1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'SUÇLAMALAR AŞAĞILAYACAĞI, REDDEDİYORUZ'
SUÇLAMALAR AŞAĞILAYACAĞI, REDDEDİYORUZ

'SUÇLAMALAR AŞAĞILAYACAĞI, REDDEDİYORUZ'

Kıbrıs AB Derneği de Türkiye AB Bakanı Egemen Bağış’ı kınadı

A+A-

 

 

 

 

 

Kıbrıs AB Derneği Başkanı Mustafa Damdelen, Türkiye’nin AB Bakanı Egemen Bağış’ın hem Garanti Antlaşmasına hem de uluslararası hukuka ters düşen açıklamalarını kınadı.

Egemen Bağış’ın “Kıbrıs’ta çözümün, birleşme, iki ayrı devlet veya KKTC’nin Türkiye'ye bağlanması şeklinde olabileceğini, buna itiraz eden Kıbrıslı Türklere de, “Rumcu, Rum semptizanı” suçlamasında bulunduğunu belirten Damdelen, bu suçlamaların aşağılayıcı olup, ret ettiğini açıkladı. Dernek, Türkiye'nin imzası bulunan Garanti Antlaşmasına ve uluslararası hukuka ters düşen bu açıklamayı kınayıp, çözümün  tek alternatifinin Federal Birleşik Kıbrıs olduğunu vurguladı.

 

“GARANTİ ANTLAŞMASINA TERS”

Kıbrıs AB Derneği Başkanı, yazılı açıklamasında1960 Garanti Antlaşmasının 2. maddesine değinerek, göre, Türkiye’nin Garanti Anlaşmasına attığı imza gereği Egemen Bağış'ın ilhakla ilgili açıklamasını yasaklamakla yükümlü olduğunu belirtti. Damdelen, Türkiye’nin tarihi süreç içerisinde Kıbrıs ile ilgili ciddi hatalar yaptığını söyledi. Mustafa Damdelen, şöyle dedi:

“1964 de, kendi garanti ettiği devleti tek toplumun temsiliyetinde “hükümet vardır, devam etmektedir” diye kabul etmiş. 1999 Helsinki’de tek toplumlu Kıbrıs’ın müracaatına “AB’ye girebilir” diye onay vermiş. 2003 Selanik’te, garantörü olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, tek toplumlu hali ile AB üyeliğine alınması kararını  imzalamıştır.

Türkiye, 1974’de  Kıbrıs’ın %36 sını kontrolu altına almış, garantörlük gereği, bozulan anayasal düzeni restore etmek yerine uluslararası hukuka aykırı nüfus aktarmış, toprak mülkiyetini değiştirmiş Garanti Antlaşmasına aykırı davranmış, AİHM tarafından insan haklarını ihlal etmekten onlarca defa mahkum edilmiştir. Bugün onbinlerce Kıbrıslı Türk toplumsal varoluşunun tehlikede olduğunu vurgulamak için büyük mitingler düzenliyorsa, Türkiye hükümeti bu endişeleri ve nedenlerini ciddiyetle dikkate almak durumundadır.

Egemen Bağışın açıklamaları 1977-79 doruk anlaşmalarına da tersdir. Ayrıca Kıbrısın tümünün AB toprağı olduğunu ve ilhak edilemeyeceğini AB Bakanı sıffatıyla en iyi Sn. Bağışın bilmesi gerekmektedir”

 

 

KKTC’NİN TANINMASI MÜMKÜN DEĞİL

KKTC’nin tanınmasının mümkün olmadığını vurgulayan Mustafa Damdelen, Egemen Bağış’ın iki ayrı devlet önerisini değerlendirmekte yarar gördüklerini söyledi. Başkan, “KKTC’nin ilanından sonra BM Güvenlik Konseyinin 541 nolu kararı gereği, Türkiye haricinde hiç bir devlet KKTC’yi tanımamıştır. 1983-2004 döneminde Kıbrıs Türk liderliğinin ayrılıkçı olduğu gerekçesi ile KKTC izole edilmiştir. 2004 referandumu sonrasında Kofi Annan raporunda artık Kıbrıslı Türklerin ayrılıkçı olmadığını ispatladığıni belirtip, izolasyonların kaldırılması çağrısı yapmıştı. 2004 de AB, Mali Yardım Tüzüğü ile 259 milyon Euro’luk yardım, Yeşil Hat Tüzüğü ile güneyle ticaret, Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu alması gibi konularda ilerlemeler sağlamış, direkt ticaret ve uçuşlarda ise ilerleme sağlanamamıştı. KKTC’nin tanıtılmasını veya Türkiye'ye ilhakını alternatif göstermek, tekrar ayrılıkçılıkla suçlanmamızı ve dünyadan daha da tecrit edilmemizi sağlayacaktır” dedi.

 

“GİZLİ AJANDA…”

İlhakın bugünkü çözümsüzlükten bile daha fazla karışıklık, huzursuzluk ve hukuksuzluk getireceğinin bilinmesine değinen Mustafa Damdelen, “İlhak 1960 sonrasında Türkiye’nin resmi ifade edilmiş politikası olmamıştır. Bu nedenle TC'nin bir yetkilisi olarak Bakan Bağış, açıklamasının Türk tarafının masada ifade etmediği gizli ajandasının dışa sızıntısı olarak algınacağını düşünebilmesi gerekirdi. Eğer bu gerçekten bir gizli ajandanın açığa vurularak tepki ölçme amacıyla yapılmışsa çok endişe verici bir durumdur. Türkiyenin en üst düzeyde ve inandırıcı olarak böyle bir alternatifi masada görmediğini açıklaması gerekmektedir” şeklinde ifade etti.

 

“TEK ÇÖZÜM FEDERAL BİRLEŞİK KIBRIS”

Başbakan Küçük’ün Egemen Bağış'ın açıklamasını desteklemesini de esefle karşıladıklarını belirten Kıbrıs AB Derneği, Kuzey Kıbrıs’ta hükümet yetkilileri ekonomik bağımlılığı öne sürerek doğruluğuna veya yanlışlığına bakılmaksızın veya Kıbrıslı Türklerin tepkilerini dikkate almayarak Türkiyeli yetkililerin tüm açıklamalarına destek beyan etmektedirler” dedi.

Tek çözümün Federal Birleşik Kıbrıs olduğunu vurgulayan Kıbrıs AB Derneği şöyle devam etti. Bizce ilhak, üzerinde hiç vakit harcanmaması gereken suni bir gündem maddesidir. Esas gündem, BM Genel sekreterinin takvimi çerçevesinde AB değerlerinde ve insan haklarına saygılı, BM kararları temelinde Kıbrıs sorununun çözülmesidir. Her iki toplum liderinin ve Türkiye’nin uzlaşmaz tavırları terkedip, Kıbrıs sorununun acilen çözümüne olumlu katkı koyması talebimizdir. Tek umut çözümden yana güçlerin sesini yükseltmesidir.”

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 926 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler