1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. TALAT GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ
TALAT GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ

TALAT GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat katıldığı bir TV programında çeşitli konuları değerlendirdi. CTP Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin değişmesinin arkasında kendisinin olduğu şeklindeki bir soruya yanıt veren Talat, bu konunun tamamen gerçek dışı olduğunu s

A+A-

 

 

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat katıldığı bir TV programında çeşitli konuları değerlendirdi. CTP Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin değişmesinin arkasında kendisinin olduğu şeklindeki bir soruya yanıt veren Talat, bu konunun tamamen gerçek dışı olduğunu söyledi ve kendisinin “allangirli” işlere girmediğini, CTP’nin iç düzenlemelerinde bir rolü olmadığını söyledi. Çeşitli soruları değerlendirmeye devam eden Talat, şimdiki hükümetin Türkiye’nin her isteğini yerine getirdiğini; Eroğlu’nun Küçük hükümetinden farkının, Eroğlu’nun  Türkiye’nin isteklerini tartışmasız kabul etmekle birlikte bazan kulağının üstüne yatarak yapmayı kabul ettiklerini geçiştirmesi olduğunu ifade etti. Bunun için de halen yürürlükte olan KKTC-TC ekonomik protokolünün Eroğlu tarafından imzalanmış olduğunu örnek gösterdi. Talat, bir başka soru üzerine, Başbakan İrsen Küçük’ün “Biz CTP gibi hükümeti bırakıp kaçmayacağız” dediğini hatırlatarak “Bu meziyet mi?” diye sordu. “Ne pahasına olursa olsun iktidarda kalmak bir marifet olabilir mi?” dedi.

AKINCILAR OLAYI

Kıbrıs Rum polisinin Akıncılar’a girmesi konusuna da değinen 2. Cumhurbaşkanı Talat, Akıncılar’ın elbette sorma gir hanı olmadığını belirtti. Talat, bu durumu federal bir çözüm ortamına göre değerlendirerek, eğer böyle bir ortam olsaydı, Rum polisinin Akıncılar’da yine işlem yapamayacağını, olaya nihai olarak Türk polisinin müdahale edebileceğini; Rum polisinin “sıcak takip” gereği Kıbrıs Türk Devleti sınırlarına geçse bile tutuklamayı Türk polisinin yapacağını, ancak suçun Rum kesiminde işlenmesi nedeni ile bu davaya bakacak mahkemenin güneydeki mahkeme olacağını anlattı. Talat, bu olayın da bir kez daha Kıbrıs sorununun çözülmesi gerektiğini gösterdiğini ifade etti. “Yargımız konuyu salt silahlı sınır ihlali olarak nitelerse vereceği karar iki halk arasında gerginliği tırmandırabilir” diyen Talat, ancak sağduyulu davranılacağından ve “belanın satın alınmayacağından” emin olduğunu ifade etti.

KIBRIS RUM TARAFININ ENDİŞESİ

Bir başka soru üzerine Talat, Hristofyas’ın şimdi “Talat’la şunu iyi yaptık bunu iyi yaptık” dediğini hatırlatarak “O zaman bunların açıklanmasını niye engelledi?” diye sordu. Bunların nedenini de açıklayan Talat “anlaşılanların açıklanması ile ortaya bir çerçeve anlaşması çıkacağından endişe ettiler. Düşünebilir misiniz, yani bir anlaşmadan korktular“ dedi.

EŞİTLİK

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının neden Kıbrıs’taki partilerin kurultaylarına katılmadığının sorulması üzerine Talat, “Boyumuzu bilelim” diyerek, KKTC’nin tanınmayan ve çok küçük bir devlet olduğunu vurguladı. Türkiye’nin ise bir dünya devleti olduğunu ve bunu böyle kabul etmenin doğru olacağını söyledi. KKTC ile TC arasındaki eşitlik söylemlerinin, mutlak anlamda alınırsa, gerçekçi olmadığını kaydetti. “Ne yani, ABD ile İngiltere, Slovakya, Kıbrıs Cumhuriyeti hep eşit mi?” diye soran Talat, “unutmayın, güçlüler daha eşittir!“ dedi. Entelektüel çevrelerin bu konuda eleştiriler yaptığını ve bunda haklı olduklarını da söyleyen Talat, bu eleştirilerin ilişkileri daha doğru bir raya yönlendirdiğini söyledi.

SAHTE EVRAK

Kamuoyunun gündemine gelen “Sahte belge” konusunu da değerlendiren Talat, Mustafa Tokay ve Emir Emirkanı’nın kendi başına mı hareket ettiklerini sordu. Bunun çok ciddi bir mesele olduğunu söyleyen Talat, suçlama yapamayacağını ama üst makamların mutlaka bu işten haberleri olduğunu söyledi. Talat, Tokay’ın Eroğlu’nun en yakın elemanı olduğunu söyleyerek, Cumhurbaşkanının yapılanı bilmemesine pek ihtimal vermediğini ifade etti.

GÖZDEN ÇIKTI MI?

Eroğlu’nun gözden çıkarıldığı şeklindeki bir görüşün sorulması üzerine Talat, Türkiye’nin Eroğlu’na karşı özel bir husumeti olduğunu sanmadığını, ama gözde olmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığına inandığını söyledi. Talat-Soyer gerginliğinin konuşulduğunun sorulması üzerine ise Talat, böyle bir durumun olmadığını belirtti ve Soyer’in kendisinin çok yakın bir dostu olduğunu,  bunun da devam ettiğini belirtti.

YURT DIŞINDAKİ TÜRKLER

Yurtdışında yaşayan Kıbrıslı Türklerin oy haklarının olmadığı yolundaki bir soruyu değerlendiren Talat, yurt dışındakilerin Kıbrıs’taki nüfustan daha fazla olduğunu ve böyle bir durumda burada yaşayanların iradelerinin elinden alınacağını anlattı. Talat, buna karşın bazı düzenlemelerin yapılabileceğini, hatta yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza Mecliste seslerini duyurabilecekleri uygun bir temsiliyet de getirilebileceğini söyledi. Hristofyas’ın BM’de yaptığı konuşmada Eroğlu’nu yerdiği, Talat hakkında ise çözüm vizyonu olduğunu söylediğinin sorulması üzerine Talat, Hristofyas’ın bu konuşmasında doğrular da yanlışlar da olduğunu söyleyerek, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünde en büyük sorumluluğun Rum tarafında ve çözüm güçleri olarak nitelenen ama çözümü reddedenlerde olduğunu vurguladı. Bunun AKEL mi olduğunun sorulması üzerine, “Beklentilerin tersine, Annan planına hayır diyenler”, dedi.

Talat, Hristofyas’ın söyledikleri arasında yer alan, Eroğlu’nun çözüm vizyonu olmadığı, görüşünün doğru olduğunu ancak hayıflanmanın  çare olmadığını kaydetti.

GİDENE KADAR...

Talat, son olarak bu iktidar gidene kadar Kıbrıs sorunundan bir şey beklenmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

 

 

Bu haber toplam 992 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler