1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Tamam okey!'
Tamam okey!

'Tamam okey!'

Geçen gün, yurt dışında okuyan arkadaşlardan biri bahsedince ben de fark ettim. “Tüm uluslararası camia bizimle dalga geçiyor!” dedi arkadaşım ve durumu anlattı: “Neredeyse bütün Kıbrıslı Türkler telefon konuşmasının sonunda, telefonu &#

A+A-

 

 

Geçen gün, yurt dışında okuyan arkadaşlardan biri bahsedince ben de fark ettim. “Tüm uluslararası camia bizimle dalga geçiyor!” dedi arkadaşım ve durumu anlattı: “Neredeyse bütün Kıbrıslı Türkler telefon konuşmasının sonunda, telefonu “Tamam okey!” deyip öyle kapatıyor! Çok tuhaf!” O söyledikten sonra hem kendimde, hem de etrafımda defalarca kez ben de farkettim! Hakikaten etrafımızdaki telefon konuşmalarının çoğunda bu sözcük grubu kullanılıyor. Peki ama neden?

 

BAKKAL VE MATEMATIK

 

Lisede öğretilen karmaşık matematik denklemlerine karşı klasik bir öğrenci tepkisi vardır: “Tamam da hocam biz bunları hayatımızın hangi aşamasında kullanacağız? Gidip bakkaldan integral mi isteyeceğiz?” Bu argüman, o yıllarda tembel öğrencilerin matematik hocasının karizmasını çizmek için kullandığı bir teknik olarak algılansa da, hakikaten henüz hiçbir bakalla aramızda o denli karmaşık bir muhabbet geçmiş değildir. Hatta çoğu bakkal ile konuşmadan bile anlaşabiliyoruz. Zaten bakkal televizyona bakarken paranın üstünü verebilen insan demek bir anlamda. Neticede matematiğe karşı geliştirilen “Bakkal’s Theorem” pek kaale alınmasa da hayatın pratiğinde geçerliliğini koruyor.

 

“OKUDUĞUMUZU ANLADIK MI?”

 

Oysa Türkçe ve Dilbilgisi derslerinde işlenen müfredat, hayatla çok daha yakından bağlantılı bir durumdur. Örneğin ilkokul ve ortaokullarda okuma parçaları sonrasında yer alan soruların başlığı: “Okuduğumuzu anladık mı?” O kadar geçerli bir soru ki, bence hayatın her aşamasında pratiği var. Adam var kırk-elli yaşına gelmiş, hala okuduğunu anlamıyor ya da istediği gibi anlıyor. Dilbilgisi derslerinde gördüğümüz “Aşağıdakilerden hangisinde anlatım bozukluğu vardır?” tipi sorular vardır mesela. Hayata bir atılıyorsun, hayat baştan sona anlatım bozukluğu! Doğru anladıklarını yaparsan bir başkasının hayatını yaşıyorsun, ancak yanlış anladıklarını yaparsan kendin olabiliyorsun, o zaman da dışlanıyorsun. Konumuza geri dönecek olursak, dilbilgisi anlamında, meşhur kelime grubumuz “Tamam okey!” bir anlatım bozukluğu olarak kategorize edilebilir ama bu yine de niye hepimizin ısrarla bu bozukluğu kullanmakta ısrar ediyor oluşumuzu açıklamaz. Yani bu durumda baştaki soru hala geçerli: “Peki ama neden?”

 

NOLDU BIZIM O IŞ?

 

Birinci sebebi şu olabilir diye düşünüyorum: Kıbrıslı Türkler olarak genellikle verdiğimiz sözleri tutmama eğilimindeyiz ve karşıdaki muhatap da aynı gelenekten geldiği için birbirimizin söylediklerine pek inanmıyoruz. Bu yüzden daha inandıcı olmak için iki dilde bir pekiştirme yapma ihtiyacı hissediyoruz yani şunun gibi:

-  Noldu bizim o iş?

-  Tamamdır gardaş... Halledeceğiz... Konuşuruz gene...

-  Peki haber bekliyorum

-  Tamam okey...

 

İkinci ihtimal bir konuşmanın doyuma ulaştığını beyan etme ihtiyacı olabilir. Baktık ki karşı taraf konuşmayı gereğinden fazla uzatıyor, “E tamam yeter!” desek ayıp kaçacak, böyle “Hade artık bağla da, ben aradım bana giriyor!” manasında “Tamam okey... Okey okey... Haberleşiriz yine...” gibi...

 

Üçüncü bir ihtimal daha var elbet, bu da “Vallahi istemeden oldu! Elimde değil!” süsü verek araya yabancı kelimeler serpiştirme huyu. Hakikaten Türkçe bilmeyenleri kast etmiyorum tabi, yabancı dille alakalı görünme çabası olanlardan bahsediyorum. Hani böyle bir kelimenin İngilizcesini bilip de Türkçesini hatırlamak için parmak şıklatma hareketleri falan. Ama açıkçası, bu üçüncü ihtimali en düşük ihtimal olarak görüyorum çünkü bu gruptaki cemaat, bu işten ayrı bir keyif aldığı için onları “okey” gibi basit ve herkesin bildiği bir kelimeyi kullanmak kesmez. Daha çok böyle “brunch” , “trendy” “inovasyon” gibi kelimeleri tercih eder bu grup. Oysa “tamam okey” neredeyse her yurdum insanının dilinden düşürmediği bir fenomen halini almış durumda.

 

“Galat-ı meşhur lügat-ı fasihten evladır.” diye çok ilginç bir söz var. Manası şu: Yaygın kullanımı bulunan hatalı söz ya da uygulama, doğru versiyonundan daha iyidir. Şöyle düşünün herkes “hastane” der ama doğrusu “hastahane” dir. Şimdi her “hastane” deyeni kınayabilir miyiz? Kınayamayız... Ve hatta bu söze göre, kınamamalıyız da. Belki de her kullanan vatandaşın “tamam okey” derken diğer sözcüklerde bulamayıp da bunda bulduğu bir anlam vardır... Haftaya bu köşede biraz şekli değişiklikler yapalım diyorum... Umarım beğenirsiniz... Konuşuruz... Tamam okey...

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2724 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler