1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Tamam mı, devam mı?
Tamam mı, devam mı?

Tamam mı, devam mı?

Başka bir ülkeye göçetmişlerdi… Yeni umutlarla kadın ve adam daha iyi bir hayat için geçmişlerini geride bırakmışlar, 1, 3 ve 7 yaşlarındaki üç çocuklarını da alarak yeni bir hayatın kapısını açmışlardı. Bu kapı açılır mıydı, aralık mı kalırdı yoks

A+A-

 

 

Başka bir ülkeye göçetmişlerdi… Yeni umutlarla kadın ve adam daha iyi bir hayat için geçmişlerini geride bırakmışlar, 1, 3 ve 7 yaşlarındaki üç çocuklarını da alarak yeni bir hayatın kapısını açmışlardı.

Bu kapı açılır mıydı, aralık mı kalırdı yoksa ardına kadar açılır mıydı bilinmez ama o kapının kolunu tutmak ilk adımdı onlar için… Deneyeceklerdi, ‘olur ya, açılır’ umuduyla asılmışlardı o kapının koluna ama biraz da şanslarının yardım etmesi gerekiyordu tabii ki…

***

Tek göz odadan oluşan bir kulübeye yerleştiklerinde üzerlerinde ‘dam’ buldular diye sevindiler… Daha önceden oralara göç eden tanıdıkların yardımlarıyla yerleştikleri evin ardından ertesi gün de adamın inşaatlardaki işi başlayacaktı. Daha yeni bir ülkenin şokunu atlamadan yeni bir işin şokunu da yaşamak durumundaydı. Çünkü geldiği yerde tarlada ekip biçerken şimdi çok daha ağır bir işin içine giriyordu. Sırtındaki çimento torbası onu sanki de yerin dibine sokmaya çalışıyordu ama gelirken kendine ve ailesine verdiği sözü yerine getirmeli, o yüke dayanmalıydı.

***

Akşam tek göz evine geldiğinde yürüyecek hali kalmamış, bir günde sanki yaşlanmış, sırtı yara bere içinde kalmıştı. Karısı, adamın sırtını bulabildiği ve daha iyi olacağına inandığı bazı yağlarla sildi, temizledi. Adam bir kaşık çorbasını içer içmez uyuyakaldı. 1 yaşındaki bebek bütün gece ağladı, inledi, çığlık attı ama adam hiçbişey duymadı… Ertesi sabah yine işe gitti, yine çimento torbalarını taşıdı… Yine eve geldi, yine yaraları sarıldı, yine yattı, uyudu. Haftalar geçti, ellerine geçen paranın hiç de umdukları gibi olmadığını gördüler. ‘Daha başlangıç’ deyip devam etti adam işlemeye… Bu arada kadın evlere temizliğe gitmeye başladı. Çocuklar, iki köşe ötedeki tanıdıkların evine bırakıldılar.

***

7 yaşındaki çocuğun okula gitmesi gerekiyordu. Okula yazdırdılar ama yazılmayla kalsa neyse… Bedava denen okulun istediği o kadar şey vardı ki… Kıyafetti, kitaptı, kalemdi, tuvalet kâğıdı parası bile istediler okuldan… O haftaki çimento taşımanın ücreti okula gitti. Kadının temizlik parasıyla tencerelerindeki çorba kaynadı… Çocuklardan birinin ateşi çıktı, inmiyor… Sirkeli sular, soğuk sular ama bir türlü düşmedi… Doktor bilmiyorlar, gidecekleri bir yer yok. Sabahı zor ettiler, tanıdıklar yine yetiştiler, onları hastaneye götürdüler sabahleyin… Hastanede de cepte kalan birkaç kuruş gidiverdi hemen… Hani bedavaydı sağlık!?..

 

Eve geldiler, geldiklerinde okula başlayan büyük çocuk onları bekliyordu. “Öğretmen beden dersi için ayakkabı istedi” dedi.

“Offfff” çekti adam, bağırmak istedi, kırıp dökmek istedi, kadın onu tuttu, kırılıp dökülecek bir şey olmasa da… Çaresizlik, hayal kırıklığı, perişanlık…

Dert yandı adam tanıdıklara… “Siz napıyorsunuz, nasıl geçiniyorsunuz?”

Eh işte, kıt kanaat…

E neden geldik o zaman buralara?

Kalsak daha mı iyiydi yani…

Hiç olmazsa ektiğimizden, biçtiğimizden bir şey atardık tenceremize… Şimdi bişey koyamaz olduk.

Dönsek ne olacak? Ne işimiz kaldı oralarda ne de başka bişey…

Ne bileyim, bakalım belki dayanırız biraz daha…

Yine gitti inşaata adam… Çimento taşıma işinden kurtulamadı bir türlü… Bazen sıva yaptı ama çimento torbasını güzel taşıyordu o… Usta o görevi ona vermişti.

Günden güne çöktü adam, aldığı para daha da yetersiz kaldı zamanla… Ne mutfağa yetişti ne de çocukların bakımına…

“Offffff” çekti adam bir daha belki birileri duyar diye!...  

Derken;

“Offfff” dedi televizyon başında oturan adam, kalktı o da sinirle… “Nedir yahu bu film, içimiz karardı, yok mu başka hoş, güzel bir şey?”

Ne filmi bey! Film değil bu, gerçek. İnsanlar yaşadıklarını anlatıyorlar, sana film gibi geldi.     

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 707 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler