1. YAZARLAR

  2. Mehmet Çağlar

  3. SUÇLU NE ÜRETİR ?
Mehmet Çağlar

Mehmet Çağlar

Yazarın Tüm Yazıları >

SUÇLU NE ÜRETİR ?

A+A-

 

Fikir insanı düşünce üretir.
Şair şiir yazar.
Müzisyen beste yapar.
Ressam tablo, heykeltıraş da heykel.

Mimarlar binaları çizer, şehirciler yaşanacak mekânları ve mühendisler yolları, makinaları, fabrikaları, barajları...

Profesörler araştırma yapar, bilgi üretir, proje geliştirir ve insanlarla eğitim öğretim sürdürür...

SUÇLU YALNIZCA SUÇ ÜRETMEZ!
Peki ya suçlu ?
Suçlu ne yapar? Ne üretir? Topluma ne katar?

Marks'a göre suçlu, sadece suç üretmekle kalmaz;
Suç hukuku, ceza yasaları ve bununla birlikte bu alanda hukukçular da üretir. Ayrıca, tüm polis gücünü, suç yargıçlarını, gardiyanları, jürileri ve benzeri iş, görev ve meslek alanlarını da üretir!.

Suç olmasaydı, Şef Müfettiş Jacques Clouseau, Sherlock Holmes, Batman, James Bond, ayrıca Oedipus, Pragma ve Shakespeare'nin 3. Richard'ı da olmazdı!

"Suçlu, burjuva yaşamının monotonluğunu ve güvencesini bozar. Bu yolla durgunluktan kurtarır ve huzursuz edici bir gerginlik ve çeviklik doğurur; yeni ihtiyaçlar ve onları tatmin etmenin yollarını yaratır" (Francis Wheen, Kapital Üzerine s.78).

GÜNAH VE BİLGİ AĞACI!
İnsan, yaşamı boyunca edindiği farklı ve zengin tecrübelerle ruhunun farklı yetilerini de geliştirir; sanat, edebiyat, roman, tragedya üretir.

Adem'in zamanından beri, "Günah Ağacı" aynı zamanda "Bilgi Ağacı" da olmamış mıdır?

Diyeceğim şudur ki;
KKTC'nin suyunda da suç var, suyu taşıyan pompa sisteminde de!..

Şöyle ki:
Suç olmasaydı, KKTC'de;
"Ganimet sistemi” yaratılabilir miydi?
"Çözümsüzlük çözümdür” politikalarına ulaşılabilinir miydi?
Gazeteler hergün baş sayfalarına boy boy suçluların resimleriyle haber yapıp, sayfalarını doldurabilir miydi?
Avukatlarımız  davadan davaya koşabilir miydi?
Casinolar, gece kulüpleri, bet ofisler, "kara para", tefeciler olabilir miydi?

İRONİ İLE YAŞAMAK !
Bireysel suçlar alanından çıkarsak;
Ulusal suçlar olmasaydı, KKTC varlık kazanabilir miydi?

Bu ironi 40 yıldır hepimizin gözünden kaçıyor, öyle mi?

KKTC'de SUÇ OLMASAYDI...
Suç olmasaydı..;

Bu sistemi yaratanlar ve insanca bir yaşamdan günden güne bu ülke insanlarını uzaklaştıranlar;
Gençlerin bu ülkeden göç etmesini sağlayanlar;
Partizanca küçük bir zümreye iş ve aş dağıtanlar;
Eşitsizliği ve adaletsizliği besleyenler;
Demografik yapıyı darmaduman edenler;
Ülke nüfusunun üzerinde kaçak insan barındırılmasına göz yumanlar;
İnsanlara bugün değilse yarın sana da kol kanat gereceğiz diye yalandan balondan umut dağıtanlar;

Kendileri pastayı yedikten sonra artan kısımlarını da halka dağıtıp onları da ganimet sistemine ortak eden ve bu sistem bozulursa pasta kırıntıcıklarınızı kaybedersiniz diye aba altından sopa gösterenler;

Ülkede binlerce mazbatalı insan yaratanlar;
Toplumu yıllar itibarı ile dünyadan ve üretimden kopartıp onlara "besleme" denmesine vicdanları rahatsız olmadan rıza gösterenler;

Ve en nihayetinde "egemenlik, egemenlik" diye masada müzakere ederken, "egemenlikle birlikte tüm toplumsal varlık ve değerlerimizi sahip olduğumuz yönetimle birlikte devreden" ve bundan en ufacık bir hicap dahi duymayanlar, bugün halâ rahat dolaşabilirler miydi?

SUÇA UYUM KABİLİYETİ
Günlük deneyimle bakıldığında, KKTC gerçeği her zaman bir paradokstur...!

Başkalarına yaşattığımız acılardan kendimiz adına yarar olanağı elde ettiğimiz sürece, o acılara kayıtsız kalmaya veya onları unutmaya dönük sınırsız bir potansiyeldir KKTC!...

Bilindiği gibi, Marx'ın da dünya görüşünün temeli "psikolojik motivasyon" kavramıdır.

Kıbrıslı Türklerin suça uyum kabiliyeti; üretmeden geçinmenin cevvaliyetindendir.

Diğer bir deyişle, Kıbrıslı Türkler'e üretmeden geçinmeyi ve "besleme" denmesini reva görenlerin yarattığı bu suç sistemine uyumdan kurtulmadan normalize olmak ve dünyalı olup insanca yaşamak da mümkün değildir...

Ne yazık ki!..

Yenidüzen Arşivimden : Ağustos 2012

Bu yazı toplam 1284 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar