1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. TALAT 'LTB KRİZİ'Nİ DEĞERLENDİRDİ
TALAT LTB KRİZİNİ DEĞERLENDİRDİ

TALAT 'LTB KRİZİ'Nİ DEĞERLENDİRDİ

2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Lefkoşa Türk Belediyesi’nde yaşananlara değindi “Maaşını alamayan adama çalış diyemezsin” 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, katıldığı b

A+A-

 

 

 

2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Lefkoşa Türk Belediyesi’nde yaşananlara değindi

 

“Maaşını alamayan adama çalış diyemezsin”

 

 

 

 

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, katıldığı bir TV programında çeşitli konularda değerlendirmelerde bulundu ve görüşlerini açıkladı.

Dış politika ile iç politika ilişkisi üzerine konuşan Talat, başarılı bir dış politikanın başarılı bir iç politika ve ekonomi üzerine kurulabildiğini kaydederek, buna en yakın örnek olarak Türkiye’yi gösterdi ve Türkiye’de ekonominin iyileşmesine paralel olarak dış politikada da ilerlemeler olduğunu anlattı. Buna benzer gelişmeyi 2004’ten sonra KKTC’nin de yaşadığını söyleyen Talat, daha iyi bir iç politika ve ekonomik iyileşmenin dış politikayı da olumlu yönde etkilediğini kaydetti. Talat, aynı şekilde dış politikanın da ülke içerisini etkilediğini söyleyerek, Kıbrıs Türkünün Annan Planına evet demesiyle hem KKTC hem de özellikle Türkiye’nin ekonomisinde meydana gelen çok olumlu gelişmeleri örnek olarak gösterdi.

 

ANAYASAYA RAĞMEN

 

Defalardır ifade ettiği gibi, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun Lefkoşa Türk Belediyesinde aldığı grev yasağının yanlış olduğunu belirten 2. Cumhurbaşkanı, maaşını alamayan adama “çalışmak zorundasın” diyemezsin diyerek, Eroğlu’nun bu hatayı nasıl yaptığını anlamadığını söyledi. Talat, çalışanların anayasaya göre angarya çalıştırılamayacağını hatırlattı.

Elektrik grevinde de grev  yasağı kararı alındığını ancak uygulanamadığını hatırlatan Talat,  “onu yapamayan, maaş da  ödemediği Belediyede hiç yapamazdı; bunu bilmeliydiler” dedi.

Elektrik Kurumu konusunda görüşü sorulan Talat, kurumun özerkleştirilmesinin şart olduğunu söyledi. Talat, tahsilat sorununun da özerkleştirme ile aşılabileceğini kaydetti.

Belediye sayısının çokluğundan ve birçoğunun zor durumda olduğundan bahsedilmesi üzerine, köylerin belediyelere bağlanmasından sonra da belediyelerin sayısının azaltılması gerektiğini söyleyen Talat, “Bunu yapmanın zamanı, seçimlere uzun zaman varken, şimdidir” dedi.

 

Dünyadaki belediyelerden örnekler veren Talat, belediyelerin gerçekten bağımsız ama başıboş olmadıklarına, mali açıdan bağımsız kuruluşlar tarafından denetlendiklerine dikkat çekerek, kötü yönetim nedeniyle belediye başkanı ve belediye meclisinin, denetim yapan organın talebiyle yargı tarafından görevden  alınabildiğini söyledi. "Ama bizim örneğimizde açıkça görüldüğü üzere sorumluluk Belediye Başkanından çok Cumhurbaşkanı ve Hükümetin omuzlarındadır" diyen Talat, bu nedenle durumun böylesine gergin ve vahim bir hal aldığını söyledi.

 

KIBRIS SORUNU

 

Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri değerlendiren 2. Cumhurbaşkanı Talat, Hristofyas’ın çözüme cesaret edemediğini,  Eroğlu’nun ise bundan rahatsızlık duymadığını, tersine memnun olduğunu söyledi.

 

ÇAPRAZ OY

 

Çapraz oy konusunda Serdar Denktaş’ın eleştirilerini değerlendiren Talat, Serdar Denktaş’ın Kıbrıslı Türklerin 1960’ta ayrı bir demokrasisi olduğunu, çapraz oyla bunun sulandırılacağını söylediğini hatırlattı ve “Bu bağlamda haksız değil. Ama federasyon kuruyoruz... Her iki halk dönüşümlü olarak ortaklıkta devlet başkanlığı yapacak kendi liderini seçerken diğer toplumdan sadece yüzde yirmi oranında etkilenecek. Bu da tarafların birbirlerinin hassasiyetlerine saygı duymasını, diğer topluma hakaret etmemesini, düşmanlık yapmamasını getirecek. Ortaklığın yaşaması için çok gerekli bir düzenleme olduğunu düşünüyorum. Üstelik de biz çapraz oyu da içeren bir paket hazırlamış ve yönetim ve güç paylaşımı başlığını kapatmayı hedeflemiştik... Unutmayalım ki kurucu devletler düzeyinde ise her devlet kendi yurttaşları tarafından yönetilecekti” dedi.

 

YUNANİSTAN’IN DURUMU

 

Yunanistan’ın durumuna değinen Talat, bu ülkenin yaşadığı sorunlar nedeniyle şimdi Kıbrıs’la ilgilenemediğini söyledi ve Kıbrıs’la en fazla ilgilenen Yunan liderinin Papandreu olduğunu vurguladı. Talat, bunu bildiğinden Hristofyas’ı, Papandreu’nun katkısına ikna etmek için çok çaba harcadığını belirtti. Talat, Hristofyas’a Türkiye ve Yunanistan’ın bize yardımcı olabileceğini anlattığını, ancak Hristofyas’ı bir türlü ikna edemediğini söyledi. Talat, “Hristofyas’ı ikna edebilseydik belki de mesele bitecekti” dedi. Talat, şimdi ise Yunanistan’ın Kıbrıs’la ilgilenecek halinin kalmadığını söyledi.

 

KAÇ YAZAR!

Hristofyas’ın aday olmayacağı konusuna da değinen Talat, “Artık görüşme olsa kaç yazar” dedi. Talat “Bu iş kötü bitti” diyerek, B planı olsa bile görüşmelerin bu planı uygulayamayacak şekilde bittiğini, moral üstünlüğün kaybedildiğini belirten 2. Cumhurbaşkanı,  bu konuda Rum tarafı ile eşitlendiğimizi ifade etti.

 

EROĞLU’NUN ÇAPRAZ OYU

 

Çapraz oyu Eroğlu’nun da kabul ettiği şeklindeki bir hatırlatma üzerine Talat, Eroğlu’nun bunu uluslararası konferans olacaksa kabul edeceğini öne sürdüğüne değindi. Talat, ancak BM Genel Sekreterinin uluslararası konferansı iç konuların halledilmesinden sonra toplayabileceğinin de bilindiğini söyledi.

 

TÜRKİYE’NİN POLİTİKASI

 

Türkiye’nin Kıbrıs konusundaki politikasının değişip değişmediği şeklindeki bir soruya karşılık “Türkiye, AB’ye girmek ister mi istemez mi” sorusuna kendisinin “evet” dediğini belirten Talat, Türkiye için AB üyeliğinin bir uygarlık projesi olduğunu ifade etti. Türkiye’nin de Kıbrıs sorunu çözülmeden AB’ye giremeyeceğini bildiğini kaydetti. Türkiye’nin AB üyeliği çabalarından geçmişe kıyasla soğuduğunun doğru olduğunu kaydeden Talat, çünkü bazı AB ülkelerinde samimiyet görülmediğini söyledi. Ancak, her şeye rağmen, AB hedefinden vazgeçmeyen Türkiye’nin çözümden de vazgeçemeyeceğini anlattı.

Bir soru üzerine, “İnsanın neresi ağrırsa canı oradadır” diyen Talat, Kıbrıslı Türkler arasında Kıbrıs sorununda soğuma olduğunun doğru olduğunu söyledi, ancak “esas olarak canımız yine de Kıbrıs sorunundadır” dedi.

 

BAŞKANLIK SİSTEMİ

 

Başkanlık sistemi konusunda da görüşlerini aktaran Talat, bu sisteme sempati duyduğunu, başkanlık sisteminin olaylara daha geniş bakmayı sağladığını, yürütme ile yasamayı iyice ayırdığını, küçük bölge politikacılığını daha geniş bir perspektife oturtabildiğini, ancak bu sistemin diktatörlüğe de yol açabileceği için dikkatli olmak ve gerekli dengeleri iyi kurmak gerektiğini belirtti

                                                                                          

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 582 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler