1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Tabaki’nin öyküsü...
Tabaki’nin öyküsü...

Tabaki’nin öyküsü...

Alaminyo köyünde kurşuna dizilerek öldürülen 13 Alaminyolu Kıbrıslıtürk’ten geride kalanlar, Kayıplar Komitesi kazı süreci başladıktan sonra ilk iade edilen “kayıp” Kıbrıslıtürkler arasındaydılar... Sanırım 11 Temmuz 2007 tarihinde düzen

A+A-

 

 

Alaminyo köyünde kurşuna dizilerek öldürülen 13 Alaminyolu Kıbrıslıtürk’ten geride kalanlar, Kayıplar Komitesi kazı süreci başladıktan sonra ilk iade edilen “kayıp” Kıbrıslıtürkler arasındaydılar... Sanırım 11 Temmuz 2007 tarihinde düzenlenen toplu cenaze töreniyle Lefkoşa mezarlığında toprağa verilmişlerdi... 

Aslında Alaminyolu bu “kayıplar”ın bulunması, başka “kayıp” vakalarına kıyasla daha kolay olmuştu çünkü köylüler tarafından topluca bir yere gömülmüşler ve toplu mezarın üzerine de çimento dökülmüştü. Kayıplar Komitesi Kıbrıslırum üye yardımcısı Ksenofon Kallis, 2006 yılında Kayıplar Komitesi kazı süreci başlamadan çok önce, Alaminyo’daki toplu mezarı bulmuş ve bu toplu mezarı açarak buraya gömülmüş olan “kayıp” Kıbrıslıtürkler’den geride kalanları ailelerine iade etmek istemişti... Fakat bunu çeşitli nedenlerle gerçekleştirememişti...

Alaminyo’dan “kayıp” edilen bir tek bu 13 Kıbrıslıtürk değildi, iki kişi daha vardı ki bunlar bu 13 kişilik gruptan ayrı olarak öldürülmüştü. Bunlardan birisi köyün imamı Hasan Mustafa Tüccar idi. 13 Ağustos 1974’te bahçesine gitmiş ve bir daha geri dönmemişti.

Hasan Mustafa Tüccar, bu gruptan ayrı bir yere, bir dere yatağına gömülmüş olduğu için, bu grup için yürütülen kazılarda bulunmamış ancak oğlu Zafer Hasan’ın mezarının yanında ona da yer ayrılmıştı.

Hasan Mustafa Tüccar, 1913 doğumlu idi ve öldürüldüğü zaman altı çocuğu ve eşi Fezile Hasan gözü yaşlı geride kalmıştı. Kayıplar Komitesi tarafından dere yatağında yürütülen kazılarda, Hasan Mustafa Tüccar’dan geride kalanlar bulunmuş ve DNA eşleştirmesi sonucu ailesine iade süreci başlamıştı. Eylül 2010’da ondan geride kalanlar ailesine iade edilerek toprağa verilmişti.

20 Temmuz 1974’te EOKA-B’ci komutan Ş. önderliğinde Alaminyo’da bazı Kıbrıslıtürk mevzilerine karşı bazı Kıbrıslırum askerlerin saldırısı başlayınca, bu durumu Köfünye’deki Birleşmiş Milletler karargahına bildirmek üzere yola çıkan Mehmet Arif Tabaki ise, Alaminyo-Köfünye yolunda, kilise yakınında bir dere yatağında öldürülmüştü... Mehmet Arif Tabaki o zamanlar 84 yaşındaydı ancak dün gece konuştuğumuz torunu Mehmet Özarifoğlu’na göre dedesi daha bir gün önce denize gidip yüzmüştü, hayatında hiç doktora gitmemiş, son derece sağlıklıydı. Bahçecilik ve rençberlik yapan Tabaki, işini oğlu Ahmet’e devretmişti...

Mehmet Arif Tabaki öldürüldüğü yerde 10-15 gün kadar kalmış, sonra da naaşı yakılmıştı. Çok tehlikeli olduğu halde, oğlu Ahmet ve torunu Mehmet traktörle bu dere kenarına giderek, Mehmet Arif Tabaki’den geride kalanları toplamaya çalışmışlar, bulabildikleri yanık kemikleri bir torbaya doldurmuşlar ve Köfünye’ye gitmişlerdi. Mehmet Özarifoğlu, o zamanlar 12 yaşlarındaydı... Dedesinden geride kalanları, babasıyla birlikte Köfünye mezarlığında kazdıkları 70 santim derinliğinde bir mezara gömmüşler, başucuna ve ayağı ucuna birer de mezar taşı yerleştirmişlerdi.

Fakat göç etmiş oldukları Köfünye’den alel acele ayrılıp kuzeye geçeceklerini ve bir daha Köfünye’ye dönüp bu mezara bakamayacaklarını bilmiyorlardı... Ahmet Tabaki bundan birbuçuk yıl kadar önce vefat etmiş. Şimdi mezarın yerini tek hatırlayabilecek olan, Tabaki’nin torunu Mehmet Özarifoğlu... Kayıplar Komitesi yetkilileriyle birlikte önümüzdeki günlerde Tabaki’nin torunu Mehmet Özarifoğlu’nu da yanımıza alarak Köfünye mezarlığına gideceğiz... Belki Tabaki’nin mezarını bulabiliriz umuduyla... Alaminyo’dan geriye kalan tek “kayıp” Tabaki’nin toruncuğunun yardımlarıyla belki bir sonuca ulaşabiliriz umuduyla Köfünye’ye gideceğiz... O zamanlar henüz 12 yaşında olan, dedesinin kemiklerini dere kenarından toplayan, bir torbaya dolduran, dedesi için babasıyla birlikte Köfünye mezarlığında bir mezar kazan ve sonra da babasıyla birlikte dedesini kendi elleriyle gömen Mehmet Özarifoğlu, Köfünye mezarlığına gittiğimizde belki dedesini tam olarak nereye gömmüş olduklarını hatırlayacak... Çünkü böylesi olaylar insan yaşamında hiç silinmeyecek izler bırakan, ömür boyu hatırlanan acı olaylar... Tabaki’nin gömü yeri, torununun yardımıyla umarız bulunacak...

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1029 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler