1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. TALAT GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ
TALAT GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ

TALAT GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun 21 Eylül'de New York'ta imzaladığı Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması'nın ''yanlış bir anlaşma'' olduğunu iddia etti. Kanal T televizyonunda dün akşam

A+A-

 

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun 21 Eylül'de New York'ta imzaladığı Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması'nın ''yanlış bir anlaşma'' olduğunu iddia etti.

Kanal T televizyonunda dün akşam canlı yayımlanan bir program katılarak soruları yanıtlayan Talat, Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması'nın ''biraz karmaşık'' olduğunu ve Rumların petrol ve doğalgaz sondaj girişimlerini durduramayacağını savundu.

Petrol sondajının durması gerektiğini ifade eden Talat, ''Piri Reis gemisinin sismik araştırma yaparak bu işi durduracağını sanmıyorum... Bu anlaşma böyle olmamalıydı. Bu anlaşma yanlış'' dedi.

Cumhurbaşkanlığı dönemimde, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas'ı, ''Türkiye bu konuda çok ciddi'' diye uyardığını aktaran Talat, ''Ben cumhurbaşkanı olsaydım, Hristofyas aynı cesareti bulamazdı.  Türk tarafı yavaş yavaş imaj kaybetmeye başladı'' ifadesini kullandı.

Eski genel başkanı olduğu, ana muhalefetteki Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin (CTP), Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması'na ''hayır'' deme kararını almasını nasıl değerlendirdiği sorulan Talat, CTP'nin, KKTC'de demokratikleşmede önemli rolü olduğunu ifade ederek, özetle, ''CTP çantada keklik görülmemeliydi. Evet bu bir milli davadır ama milli davalarda nasıl davranılacağı milli bir şekilde alınır. Milli davaya milli dava muamelesi lazım. Ben, cumhurbaşkanlığımda öyle yaptım'' diye konuştu.

CTP'nin, gerekçeleriyle bir karar aldığını ve buna saygı göstermek gerektiğini kaydeden Talat, CTP'nin bir karar aldığını ve bunun bedeli olabileceğini, bu bedeli ödeyeceğini söyledi. Talat, ''CTP çok bedeller ödedi'' dedi.

Talat, Wikileaks belgelerine göre, ABD Büyükelçisinin, Haziran 2009'daki görüşmelerinde, ''Noble şirketinin sondaja başlayacağını söylediğinde, büyük tepki beklerken, yarım ağızla protesto ediyor'' ifadelerinin yer aldığının aktarılması üzerine, ''Ben tüm ağızla konuştum, o yarım ağızla anladı'' karşılığını verdi.

Talat, yine Wikileaks belgelerinde, cumhurbaşkanlığı döneminde Özel Kalem Müdürü olan, şimdi CTP Genel Sekreteri Asım Akansoy''un, ''Türkiye Büyükelçisini Amerikalılar'a ispiyonladığının'' aktarıldığı belirtilerek, ''Bu, bilginiz dahilinde mi oldu ?'' sorusuna ise, ''Bu soruyu bana sormayın, konuşana sormalısınız. Ben bilmiyorum'' dedi. Talat, Wikileaks belgelerini ''dedikodu'' olarak da niteledi.

Kıbrıs müzakerelerine de değinerek, ''bir söylenenin birini tutmadığını ve tam bir karmaşa olduğunu'' kaydeden Talat, BM'nin hep pembe tablo çizdiğini, sadece BM'nin söylediğine bakmamak gerektiğini ifade etti.

Rum lider Hristofyas ile 1.5 yıl müzakere yaptığını ve sorunu çözebilecek noktaya geldiklerini kaydeden Talat, Hristofyas'ın, çözüm isteğini uygulamadan korkan ''korkak pehlivan'' olduğunu söyledi.

''Hala daha Hristofyas'ın samimiyetle çözüm istediğine inanıyorum ama cesareti yok. Korkak pehlivan'' diyen Talat, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Hristofyas'ın Annan Planı'na ''hayır'' dediğini anımsattı.

Talat, ''Hristofyas içten çözüm istiyor ama uygulayacak cesareti yok. Derviş Bey çözüm istemiyor ama istemek zorunda kalıyor. Çünkü Türkiye istiyor...'' dedi.

İç konulara da değinen Talat, ülkede çok uzun zamandır bir kaos olduğunu, en alt kadrodan cumhurbaşkanına kadar, ülkenin kötü yönetildiğini iddia etti.

Hükümetin adeta günlük yaşadığını savunan Talat, erken seçimi gerekli görmediğini de sözlerine ekledi.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1439 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler