1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Şu Bizim Kıbrıs' ve İsmet Kotak
Şu Bizim Kıbrıs ve İsmet Kotak

'Şu Bizim Kıbrıs' ve İsmet Kotak

Geçtiğimiz Perşembe günü, Dış Basın Birliği’nde düzenlenen bir kitap tanıtımına davetliydim. Kurumumuz (BRT) eski müdürlerinden merhum İsmet Kotak’ın, vefatından kısa bir süre önce tamamladığı ve baskı aşamasına gelinen kitabı “Şu Bizim

A+A-

 

 

Geçtiğimiz Perşembe günü, Dış Basın Birliği’nde düzenlenen bir kitap tanıtımına davetliydim. Kurumumuz (BRT) eski müdürlerinden merhum İsmet Kotak’ın, vefatından kısa bir süre önce tamamladığı ve baskı aşamasına gelinen kitabı “Şu Bizim Kıbrıs-1”in tanıtımıydı. Kendisi orada değildi belki ama ortaya koyduğu bu eserler ve elbette gerek siyasi gerekse gazetecilik dünyamızdaki çalışmalarıyla “yaşamını” sürdürmekteydi.

İsmet Kotak beyi uzun uzadıya anlatmaya ne zaman ne de bu sayfa yeterlidir. Ve elbette onu anlatacak benden çok daha “anılarla” dolu insanlarımız, çalışma arkadaşları vardır. Ölüm ölümdür işte, şöylesi böylesi yoktur denilse de, bence “ani” ölümler hani habersizdir ya, hani insanı hazırlamaz ya sonuca, daha bir can yakar bazan. Bazan da ölümü bekler hatta o’nun için ister olur insan; bir an evvel çektiklerinden kurtulsun diye.

İsmet bey de böylesine “ani” bir ölümle ayrıldı aramızdan. Kendisiyle BRT müdürlüğü döneminde yakınen çalışma fırsatım olmuştu ve bu konudaki yazımı daha önce paylaşmıştık. Ölümünün ardından BRT’deki sezon başı ilk “Söz ve Yazı” programımın konusunu O’na ayırmış ve İsmet beyle özellikle yayımlanan söz konusu kitap üzerine çalışmalar yapan, kitabı yayına hazırlayan  araştırmacı yazar Bületn Fevzioğlu ile söyleşimizi yapmıştık. 15 Ekim 2011’di tarih ve bu kitabın baskı aşamasında olduğunu öğrenmiştim.

Ailesi, İsmet beyin bu çalışmasını somutlaştırarak çok anlamlı bir günde; İsmet Kotak’ın doğum gününde “Şu Bizim Kıbrıs-1”i okuyucuyla buluşturdu. Tanıtımda beni en çok sevindiren düşünce ise, bir aile Vakfı ile İsmet beyin “sonsuz” denecek kadar materyale sahip belgelerin bir bütünsellik ve kitap formatı içerisinde okura ulaştırılacak olması haberiydi. Vakıf; böylesi bir misyonu üstlenmeye karar vermiş. Bu kitap bir “İsmet Kotak Vakfı”(veya ismi belki daha farklı birşey olacaktır) yayını olarak lanse edilmese de böyle kabul etmek gerekiyor. Böylece “üreten ve ürettiklerini toplumla paylaştıran” Aile Vakıflarının varlığına bir yenisi daha eklenmiş olunacak ki bu da; toplumsal bellek oluşturmadaki çalışmalara bir katkı sağlayacağı kanısındayım.

“Sancak Radyoları”... 26 yılını bu meslekte geçiren biri olarak geçmişimizi bilmeyi ve belgelemeyi her zaman kendimde bir “sorumluluk” olarak hissetmişimdir. Bu vesileyle; “Mücadele Yılları” denen 1963 ve sonrası dönemlerde, Bayrak Radyosu’nun aslında bir “türevi” gibi görünen ve “bölgesel radyoculuk”un ise yaygınlığı açısından çok önem taşıyan Sancak Radyoları’ndan; Mağusa Sancağı’na bağlı “Canbulat Radyosu”nun gelişimini bu kitapta çok detaylı bir şekilde bulmak mümkün. Kotak söz konusu radyonun kuruluşundan itibaren yer almış, Haber Müdürlüğü yapmış bir kişiydi. Ve o günlerde yazdığı haber ve yorumların (10 Şubat-31 Temmuz 1964) yer aldığı altı aylık bir sürecin tüm dökümanlarını da saklamayı bilmiş ki bu dökümanlar şu anda bu kitap içerisinde yer almaktadır. Haberler ve yorumlar nasıl bir belge niteliği taşır? Bu türden belgelerin satıraraları çok önemlidir. Yapılan “kişisel” yorumlardan öte olaylar ve toplumda yaratılan etkiler aslında o dönemin bir sosyo-politik izdüşümleridir. Anlatılanlar, verilmek istenen mesajlar, yaşanılanlar ve bu yaşanılanlara nasıl bakıldığı konusunda bizlere bilgi vermektedir. Bu da şu açıdan önemlidir; bugün bazı şeyler bize “hamaset” ya da “vatan hainliği” gibi görünse de, olayı ve yorumu kendi dönemi içerisinde değerlendirip daha bir doğru sonuç ve anlayışa varma konusunda yardımcı olabilmektedir.

Diğer yayınları da merakla beklediğimizi belirterek, Canbulat Radyosu’nun kuruluşuyla ilgili bölümden bir alıntıya yazımı tamamlamak istiyorum:

“...Halil Asilkan radyo vericisini güçlendirirken, Sancaktarlıkta yaptığımız toplantıda bizler de görev dağılımı yaptık. Toplantıya TMT Mağusa üyeleri katıldılar. Bayan üyeler ağırlıkta idi. Kemal Pehlivan; Canbulat Radyosu’nun yayın sorumluluğunu yüklendi. Ben; Haberler Merkezi’ni oluşturacaktım. Tüm öğretmenlerden ve öğrencilerden yararlanılacak, İngilizce ve Rumca bilenler göreve alınacaktı. Öğretmenler program yapımcılığını üstlendiler. Fidevs Kaşif(Kınalısoy) müzik yayınlarını, Şermin Kotak kahramanlık programlarını hazırlayıp sunacaktı. Yayına başlama tarihi olarak, 10 Şubat 1964 günü saptanmıştı...”

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1182 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler