1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Strovulos, Girne ve Çatoz kazıları bitti, Dikomo, Arçoz, Omorfo ve Lefkoşa devam…
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

Strovulos, Girne ve Çatoz kazıları bitti, Dikomo, Arçoz, Omorfo ve Lefkoşa devam…

A+A-

KAZILARDA SON DURUM… KAZILARDA SON DURUM…

 

Kayıplar Komitesi Kıbrıslıtürk Üye Ofisi’nden aldığımız bilgilere göre, Kayıplar Komitesi’nin Strovulos, Girne ve Çatoz’da yürütmekte olduğu kazılar, herhangi bir sonuca ulaşamadan tamamlandı.

Çatoz’da yedi “kayıp” sivil Kıbrıslırum’un olası gömü yeri aranmaktaydı…

Kayıplar Komitesi Kazılar Koordinatörü Arkeolog Demet Karşılı’dan aldığımız bilgilere göre Kayıplar Komitesi’nin Dikomo’da askeri bölge içerisinde efgaliptolar altında yürüttüğü ve iki ile dört “kayıp” şahsın gömü yerinin aranmakta olduğu kazılara devam ediliyor.

Kayıplar Komitesi’nin Arçoz, Omorfo ve Lefkoşa’da hapishane yanındaki kazıları da sürdürülüyor…

Kazı ekiplerinde olan tüm arkeologlarımıza, şirocularımıza ve diğer çalışanlara “Çok kolay gelsin” diyoruz…

 


Kıbrıslırum Meclisi Göçmenler ve Kayıplar Komitesi’ndeki toplantıda “kayıp” yakınları tepki gösterdi…

“Kayıplar konusu zamanla kapanıyor… Bulunan kayıpları gömecek sadece torunları kalıyor…”

Lefkoşa, 10 Ekim 2018(T.A.K): Kıbrıs’ta kayıpların bulunması ve kimlik tespitlerinin yapılması konusu dün Kıbrıslırum Meclisi Göçmenler ve Kayıplar Komitesi’nde ele alındı.

Fileleftheros gazetesi, “Kayıpları Gömmek İçin Sadece Torunlar Kaldı – Zaman ve Durağanlık, Konunun Kapanmasına Yol Açıyor ve Yakınlar Tepki Gösteriyor” başlıkları altında geniş yer verdiği haberinde, kayıpların tespit edilmesi ve kimliklerinin belirlenmesi konusu ile Kayıp Şahıslar Komitesi’nin çalışmalarının, Kıbrıslırum Meclisi Göçmenler ve Kayıplar Komitesi’nin dünkü toplantısında ele alındığını yazdı.

Gazete, kayıp yakınlarını temsilen toplantıya katılan Nikos Sergidis ve Haris Simonidis’in, yaptıkları konuşmalarda özetle, “Kayıp Şahıslar Komitesi’nin elde ettiği sonuçların çok zayıf ve yetersiz kaldığı, kayıp dosyalarındaki bilgilerin, Kıbrıslırum üye Nestoras Nestoros’un ofisindeki personel azlığından ötürü değerlendirilmediği” gibi şikayetlerde bulunduklarını yazdı.

Kıbrıslırum kayıplardan ikisi için son dönemde gerçekleştirilen cenaze törenine, kayıpların sadece torunlarının katılabildiklerini belirten gazete, bugüne kadar 664 Kıbrıslı Rum ve 212 Kıbrıslı Türk kaybın tespit edilebildiklerini vurguladı.

Kayıp Şahıslar Komitesi’nin Kıbrıslırum Üyesi Nestoros ise konuşmasında, kayıp kazılarının sadece gösterilen yerlere dayandırılarak yapılamayacağını, tüm bilgilerin edinilmesi ve örtüşmesi sonrasında yapılabileceğini belirterek, belgelerin incelenmesi sonrasında verilen ifadelerin gömü yerlerini gösterme konusunda yetersiz kaldığını ifade etti.

“Girne’deki Botanik Bahçesi’ndeki kazıları” örnek gösteren Nestoros, “Teknoloji Üniversitesi (TEPAK) tarafından GIS’le (Coğrafik Bilgi Sistemi) yapılan araştırma sonucunda dört apartmanın altında kayıpların olduğunun tespit edildiğini” belirtti.

Nestoros, Kıbrıslırum tarafındaki bir gazetenin yayınları sonrasında, kayıp naşı olması mantıklı olmayan bir noktada “duygusal sebeplerden ötürü” kazı gerçekleştirdiklerini ancak herhangi bir şeye ulaşamadıklarını ifade etti. Nestoros, “Kıbrıslıtürk şahitlerin yaklaşık 300 kazı yeri gösterdiklerini, bu bilgiler doğrulanmadan, araştırılmadan kazı yapılmasının sadece kayıpların yerini bilen Türkiye’yi rahatsız etmeyeceği” iddiasında bulundu.

Nestoros, “askeri bölgelerde bulunan 30 kazı noktasından altısının, verilen bilgiler kayda değer olmadığı için değiştiğini” belirterek, “kazı yapmak istedikleri noktalardan birinin ELDİK kışlası içerisinde bulunduğunu ve 40 askeri alanda da kazı yapmak istediklerini” vurguladı.

DNA ÖRNEĞİ VERİN ÇAĞRISI

Gazete, bir diğer haberinde ise, bazı Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk siyasi partilerinin Slovakya Büyükelçiliği nezaretinde 1974 savaşı sırasında bombalanan ve kazılar gerçekleştirilen Atalassa Akıl Hastanesi’ni ziyaret ettiklerini ve bilgi aldıklarını yazdı.

Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum siyasi partilerin ortak açıklamasına da yer verilen haberde, 1974’te hastane sakini 32 kişiden 17’sinin naaşlarına ulaşıldığı, aralarında Kıbrıslıtürkler’in de bulunduğu bu hastaların kimlik tespitinin yapılabilmesi adına ailelerine DNA örneği vermeleri çağrısında bulunulduğu da yer aldı.

(TAK Ajansı Rumca Haber Bülteni’nden – 10.10.2018)

 


 

Kallis, kimliklerin belirlenmesi için ailelere DNA örneği verme çağrısında bulundu

 

Temmuz 1974’te Türk uçakları Athalassa psikiyatri kliniğini bombalayarak geriye aralarında Kıbrıslıtürk kurbanların da bulunduğu 34 ölü bıraktı. 32 kurbandan şu ana kadar farklı alanlarda 17 kişinin kalıntılarına ulaşılabildi. Lefkoşa Genel Hastanesinin arka tarafında bulunan toplu mezarda 11 kişinin, mezarlığın karşısındaki üç ayrı mezarda ise altı kişinin kemikleri bulundu. Bombardımanların geride bıraktığı kraterde psikiyatri kliğinde kadınlar bölümünde sağlam bir zemin bölümü tespit edildi.

Bilim insanlarının yardımıyla kemiklerin kimlikleri belirlenmeye başladı ama buna rağmen kurbanların ailelerinin genetik malzeme vermeleri gerektiği için süreçte güçlükler görülmektedir. Cumhurbaşkanlığı Komiseri Fotis Fotiou’nun danışmanı ve kayıpların hikâyesini herkesten çok daha iyi bilen Ksenofontos Kallis, kemiklerin kimliklerinin belirlenmesi ve ailelerine iade edilmesi yönünde çabalarını sürdürmeye devam ediyor.

Kallis, salı günü kazılar ve kimlik araştırmaları süreci konusunda Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk siyasi partileri bilgilendirmek amacıyla yeniden Lefkoşa Genel Hastanesi’ndeki söz konusu alanda bulundu. Ziyaret, uzun yıllardır iki toplumdan partileri bir araya getiren Slovakya Elçiliği himayesinde gerçekleştirildi.

Kallis, ölenler arasında üç Kıbrıslı Türk hastanın da bulunduğunu, kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkan kemiklerin kimliklerinin tespit edildiğini, aralarında 1974’te hastanede tedavi altında bulunan bir Kıbrıslıtürk’ün de bulunduğunu ve ailesinin gerekli genetik örnek ve malzemeleri verdiğini açıkladı.

Altı kişinin kemiklerinin üç ayrı mezarda bulunduğunu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Engomi ’deki antropoloji laboratuvarına, örneklerin ise DNA testi için Enstitü’ye gönderildiğini söyledi. 

Kallis, “Şu ana kadar 17 kişinin kemiklerine ulaşıldı ve 7 kişinin kimlikler belirlendi. Daha önce söylediğim gibi 32 kişilik liste eylülde hazırlandı ve gömülü olan kişilerin kimliklerine göre hazırlanmadı ve tüm kayıpları temsil etmiyor. Tüm ailelere bilgi vermeleri çağrısında bulunuyorum. Kendi nedenlerinden dolayı kayıplarıyla ilgili bilgi vermeyen aileler olduğuna inanıyorum” dedi.

Kallis, kimliklerin belirlenmesinde ortaya çıkan güçlüklerin kemiklerin kalitesinden kaynaklanmadığını, bölgede bulunan tüm kemikleri için DNA örnekleri olduğunu belirtti.

“Dolaysıyla kötü durumda olmalarına ve tedavileri nedeniyle ilaç alıyor olmalarına rağmen kemiklerle ilgili sorunlar yok. Kimliklerin belirlenmesi için ailelerden genetik örneklere ihtiyaç var. Bu nedenle Temmuz 1974’te Athalassa Hastanesi’nde yakınları olan ailelere Cumhurbaşkanlığı Komiseri ofisiyle iletişime geçmeleri çağrısında bulunuyorum”.

Kallis, Psikiyatri kliğinde bombardımanda ölen 32 kişilik listenin doğru olmadığını ve Konstantinou ve Eleni Mezarlığında da gömülü olanların var olduğuna dair bilgiler olduğunu kaydetti ve şöyle dedi:

“Tüm bunlar araştırılıyor, ek veriler toplanıyor ama bu aşamada en önemlisi bulunan kemiklerin kimliklerinin belirlenmesi. Böylece, bir sonraki adımlarımızda durumu daha iyi değerlendirebileceğiz”.

Kallis, en son aileye bile yanıt verebilmek amacıyla şu ana kadar özgür bölgelerde gerçekleştirilen kazıların, bilgilerin olduğu noktalarda devam edeceğini dile getirdi.

Kallis, “Araştırmalar ilerliyor. Ağustos 1964’te Baf kazasında Türk uçakları tarafından bombalanan Paşiyammos hastanesi bölgesinde de bazı kazılar yapılabilir. Biz sadece zaman kazanmak için değil sonuç almak, kemikleri bulmak, ailelere cevap vermek bu başlığı ebediyen kapatmak için derinlemesine bir araştırma yapıyoruz” diye konuştu.

Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk siyasi partileri bu etkinlikte,  Slovakya Büyükelçisi Jan Skoda tarafından okunan ortak bir bildirge yayınladılar. Partiler bu açıklamayla, adada tüm askeri eylemlerden ortaya çıkan kurbanlar için duyulan üzüntü dile getirilerek Kayıp Şahıslar Komitesi tarafından kimliklerin belirlenmesi ve ailelerin acılarına son verilmesi yönünde yapılan çabalara destek ifade ediliyor.

Partiler ayrıca kayıp şahıslar ve gömülü olabilecekleri yerlerle ilgili bilgilere sahip olan Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürklere bunları ilgililere iletme çağrısında bulundular. Ayrıca, iki toplumun da savaşın tüm Kıbrıslı kurbanlarının anısına bir uzlaşma anıtı yapılmasını ciddi bir şekilde düşünme zamanın geldiği dile getirildi.

Yakın iş arkadaşı tarafından okunan kısa bir selamlama konuşmasında Cumhurbaşkanlığı Komiseri Fotis Fotiu, bunca yıldan sonra kayıp ailelerinin yakınlarını dini geleneklerine göre gömebilmeleri için beklemelerinin kabul edilemez ve insanlık dışı bir durum olduğunu belirtti.

Fotiu, Kıbrıs hükümetinin kayıplar konusunu insani konular olarak gördüğünü belirterek bu trajedinin böyle devam etmesine izin veremeyeceğine vurgu yaptı.

Fotiu’ya göre, çeşitli nedenlerden dolayı kayıplar listesinde isimleri bulunmayan yüzlerce Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk olduğunu vurguladı. Bu ailelerin kendi kayıp yakınlarıyla ilgili bilgi edinme hakları olduğunu belirten Komiser, ofisinin yardımcı olmak için mümkün olan her şeyi yapmaya hazır olduğuna vurgu yaptı. Fotiu, insani acının her yerde aynı olduğunu, ofisinin de bu inisiyatifle hareket ettiğini söyledi.

(Kıbrıs Haber Ajansı – 9.10.2018)

 

Bu yazı toplam 324 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar