça anlamlıdır.

 

Aynı panelde sadece KTTO Başkanı’nın değil, aynı zamanda Rum Ticaret ve Sanayi Odası eski Başkanı Manthos Mavromattis’in sektörel bazda değerlendirmesi de yerinde ve dikkate değerdi. Bugünkü şartlarda Güney Kıbrıs’ın ekonomik potansiyelinin ve ada ekonomisinin gelişme dinamiklerini sektörel bağlamda değerlendirdiği konuşması, çözüm sonrası karşılaşacağımız ekonomik gelişmelerin habercisi niteliğindeydi.  Elbette sade ve etkili konuşması ile,  Türkiye Yunanistan ilişkilerinin ekonomik ayağının mimarı kabul edilebilecek bir deneyim ve kapasitenin cisimleştiği kişi olan İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş’ın konuşmasını sadece Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum iş adamlarına yönelik olarak değerlendiremeyiz. Kuşkusuz ekonomik gelişme dinamiğinin ortaya çıkabilmesi için gerekli, cesaret ve özgüveni temsil etmesi bakımından aydınlatıcıydı ancak, bir barış insanı olduğunu her bir cümlesinden algılamak ve vücut dilinin yansıttığı cesaret verici, olumlu enerjiden yararlanmak eşsiz bir deneyimdi.

 

Sayın Demirtaş’tan en zor koşullarda siyaseti aşmak ve gerektiğinde devletlerin sınırlayıcı çerçevesini kırarak ne denli sonuç alıcı işlere imza attığını izlemek bence önemliydi. Çünkü, siyasi alanı zorlayacak bir ekonomik dinamiği yaratması ve sonuç alması yanında barışmanın ne denli önemli olduğunu vurgulamasının yaratacağı sinerjinin, adanın her iki tarafında etkili olmasını ümit  etmek, var olan niyet ve kapasiteleri daha da ileriye götürecektir.

 

Dolayısıyla hazır paketleri alıp cebe koyarak ve ekonomik akıl bunu emrediyor diye, indirgemeci bir anlayışla hem siyasete hem de topluma dayatılan paketlere karşı yaratıcılığın ve bir iş insanının barış sevdalısı olmasının ne demek olduğunu deneyimleriyle anlamak çok önemli olmuştur.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 860 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler