1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. TALAT SORDU: BU NASIL DEMOKRASİ?
TALAT SORDU: BU NASIL DEMOKRASİ?

TALAT SORDU: BU NASIL DEMOKRASİ?

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, UBP’nin yaklaşan kurultayı ile ilgili resmi internet sitesinden düşüncelerini paylaştı: “UBP’DE NELER OLUYOR? BU NASIL DEMOKRASİ?” “Şu UBP’ye bakın Allah aşkına. Önce Türkiye&

A+A-

 

 

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, UBP’nin yaklaşan kurultayı ile ilgili resmi internet sitesinden düşüncelerini paylaştı:

 

“UBP’DE NELER OLUYOR? BU NASIL DEMOKRASİ?”

 

 “Şu UBP’ye bakın Allah aşkına. Önce Türkiye’nin İrsen Küçük’ü desteklediği dedikoduları yayıldı. Böylesine desteklerin geçmiş yıllarda da yapıldığı bilindiği için genellikle ‘olabilir’ dendi, makul bile karşılandı. Arkasından UBP’li belediye başkanları İrsen Küçük’ü desteklediklerini açıkladılar. Bu neyse, olabilir. Çünkü onlar birer bireydir; rastgele (veya müstekil) bir araya geldiler ve topluca bir açıklama yaptılar!”

 

 “Ama peki, kadın kollarına, gençlik kollarına ve hele ilçe örgütlerine ne oluyor? Kadın ve gençlik kolları ile ilçe örgütleri, yönetim kurulları adına mı konuşuyorlar, yoksa kadınlar, gençler ve ilçede bulunan UBP üye veya delegeleri adına mı konuşuyorlar? Eğer durum bu ise üye ve delegelere ne gerek var? Yok eğer yönetim kurulları adına ise, yani 7-9 kişi adına ise -o zaman da- ne önemi var?

Bu nasıl bir demokrasi anlayışıdır?”

 

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, resmi internet sitesinde dün paylaştığı yazısında, UBP’nin yakalaşan kurultayı ve kurultay çerçevesinde yapılan tartışmalarla ilgili düşüncelerini paylaştı. Bir süredir ilginç siyasi olaylar ve yaklaşımlar izlendiğini söyleyen Talat, UBP’nin yaklaşan kurultayı nedeniyle görüşlerin havada uçuştuğunu, bu konuda fikir üretenler yanında literatüre geçen tabiriyle “ağzı olan da konuşuyor” dedi.

“Kimine göre UBP kurultayı öncesi yaşananlar sol partilere bile demokrasi dersi verecek niteliktedir(!) Bu demokrasi şaşılığı yanı sıra kimine göre devlet işleri bir yana bırakıldı ve tek gaile kurultay haline geldi” diyen Talat, kimine göre kurultay sadece UBP’yi ilgilendirdiğini, kimine göre kurultayın sonucunun başbakanı belirleyecek olması nedeniyle, kurultaya ilgi  doğurduğunu ve bu nedenle de kurultayın böylesine bir ilgiyi hak ettiği düşüncelerinin varlığından bahsetti.

 

DİKKATLERDEN KAÇAN HUSUS

Devam eden “acımasız” dalaş içerisinde ise bir hususun çoğunlukla dikkatlerden kaçtığını söyleyen 2. Cumhurbaşkanı Talat, “Aslında bu husus doğrudan ülkemizdeki demokrasi anlayışını tanımlıyor, hiç olmazsa halktan tek başına iktidara gelecek kadar oy alan UBP’nin anlayışını ortaya koyuyor… Bu bağlamda herkes gibi beni de ilgilendiriyor. O yüzden de görüşlerimi açıklamak boynumun borcudur diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Talat yazısına şöyle devam etti:

 

“SİYASİ PARTİ NEDİR?”

“Önce siyasi parti nedir? Bu soruya üç aşağı beş yukarı verilecek cevap ‘ortak düşünce ve görüşteki insanların oluşturdukları siyasal örgüt’ olsa gerek ki bu hususta sağ da sol da anlaşıyorlar.

Bakın internette karşılaştığım bir başka tanım: ‘Esas itibariyle parti, belli bir ideolojiyi, bir doktrini ve iktidara gelmek veya koalisyonlar yoluyla iktidara ortak olmak gibi temel amaçları paylaşan insanların oluşturdukları özel bir sosyal grubu ifade etmektedir.’[1]

İslamcı bir yazar, M. Ali Kaya siyasi parti için şöyle diyor: ‘Politik parti her şeyden önce gerek bireysel, gerekse kolektif olarak kendilerini belli bir siyasi etiketle özdeşleştiren bireylerin bir araya gelmesi ile oluşan siyasi gruplardır. Demokrat, sosyalist, siyasal İslamcı, ırkçı kimliği altında fikir birliği oluşturan bireylerin iktidarı hedefleyen örgütsel yapılanması “politik parti” şeklinde tezahür etmektedir.’[2]

Dikkat ederseniz tümünde de partiyi oluşturanlar, bireylerdir, yani tekil insanlardır… Partiyi, parti örgütleri oluşturmaz. Partiler bir örgütler; ilçe, köy, mahalle örgütleri federasyonu değildir. Dünyada böyle partiler var mıdır, bilmiyorum. Hele çağdaş dünyamızda, bireysel özgürlüklerin yükseldiği çağımızda böylesi bir çarpıklık olabilir mi?”

 

“PARTİ ORGANLARINA SEÇİMİNİ ÜYELER BAZINDA GERÇEKLEŞTİREN ÇOK SAYIDA PARTİNİN DE VAR OLDUĞUNU UNUTMAMALIYIZ”

“Partili demokrasiler gelişip parti üye sayıları çok yükseklere çıkınca parti üyelerinden belli sayıda kişiyi temsil etmek üzere delege belirleme seçimlerine gidildiği ve delegelerin kendisini seçen parti üyeleri adına tavır takındığı, seçim yaptığı tabii ki söz konusudur. Binlerce kişiyi seçim yapmak için salonlara sığdırmak ve makul zaman süresi içinde oylama yapıp sonuç almak zorlaştıkça, birçok ülkede bu yola gidildi. Ama bugün teknolojinin nimetlerinden yararlanarak parti organlarına seçimini üyeler bazında gerçekleştiren çok sayıda partinin de var olduğunu unutmamalıyız.”

 

“PEKİ BÜTÜN BUNLARI NİYE ANLATIYORUM?”

“Şu UBP’ye bakın Allah aşkına. Önce Türkiye’nin İrsen Küçük’ü desteklediği dedikoduları yayıldı. Böylesine desteklerin geçmiş yıllarda da yapıldığı bilindiği için genellikle ‘olabilir’ dendi, makul bile karşılandı. Arkasından UBP’li belediye başkanları İrsen Küçük’ü desteklediklerini açıkladılar. Bu neyse, olabilir. Çünkü onlar birer bireydir; rastgele (veya müstekil) bir araya geldiler ve topluca bir açıklama yaptılar!”

 

“EĞER DURUM BU İSE ÜYE VE DELEGELERE NE GEREK VAR?”

“Ama peki, kadın kollarına, gençlik kollarına ve hele ilçe örgütlerine ne oluyor? Kadın ve gençlik kolları ile ilçe örgütleri, yönetim kurulları adına mı konuşuyorlar, yoksa kadınlar, gençler ve ilçede bulunan UBP üye veya delegeleri adına mı konuşuyorlar? Eğer durum bu ise üye ve delegelere ne gerek var? Yok eğer yönetim kurulları adına ise, yani 7-9 kişi adına ise -o zaman da- ne önemi var?

Bu nasıl bir demokrasi anlayışıdır? Maksat nedir? Böylesi entrikalarla ne elde edileceği umuluyor? Gerçekten anlamak zor…

Belki diyeceksiniz ki, UBP böyle! Sana ne… Doğru aslında, UBP’nin başına kimin geleceğinden bana ne? Nasıl geleceği de beni ilgilendirmemeli…

Olmaz ama, olamaz… Bu parti tek başına iktidar… Yani, bu partiyi bu halk seçti. Dünya âlem bizi gözlüyor ve bu tuhaflığa, bu demokrasi dışılığa anlam veremiyor. Mesele UBP’nin kalitesi değil sadece… Bizim de demokrasi anlayışımız, bizim de birikimimiz ve siyasi olgunluğumuz!

Ben bu durumu ülkeme yakıştıramıyorum…”

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1182 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler