1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Takıntılı Mıyım?
Takıntılı Mıyım?

Takıntılı Mıyım?

Takıntılı Mıyım?

A+A-

 

Uzm. Klinik Psikolog Güncel Masaroğulları

“7 yaşındaki oğlum öğretmenleri tarafından sürekli takdir edilen bir çocuk. Sürekli çok zeki ve sınıftaki en başarılı çocuk olduğu dile getiriliyor. Fakat tuvaleti gelmesine rağmen okulda tuvalete girmek istemiyor. Bu sorunu sadece okulda yaşamıyoruz, kendi evimiz dışında başka bir yerde tuvaleti kullanmak istemiyor. Nedeni ise diğer tuvaletlerin mikroplu olduğuna ve kullandığı takdirde her yerine mikrop bulaşacağına inanması.”

“25 yaşında bir genç, eşine zarar vermekten korkuyor. Ona sarıldığında farketmeden onu çok sıkar ve incecik boynunu koparır diye yoğun bir kaygı ve korku hissediyor, bu yüzden eşine dokunmaktan kaçınıyor. Aklına yasak cinsel düşünceler geliyor ve bundan ötürü suçluluk duyuyor. Hatta eşine haksızlık mı ediyor diye düşünmekten kendini alıkoyamayan hasta, eşine hangi konuda haksızlık ettiğini düşünüyorsun sorusu üzerine, eşcinsellik kaygılarının olduğunu dile getiriyor. (Bu hastalarda ‘eşcinsel miyim?’ gibi takıntılar olabilir ancak bu da diğer düşünceleri gibi mantıksız ve kişide yoğun kaygı yaratan düşüncelerden biridir.)
(Her iki vaka da hayal ürünüdür)

OKB

Halk arasında takıntı bozukluğu olarak bilinen Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) sadece yetişkinlerde değil, hem çocuklarda hem de ergenlerde görülen psikolojik bir rahatsızlıktır. Birçok filme ve diziye konu olan bu rahatsızlık ne yazık ki bu sorunu yaşayan kişiler için filmlerde gösterildiği gibi komik ve eğlenceli bir durum değildir. Bu rahatsızlığa sahip yetişkinler genellikle yaşadıkları sorunlar dayanılmaz hale geldiği zaman tedavi yolları aramaya başlamaktadırlar. Ancak bu sorun başta da belirttiğim gibi sadece yetişkinlerde görülmemektedir. Bu yüzden ebeveynlere tavsiyem çocuklarınızda normal dışı davranışlar gördüğünüz zaman durumu hafıfe almamanız ve hemen bu alanda çalışan bir uzmana başvurmanızdır.

Obsesyonlar istem dışı gelen, kişinin benliğine aykırı olmasından ötürü kişiyi tedirgin eden ısrarcı şekilde tekrarlayan mantıksız düşünce, imge ve dürtülerdir. Kişiler çeşitli obsesyonlar geliştirebilirler, örneğin; mikrop ya da hastalık bulaşma takıntısı, cinsel takıntılar; ensest ilişki düşüncesi, sevdiği birine zarar vermek gibi saldırganlık takıntısı, çok inançlı biri olmasına rağmen içinden dine küfretme gibi dini takıntılar obsesyonlara verilebilecek örneklerdir.

Kompulsüyonlar ise kişiyi rahatsız eden saplantılı düşünceleri (obsesyonları) ortadan kaldırmak için yapılan törensel hareketlerdir. Örneğin kişi belirlediği bir sisteme göre sayı saymaya başlar, odasındaki lambayı belli sayıda açıp kapar, çizgilere basmadan yürür vb.

Bu hastalığa sahip kişiler bu düşüncelerin mantıksız olduğunun farkında olmalarına rağmen yine de yoğun bir kaygı yaşamaktadırlar. Yaşadıkları bu durumu başkalarına ifade etmekten kaçınırlar ve de çekinirler. Anlattıklarında karşı tarafın kendilerinden korkacağına, ‘deli’ olduklarını düşüneceklerine inanırlar.

YAPMAMANIZ GEREKENLER

Çocuklarınızı rahatlatmak için onların isteklerini yapmaya çalışarak onlara yardımcı olamazsınız. Lambayı üç kez açıp kapatarak, ekmeğini eşit dört parçaya bölerek çocuğunuza bir fayda sağlayamazsınız. Ayrıca, çocuklarınız istenmeyen davranışlar sergilediği zaman onları cezalandırmaktan kaçınınız. Onları cezalandırarak bu problemi çözemezsiniz.

TEDAVİ EDİLEBİLİR

Uzun yıllardır yapılan araştırmalar bu hastalıkta en etkili psikoterapi yönteminin bilişsel ve davranışçı terapi yöntemi olduğu yönündedir. Bu tedavi yönteminde OKB için kullanılan özel yöntemler ve teknikler vardır. Bunlar etkin bir şekilde kullanıldığı takdirde bireylerin obsesyon ve kompulsiyonlarında önemli azalmalar olmaktadır.

Bu haber toplam 980 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 225. Sayısı

Adres Kıbrıs 225. Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler