1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Tabutta da oynayacağım
Tabutta da oynayacağım

Tabutta da oynayacağım

Kıbrıs’ın yaşayan tek zennesi, Arif Kıvılcım… “Tabutta da oynayacağım” Uzun yıllar düğünlerde ve gazinolarda kadın kılığında dans ederek, bir kültürü devam ettiren bir değer. Küçük yaşta başlayıp uzun süre severek yürüttüğü mesle

A+A-

 

 

 

 

Kıbrıs’ın yaşayan tek zennesi, Arif Kıvılcım…

“Tabutta da oynayacağım”

 

Uzun yıllar düğünlerde ve gazinolarda kadın kılığında dans ederek, bir kültürü devam ettiren bir değer. Küçük yaşta başlayıp uzun süre severek yürüttüğü mesleğini, ilerleyen yaşına rağmen hala daha en kıvrak haliyle yapan bir zenne. Türkiye’nin en büyük divalarından Müzeyyen Senar ile aynı sahneyi paylaşmış, herkesin avuçları kanayıncaya kadar alkışlanmış bir yetenek. O, tabutu götürüleceği ana kadar oynamaya devam edeceği hatta “tabutta da oynarım” diyecek kadar mesleğine aşık bir kişilik. O Kıbrıs’ın yaşayan tek zennesi, Arif Kıvılcım…

 

İLK ETKİ ANNENİN…

Kanal Sim’in Bayram Özel programı için Sevgili Baykan Gürses Özdağ’ın aracılığıyla ADRES dergisi olarak biz de Arif Kıvılcım’ı ziyaret ediyoruz. Tatlı dili ve güler yüzü ile bizleri karşılayan Arif Kıvılcımlı, Baykan ile hoş bir sohbet gerçekleştiriyor. Biz de bunu fırsat bilerek 69 yıllık yaşamın kısa kesitlerinden sizlere sunuyoruz.

Aslında Lefke’de doğan ama 1 yaşında ailesiyle birlikte Lefkoşa’ya gelen Arif Kıvılcım, dans işinin annesinin katkısıyla içine sindiğini dile getiriyor.

Çocuk yaşta annesini kaybedince, babasının kardeşlerine ve kendisine bakmadığını söyleyen Kıvılcım,  kardeşleriyle birlikte ninesinin yanında yaşamaya başlar.

 

BABASINDAN ÇEKİNİR…

Annesi ölmeden önce Aysel Tançoy isimli eski bir dansözün oyunlarından etkilenmeye başlayan Arif Kıvılcım, dans konusunda babasından çok çekindiğini ancak annesinin kendisine “oyna da babanı boşver” dediğini söylüyor. Ve 14- 15 yaşlarına gelince kalabalığın içinde oynamanın büyük zevkini yavaşça alıyor Kıbrıs’ın tek zennesi.

“Bir düğüne gitmiştik. Kaldırdılar beni oynamaya, ben de kalktım. Babam da oralardaydı. Biri babama oynayacağımı söyledi. Babam da bunun üzerine ‘oğlum asla bilmez. Oğlumun oynadığını göreyim o zaman ben 5 Kıbrıs parası koycayım’ demiş. Müzik çalmaya başlayınca oynadım ama babamı görünce çekindim. ‘Oyna oğlum da göreyim seni’ dedi babam. O zaman peruk yok, saçıma başıma bir şey koydular, süslediler beni de çıktım oynamaya. Ama bu kez de halktan çekindim.”

 

KADİFEDEN KESESİ İLE İLK SAHNE…

İlk sahneye çıkışı Gençlik Gücü (GG)’nin açılışında olur Arif Kıvılcım’ın… “Açılışta şişman bir kadın çıktı sahneye oynardı. Yorgancı Salih Dayı da aldığı gibi beni kucağına atar sahneye.  ‘Görsünler nasıl oynar bu Kıbrıslılar’ dedi. O şişman kadın çok şaşırmıştı. Israrla onu sahneden endirdiler. Utandım. Çünkü onun ekmek parasıydı.” Ve ilk ‘Kadifeden Kesesi’ şarkısı ile kalabalıkta oynar Zenne Arif.  O, sahneye çıktığı andan sonra ise hep soyadı ile anılmaya başlar Zenne Kıvılcım. Ve o zamanlar zennelik işinde usta olan Nadide lakaplı Ahmet Uzunoğlu, elinden tutar Arif Kıvılcım’ın ve sahneye çıkmasına büyük destek olur. Ve giderek halk tanımaya ve sevmeye başlar. Dikkat çeken Zenne Kıvılcım, her düğünde, her eğlencede aranan isim olur.

 

VE MÜZEYYEN SENAR…

“Zafer Gazinosunda çıkacaktım. Biri beni söylemiş, Müzeyyen Senar’ın arkadaşı geldi. Birlikte şarkı söyleyelim diye. Çok heyecanlandım. Alıp beni götürdü Müzeyyen Senar’ın yanına. O sırada 300 kişi ayağa kalkıp, ‘Arif’ diye bağırmaya başladı. Bunu görünce Müzeyyen Senar, aldı beni; “bu halkı teker teker ödeseydin seni böyle karşılamazdı” diyerek, beni Türkiye’ye götürmek istediğini söyledi. Ama ben istemedim. O da bana seni her zaman bekleyeceğim ” diyen Kıvılcım, Kıbrıs’a olan sevdası için belki de çok değişecek kariyerini böylelikle tepmiş oldu.

Ünü yavaş yavaş yayılan Arif Kıvılcım, Rum tarafında da büyük sevgiyle karşılanır. “Rum tarafında da oynadım, teklifler geldi ama ondan sonra çekindim. Çünkü ne ile karşılaşacağımı bilmem. Ama o zamanlar çantam yiyeceklerle, erzaklarla dolardı.”

20 yıl boyunca büyük hamamda da çalışan Arif Kıvılcım, o sürede geceleri de zennelik işini yürütür. Çünkü bakması gereken kardeşleri ve yeğenleri vardır. Zor da olsa eğlenceli ve dolu dolu bir hayat yaşar Arif Kıvılcım.

 

ZENNELİK DEVAM ETMELİ…

Ve şartlar nedeniyle çok sevdiği zennelik mesleğinden çekilir. “Benden sonra yetişmedi. Herkes Asena’yı örnek alıp oynadı ama o değil. Oryantal çok değişti. Benden öğrenmek isteyenler oldu, gösterdim ama devam etmedim.”

Zenneliğin devam etmesini istediğini söyleyen Arif Kıvılcım, “bu bizim geleneğimiz, bizim kültürümüz” diyerek zenneliği sürdürmek isteyenler olduğunu ancak bir yerden sonra bıraktığını söylüyor.

Hatta eski dönemlerde insanların daha medeni olduğunu, bu işlere farklı gözlerle bakmadığının da altını çiziyor.

 

CENAZEDE DAVUL ZURNA İSTİYOR

Kendisini 69 değil 25 yaşında gibi hissettiğini anlatan Arif Kıvılcım, bizler için güzel bir dans şovu yapmadan önce şu sözlerle kapatıyor tatlı sohbetini.

“Bu dünyaya bir kez daha gelecek değilik. Oynamayı çok seviyorum. Ben öldüğümde tabutumu götürdüklerinde davul zurna çalmalarını isterim. Davul zurna çalarken tabutta oynayacağım”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1689 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler