1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Strange Union Ve Rock Müzik
Strange Union Ve Rock Müzik

Strange Union Ve Rock Müzik

Strange Union Ve Rock Müzik

A+A-


Filiz Uzun

Rock Müzik severler diğer müzik dinleyicilerinden farklıdır bana göre. Kim ne derse desin, dünyanın neresinde olursa olsun bu böyledir. Günümüzde sayıları diğer müzik severlere göre fazla olmasa da rock müzik dinleyenler (gerçek severler) değiştirmezler tarzlarını. Değiştirmemelidir de. Çünkü eğer yaşananlara isyan ediyorsan ve derdin bu dünya düzenine karşı savaş vermekse tam da sana uygun müzik türüdür Rock müzik.

Rock müzik aslında Blues müzikten doğan bir müziktir ve Blues müziği icat edenler de siyah ırktan gelen müzisyenlerdir. Blues müzik bir başkaldırıydı, onlara göre ezilmişliklerini müzikle ifade biçimleriydi.  Cazz’dan doğan blues daha sonra Rock müziği doğurmuştur ve isyan biçimi giderek yerini daha sert bir ifade biçimine dönüştürmüştür. Rock müzik felsefesini incelerken Blues ve Cazz müziği de incelemek gerekir. Elektro gitarın rock müzikte kullanılmasının en önemli nedeni ise acıyı ve isyanı çok iyi yansıtmasındandır. Acı çekenlerin ve isyan edenlerin müziğidir esasında Rock müzik.

Günümüzde acılar, savaşlar, ölümler artmıştır. İnsanlar, çocuklar savaşlar nedeniyle ölmektedir. Emperyalizme karşı, savaşlara karşı, güçlünün zayıfı ezmesine karşı bir başkaldırıdır Rock. İsyandır. Sözlerin ve müziğin sertleşmesi de bundandır. Sesi duyurmak adına bağırtılar da artmıştır. Elektro gitarın çıkardığı tiz sesler bana atılan çığlıkları hatırlatması bundandır.

Geçtiğimiz Cumartesi akşamı bir Rock festivaline katıldım ve uzun zamandır canlı olarak dinlemediğim Rock müzikle hasret giderdim. Hakikaten inanılmaz müzik yapan gençler var. Stange Union Grubu da o gecede bu festivalde sahne aldı. Hemen onlarla Kıbrıs’ta Rock müziğini konuşmak istedim.

Konuştuk, Lefkoşa’nın çok sevilen ve Rock severlerin de uğrak yeri olan sevgili Naime’nin mekanı olan Cadı Bar’da toplandık Stange Union grubunun üyeleri ile. Dinleyenleriniz vardır mutlaka bu grubu ancak dinlememişseniz büyük kayıp diyebilirim. Dünya çapında yetenekliler. Orçun Benli’nin  bence dünyanın çeşitli ülkelerindeki Rock vokalistlerinden hiçbir farkı yok. Albümlerini dinlerseniz bana hak vereceksiniz. Albümlerindeki Lost Without You parçasını, bana bilmeden biri dinletseydi eğer bu vokalistin Kıbrıslı bir türk olduğuna inandıramazdı. Müthişler hepsi. Müzisyenler de öyle. Bu albümdeki sözleri yazan Mehmet Özseyfiler de öyle. Ben böyle müzisyenlerle tanıştıkça çok mutlu oluyorum. Bir kez daha müziğin evrensel olduğunu, dünyaya müzikle açılmak için çok da geride olmadığımızı düşünüyorum.

Stange Union grubu hepiniz harikasınız. Bundan sonraki konserlerinizi kaçırmayacağım ve inanıyorum ki çok yakında sizlerin İngiltere’de ya da Avrupa’nın çeşitli yerlerinde konser haberlerinizi okuyacağız, bundan hiç şüphem yok. Kutlarım sizi. Rock müzikten vazgeçmeyin. Rock bir başkaldırıdır. Sizler de bu ülkenin düzenine ve sistemine müziğinizle Rock yapmaya devam edin. En sıkı takipçiniz olacağım….

MESLEKLERİ BAŞKA AMA…

F.U: Sizleri kısaca tanıyabilir miyiz?
O.G:
Ben Olcay Gündoğar.  Stange Union grubunda elektro solo gitar çalıyorum. Grubun ilk kurulduğu yıldan beri yani 7-8 yıldır bu grupta gitar çalıyorum. YDÜ Radyo-Tv-Sinema bölümü mezunuyum. Ancak mezun olduğum alanda hiç çalışmadım. Çünkü müzik, hayatımda her zaman daha çok ağır bastı. Kendimi bildim bileli müzik yapıyorum. Gitar dersi veriyorum.  Gitar çalmayı kendi başıma öğrendim. Günde 8-9 saat gitar çalışır, konservatuara giden arkadaşların notlarını alır çalışırdım. Bunun yanında da pedagoji dersleri aldım. 2008 yılından beri ders veriyorum.

C.O: Ben Cemal Osmanlılar. 17 yaşıma kadar İngiltere’de yaşadım. Grubun en yeni elemanıyım. YDÜ  İç Mimar bölümünden mezunum. Ben 14 yaşımdan beri hem solistlik yapıyorum hem de çeşitli enstümanlar çalıyorum.  Stange Union grubunun bateristiyim ancak gitar ve klavye de çalıyorum. Başka bir grubun da solistiyim. 

O.B: Ben de Orçun Benli. İşletme ve yöneticilik okudum. Şu anda kendi aile şirketimin başına geçmeye çalışıyorum. Stange Union grubunun vokalistiyim. Bu gruptan başka gruplarda da vokalistlik yapıyorum. 12 yaşında müziğe gitarla başladım. Daha sonra bas gitara ve en son da elektro-gitar çalmaya başladım. Ancak arkadaşlarım bana “sen çalma söyle” dediler ben de o günden beri solistlik yapıyorum.

F.U: Rock müzik Kıbrıs’ta çok fazla dinlenen bir müzik türü değil. Siz Kıbrıs’ta rock müzik hakkında ve grubunuz hakkında neler söylemek istersiniz?
Olcay:
Açıkçası çok büyük grupların seviyesine koyamam grubumuzu ancak Kıbrıs’ta hem bizim grubumuzdaki müzisyenler hem de diğer rock müzikle ilgilenen arkadaşlar dünyadaki diğer müzisyenlerden çok da aşağıda değildir bana göre. Çok iyi müzik yapan müzisyenlerimiz var. Kıbrıs’ın imkanları, ekonomik durum gibi birçok şey etkiler şu an yaptığımız müziği. Amerika’da rock müzik yapmak gibi değildir tabii ki Kıbrıs. Yine de ambargolar ve yetersizlikler başarı için engel teşkil etmez bence.

Orçun: Bizim Kıbrıs’ta insanlar gerçek anlamda müzik değil de popülariteye yönlenmiş durumda şu an. Buradaki insanların büyük bölümü müzik dinlemeye değil de sosyalleşmek için eğlence mekanlarına gidiyor. Amaç çalınan müziği dinlemekten çok arkadaşlarıyla sohbet etmek, buluşmak ve arkadaş edinmek için gidiyor mekanlara. Rock, pop, cazz … ne çaldığının bir önemi yoktur. Ayrıca şu an gündemde olan müzik türü popüler müziktir. Kıbrıs’ta çok iyi rock müzik yapan gruplar ve müzisyen arkadaşlarımız var. Ancak onların büyük bölümü de yaşamlarını sürdürebilmek için mecburen tarzlarını değiştirip popüler müziğe yönlenmişlerdir.

F.U: Sizce Rock müzik ne kadar dinleniyor?
Orçun:
Bence herkes rock müzik dinler. Rock denilince akla sadece ağır rock parçaları gelmemeli. Rock belirli kalıplara oturtulmuş müzik tarzıdır. Binlerce rock parça var. Ve herkesin mutlaka dinlediği ve sevdiği rock kalıpları olan parçaları vardır. Kimse sadece rock’çu ya da popçu veya cazcı değildir. Sevdiği rock parçaları, pop parçaları ya da blues parçaları vardır.

“BENİMSEYENLERİN SAYISI AZALDI”

F.U: Benim sormak istediğim rock sadece bir müzik tarzı değil rock felsefesini benimseyenler var mıdır gerçek anlamada Kıbrıs’ta?
Olcay:
Evet rock felsefesi vardır, bu bir yaşam felsefesidir. Düşündüklerinizle, okuduklarınızla ya da karşı olduklarınız veya hoşlandıklarınızla bire bir hayatla bağdaşır aslında. Rock müziğin yaptığı budur aslında, sizi sizin gibi düşünenlerle bağdaştırmak. Kıbrıs’ta rock felsefesini gerçek anlamda benimseyenlerin maalesef sayısı azaldı. Eskiden daha çoktu ama son dönemlerde sayıları azaldı. Çok da doğaldır bu aslında dünya değişiyor ve insanlar bu değişime ayak uyduruyorlar. Ben de Orçun’a katılıyorum. Son dönemlerde eğlence anlayışı da değişti. Müzik dinlemekten çok insanlar görünmek ya da piyasada olmak için dışarı çıkarlar. Bu karşı olduğumuz bir şey değil. Bu bir tercih meselesidir. Yalnız şu da bir gerçek ki rock müzik son dönemlerde hem müzik yapmak anlamında, hem rock felsefesi açısından, hem de rock severler açısından hem ülkemizde hem de dünyada düşüşte olduğu bir dönemdedir.

F.U: Cemal sana sormak istiyorum. İngiltere’de uzun yıllar yaşamış biri olarak Avrupa’da durum nedir?
Cemal:
Felsefe hakkında değil ama müzik hakkında şöyle bir fark var; Genellikle oradaki gruplar bizdeki gibi cover çalmazlar. Çok yeni kurulmuş gruplar dahi kendi ürettikleri müziği yaparlar. Kendi besteleri ile çıkarlar sahneye. Üretmek çok önemlidir orda. Eğer kendiniz üretemiyorsanız hayat bulamazsınız rock ya da müzik camiası içinde. Ancak kendi ürettikleriniz, albümünüz varsa diğer büyük grupların alt sahnesinde çıkarsınız konserlere ve sevilirseniz ilerlersiniz. Başka konserlerde de size yer verilir. Oradaki sistem sizi üretmeye ve daha iyisini yapmaya iter. Burada böyle bir şey yok. Albüm yapmak için çok emek harcarsın ancak geriye dönüşü yok pek de anlam ifade etmez bu insanlar için. Para da kazanamazsınız. Bir de şunu söylemem gerekir ki İngiltere’deki barlarda  müzik yapan gruplardaki müzisyenler, buradakilerden çok daha zayıftır müzik kalitesi açısından. Kıbrıs’ta çok iyi müzisyenler vardır.

ALBÜMLER

F.U: Bence müzisyeni müzisyen yapan en önemli şey üretmesidir. Sizin de albümünüz var. 2. albüm gelecek mi?
Olcay:
Bu grubun oluşmasının en önemli nedeni buydu zaten. Bir araya gelme amacımız buydu, yani üretmek. Herkesin besteleri vardı ve bunları birleştirip bir albüm oluşturmaktı hedefimiz. Mehmet Özseyfiler adında bir arkadaşımız vardı. Grubun kurucusu. İngiltere’de yaşıyordu. Kıbrıs’a geldi ve bir grup kurmak istedi. O dönemdeki menejerimiz önce beni buldu. Daha sonra Orçun ve diğer grup üyelerini toparladık. Mehmet Özseyfiler’in yazdığı sözler vardı ve bir de küçük demo oluşturmuştu. Önce birlikte grubu oluşturup bir süre bazı mekanlarda çalmaya başladık, grubun elemanlarının birbirine alışması kimyamızın uyuşması için. Daha sonra da kayıt yapıp alternatif rock tarzında ilk albümümüzü oluşturduk. 2. albüm için çalışmaya başladık. Ancak Orçun askere gidiyor. Mehmet İngiltere’ye döndü. Sözleri yine Mehmet Özseyfiler yazacak.

F.U: Albümünüzün olması size avantaj sağladı mı? Maddi ya da manevi?
Olcay:
Maddi kazanç sağlamadı ama İngiltere’den konser teklifi aldık. Konsere gittik. Türkiye’de de konserimiz oldu ve en güzeli de konserlerde kendi bestelerimizi, ürettiklerimizi çaldık. Çalmaya da devam ediyoruz. Tekrar toparlanıp 2. albümü oluşturmayı da hedefliyoruz. Bizim hedefimiz bu zaten üretmek.

F.U: Şu an CD ve albümden çok üretilen parçalar Youtube ya da iTune’da paylaşılıyor. Hem daha az masraflı.
Olcay:
Biz de bu konu hakkında düşünüyoruz. Albüm yerine ürettiklerimizi buralardan dinleyici ile buluşturmak.

Cemal: Ben geçen yıl İngiltere’de bir gruptaydım ve oradaki herhangi bir barda çalabilmek için barın sahibi internette olan parçalarının 10 bin adet ‘like’ almış olması gerekiyordu. Yani sevin grubunun bu kadar beğenileni varsa bara da insan getirebileceğin düşünülür işletmeci olarak. Burada da çok farklı değil bence aldığın beğenilere olmasa dahi senin ne kadar dinleyici kitlen olduğuna bakılır.

Olcay: Buradaki sistem de çok kötü aslında. Mekana insan toplamak müzisyenin derdi olmamalı. Mekan sahiplerinin sorumluluğu olmalı. Reklam yapmak uğraşmak istemiyor ya da afiş basmak mekanının tanıtımını ya da çıkaracağı grubun tanıtımını yapmak masraflı gelebiliyor işletmecilere. Bazı mekanlar öyle değil ama. Güzel reklam yapıyorlar. 10 yıldır müzik yapan bir grup mesela her hafta bir mekanda çıkıyorsa her hafta mekana arkadaşlarını toplayamaz. Kısacası her şeyi müzisyenden beklememek lazım.

ROCK VE SORUNLARI

F.U: Rock müzik batı müziğidir ve bizler de batılı değiliz. Bu müziğe alışmak için zamana ihtiyaç vardır diye düşünürüm. Daha sık konserler ve rock’u yumuşatarak sevdirmek fikri hakkında ne düşünürsünüz?
Olcay: Dediğiniz tarzda gruplar var zaten. Her grubun tarzı farklıdır. Bizim yaptığımız tarzdaki Rock’un dinleyicisi hakikaten azdır ve biz bunun bilincindeyiz. Bizim grubumuzun amacı kendi tarzımızdaki Rock’un az dinleniyorsa dahi sevdiğimiz işi yapmaktır. Dinleyicimiz 10-20 fark etmez bizim için. 10 kişi dahi severek ve eğlenerek, keyif alarak dinliyorsa biz bundan mutluluk duyarız. Bizler kendi bestelerimizle kendi Rock parçalarımızla var olmak isteyen bir grubuz. 2. albümde yine de bizden bir şeyler koymayı istiyoruz, dünyaya açılmak ve kendi ürettiklerimizle sesimizi duyurmak.

Orçun: Bizler emek koyuyoruz ortaya. Müzisyenler üretmelidir. Üretmek yerine piyasa müziği yapmak ve bundan para kazanmak bir tercihtir, bizler buna saygı duyarız ancak bizim felsefemiz bu değil. Kendi bestelerimizle dünya Rock’u arasında var olmak. Tek başına üretmekle de olmuyor. Kendi ürettiklerimizle dünyaya açılabilmemiz tek başımıza mümkün değildir. Örneğin teklifler alsak bile bazı ülkelerden şu aşamada kendi başımıza bunu yapma gücümüz yok ama biz yine de üretmeye devam edeceğiz ve grubumuzun çizgisini bozmayacağız. Gazetelerde Kıbrıslı Türk Rock grubu İngiltere’de konser verdi diye yazarsa herkes gururlanır ancak bu süreci yaşayabilmemiz için destek olunuz desek bunu yapan çıkmaz. Biz kendi mücadelemizi veriyoruz. Bizim albüm veya üretmekteki amacımız para kazanmaktan çok dünyada var olmak içindir. Çünkü dünyada böyle, ürettiklerinize bakıyorlar.

Cemal: Ben farkındayım ki bizim çaldığımız mekanlarda dinleyenler yaptığımız müziği bilmez. Ve belki de beğenmeyecek. Ancak bizim için 3 kişi bile anlıyorsa veya keyif alıyorsa benim için yeterlidir çünkü ben sevdiğim işi yapıyorum ve benim için önemli olan da budur. Kısacası bu bizim alıştığımız bir durumdur.

Olcay: Mesela NEU Park’taki konserde 7-8 bin kişi vardı. Ancak bazen 50 kişilik bir barda daha çok keyif alabilirsiniz. Bu tamamen enerji işi.

Orçun: Eğer insanların tepkilerine göre hareket edersen rock müzikten vazgeçmemiz gerekir. Rock Kıbrıs’ta çok dinlenen bir müzik değildir. Ben İngiltere’de 3 sene müzik yaptım. İnsanlar müzik dinlemeye gelir ve seni farklı görürler, hele de canlı müzik yapmak çok ayrıcalıktır. Bizde maalesef mekanlarda insanlar oturmak ister sohbet etmek ister. Müzik pek de umurlarında değildir.

F.U: Ben şu an büyümekte olan genç neslin çok daha fazla müzik bilgisi olduğunu düşünüyorum. Hem dünyayı takip ediyorlar hem de yabancı dil bilgileri çok daha iyi. Ve iyi müzik dinliyorlar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Cemal: Evet kesinlikle katılıyorum. Bizim dönemimizde internet yoktu. Kasetlerle büyüdük. Şimdiki gençler daha şanslı. Farklı tarzlar keşfedebilir hatta müziği oradan öğrenebilirler.

Orçun: Ben de küçükken çok müzik dinlerdim ve Kıbrıs’ta örnek aldığım müzisyenler var. Mesela Okan Ersan. Okan abiyi dinlemeye gittiğimde onun farklı olduğunu düşünürdüm. İnanç abi veya Hasan abi. Çok yaş farkımız yok belki ama biz onları örnek aldık. Çünkü çok iyi müzisyenler vardı o zamanlar. Şu an ise örnek alacakları insanlar daha çok popüler müzik yapanlar, çünkü şu an sahnede onlar var. Şu an  popülarite moda. Üretim yok, kolay yol, başkasının çaldıklarını söylediklerini söylemek daha kolay. Ben gelecek neslin de örnek aldıklarından dolayı üretimden uzak bir sistemle büyüdüklerini düşünüyorum maalesef.

DÜŞÜNCELER

F.U: Yaz sezonu başladı. Geçtiğimiz Cumartesi bir konseriniz oldu Rock festivalinde. Var mı yeni konserler?
Olcay:
Bizim dinleyici kitlemiz yurt dışında okuyan öğrenciler. Tüm sohbet boyunca konuştuğumuz nedenlerden dolayı bizler öyle her hafta konser vermiyoruz. Şu an kesin planlananlar var 23 Mayıs’ta Nostalji Bar’da, 1984’te de bir konser planladık. Festivaller de olacak ama şu an kesin değil.

F.U: Rock müzik söylemek çok zor bunun için özel bir çalışmanız var mı?
Orçun:
Doğru şekilde çalışmak çok önemlidir, tabii bir de çok çalışmak. Doğru çalışmazsanız eğer ses telleriniz hastalanır. Bunun için çalışıyoruz.

F.U: Son olarak söylemek istedikleriniz?
Cemal:
Gençler, Rock müzik severler konserlerimize gelsinler ve lütfen kafa sallasınlar. 

Olcay: Ben ülkeyi hatta dünyayı ve müziği geliştirecek olanların gelecek olan gençler olduğunu düşünüyorum. Onlar gelişir ve kaliteli yapılan müziği öğrenirlerse ülkede müzik kültürü de değişecektir. Belki ülkedeki devlet büyüklerine olan baskı da artacaktır ve ülkemizde de müziğe ve müzik yapana değer verilecektir o zaman diye düşünürüm. Telif hakları Müzisyen hakları gibi haklar ülkemizde de gündeme gelecek.

Orçun: Müzik sever ve müzik yapan genç arkadaşlarıma tavsiyem kendi içlerinden gelen sesi dinlesinler moda olanı değil de kendi içlerinden gelen yapmak istedikleri müziği yapsınlar ve dinlesinler. Kendilerini doğru hissettiren müziği yapsınlar. Gerçekten yaptıkları işe inansınlar. Onları yansıtan müziği yapsınlar ve doğru kaliteli müzik yapsınlar.

Olcay: Hayatınıza giren çıkan birçok arkadaşınız dostunuz olur ve çok azı kalır yanınızda. Müzik de yanımızda kalan dost gibidir ve hayatımızın sonuna kadar bizimle kalacaktır. O yüzden öncelikle her müziği dinleyebiliriz ancak mutlaka günün sonunda bize en uygun tarz kalıcı olacaktır ve ölene kadar bizimle kalacaktır. Doğru tarzı bulmak için doğru müzikler dinlemek gerekir. Enstrüman çalacaksanız da aynen öyledir. Kendi felsefenize uygun müzik ve enstrümanı bulmanız gerekir.

Cemal: Müzik bence bir ifade biçimidir. Ben müzik yapmaya başlayan arkadaşlara seslenmek isterim.  İfade biçimlerine hiçbir zaman kaybetmesinler nasıl hissediyorlarsa öyle çalıp söylesinler. Müzikleri kendilerine özgü olmalı. Taklit olmamalı. Çünkü taklit geçicidir, kalıcı olan doğal olandır her zaman. Müzikte yanlış bir yol yoktur eğer senin içinden gelen şeyse eğer. Senin içine sinmişse ve seni mutlu etmişse o doğru olandır. Eğer bu içinden gelen müziği başkalarına da hissettiriyorsan eğer işte doğru müzik odur.

Bu haber toplam 1029 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 209. Sayısı

Adres Kıbrıs 209. Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler