1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Sporu siyasiler yönetmesin'
Sporu siyasiler yönetmesin

'Sporu siyasiler yönetmesin'

23 yaşında atletizme veda eden Eser Erçin, geçmişte yaşadığı birçok sıkıntıyı YENİDÜZEN’e anlattı

A+A-

KAYIP YILDIZLAR -4-

 

23 yaşında atletizme veda eden Eser Erçin, geçmişte yaşadığı birçok sıkıntıyı YENİDÜZEN’e anlattı:

 

“Sporu siyasiler yönetmesin”

 

·        Erçin: “Lütfen siyasiler Spor Bakanlığı yapmasınlar. Sporu siyasete alet etmesinler. Bu işi uzmanlarına bıraksınlar. Ancak bu şekilde spor ilerleyebilir. Burada spor akademisi var. Sporcular bu akademiden faydalanıp dünyada yarışacak konuma gelebilir. Sporun yönetimini gerçek anlamda bu işten anlayan bilim insanlarının yapması gerekir”

 

·        “Askerlikten sonra iş aramaya başladım. Sırf atletizme devam edebilmek için de dönemin Spor Bakanı ve ilgili kişilerden herhangi bir sahada sulama işlerini bile yapabileceğimi, yeter ki bana bir iş imkanı sağlamalarını rica ettim. Ahmet Kaşif ile de görüştüm. Ancak bunun olanaksız olduğu cevabını aldım ve bunun üzerine İngiltere’ye göç ettim”

 

·        “Bir haber üzerine dönemin Spor Bakanı Ahmet Kaşif, bir basın toplantısı düzenledi. Ancak basın olarak gelenler siyasi gazetecilerdi ve konunun ne olduğunu bilmiyorlardı. Kimse beni tanımıyordu. Eyüp Zafer Gökbilen de oradaydı. Çıkan haberler ve yaşanan olaylardan dolayı beni sorgularcasına konuşmaya başladı. İşte bu toplantıdan sonra atletizm benim için bitti”

 

 

Sinem BAŞTAŞ-Gürtap DAVUTOĞLU

 

Atletizmde ender yeteneklerden birisi olan Eser Erçin, 9 yaşından 23 yaşına kadar 14 yıla birçok başarılar sığdırdı.

Atletizmden 23 yaşında kopan 31 yaşındaki Eser Erçin, yaşadığı birçok sıkıntıyı YENİDÜZEN aracılığıyla aktardı.

Şuan Çangar Motors’ta yöneticilik yapan Eser Erçin, ofisinde bizi ağırlarken, geçmişte yaşadıklarını, duygulu bir şekilde anlattı.

Eser, bir dokunduk bin ah işittik misali yaşadıklarını anlatırken, çok fazla soru sorma ihtiyacını hissetmedik. Çünkü soracaklarımızın cevabı hafızasında hazırdı.

 

“İŞ VERİLMEDİ, GÖÇ ETTİM”

 

Atletizmi gencecik yaşında bırakan Eser, bırakma nedenlerini anlattı.

“Askerlikten sonra iş aramaya başladım. Sırf atletizme devam edebilmek için de dönemin Spor Bakanı ve ilgili kişilerden herhangi bir sahada sulama işlerini bile yapabileceğimi, yeter ki bana bir iş imkanı sağlamalarını rica ettim” diyen Eser Erçin, sözlerine şöyle devam etti:

“Maddi ve manevi destek istedim kısacası ve Ahmet Kaşif ile de görüştüm. Ancak bunun olanaksız olduğu cevabını aldım ve bunun üzerine İngiltere’ye göç ettim. İngiltere’ye giderken amacım hem işlemek hem de oradaki bir takımla çalışmaktı.”

 

“LONDRA’DA DWAİN CHAMBERS İLE ÇALIŞTIM”

 

Eser, “İngiltere’de Londra Toplum Postası’nda işe başladım. Ta ki Kıbrıslı Türk Asım Dilaver’le tanışana kadar atletizm ile ilgili bir takımda çalışamamıştım. Asım Dilaver beni Dwain Chambers ile tanıştırdı. Onunla aynı takımda 6 ay idman şansı buldum. Ancak hem çalışıp hem antrenman yaptığım için performansımda gerileme olmaya başlamıştı. Yine de takımda bana yer açmışlardı. Fakat performans olarak ilerleyemeyince ülkeye dönmeye karar verdim” şeklinde konuştu.

 

“ANTONIO DRAKOS İLE TANIŞTIM”

 

Kıbrıs’a döndükten sonra YDÜ’de çalışmaya başladığını anlatan Erçin, “Reşat Oğuz ile Limasol’a Kıbrıs Şampiyonası’nı izlemeye gittim. Orada Kıbrıs Atletizm Federasyon Başkanı Antonio Drakos ile tanıştım ve beni davet etti. Ben de kabul ederek idmanlara başladım. İdmanlarımı sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez GSP Stadyumu’nda yapmaya başladım” dedi.

 

“POLİTİKAYA ALET OLMADIM”

 

Rum tarafında Atina 2004 yarışları öncesi iyi bir bayrak takımı yarattıklarını hatırlatan Erçin, “Takım bir Türk , bir Maronit ve iki Rum’dan oluşmaktaydı. Çalışmalarımız çok iyi seyretti ancak ne zaman ki politik mesajlar ve çevre baskısı (2003-2004 yılları arası) sertleşti ben de dayanamayıp bir kez daha KKTC’de koşmamak üzere yarışlara hazırlanırken bıraktım” şeklinde sitemini dile getirdi.

 

“SABAH GAZETESİ’NDE ÇIKAN HABER ABARTILIYDI”

 

KKTC’de yarışmamasının nedenini sormadan anlatmaya başlayan Erçin: “Neden mi KKTC’de bir daha koşmamak üzere bıraktım, size bahsedeyim. İngiltere Manchester’de Commenwealth Oyunları’na katılabilmek için Kıbrıs Cumhuriyeti ve İngiltere Atletizm Federasyonlarına başvurulmuştu. Bunun üzerine Sabah Gazetesi’nde çok ilginç haberler çıkmıştı. Çıkan haberlerin doğru yanı olmasına karşın büyük ölçüsü abartıydı” dedi.

 

“SİYASİ GAZETECİLERLE TOPLANTI OLDU, KİMSE BENİ BİLMİYORDU”

Erçin konuşmasına devamla “Bu haber üzerine Ahmet Kaşif bir basın toplantısı düzenledi. Ancak basın olarak gelenler siyasi gazetecilerdi ve konunun ne olduğunu bilmiyorlardı. Kimse beni tanımıyordu. Eyüp Zafer Gökbilen de oradaydı. Çıkan haberler ve yaşanan olaylardan dolayı beni sorgularcasına konuşmaya başladı. Ahmet Kaşif ise konuşmasını keserek Eser’e gerekli desteğin verilmesini sağlayacaklarını, sponsor konusunda yardımcı olacaklarını söyleyerek konuşmasına devam etti. Ancak her şey basın toplantısında konuşulanlarla kaldı. İşte o toplantıyla KKTC’deki atletizm benim için bitmiş oldu” ifadelerini kullandı.

 

“BIRAKTIĞIM İÇİN PİŞMAN DEĞİLİM”

Atletizmi bıraktığı için pişman olmadığını söyleyen Erçin, “Arkadaşlarımın bir eşofman, benzin parası, uçak bileti için atletizm yapmaya çalıştıklarını gördükçe üzülüyorum.

Bugün atletizmi yapacak bütçe ve konuma sahibim ama kimin için ve ne için yapayım?” diye sordu.

 

“MELİZ’İ AYAKTA İZLEDİM”

Erçin, yine de atletizmden tamamen kopmadığını ve Yiğitcan ile Meliz’i yakından takip ettiğini söyledi. Erçin, “Çangar Motors olarak Meliz’e çok güzel malzeme yardımı yaptık. Yiğitcan’ı Fransız Atlet Lopet’e benzetiyorum. Meliz’i Fransa’daki yarışmada ayakta izledim. Onların başarılarını görmek beni gururlandırıyor” dedi.

 

“SİYASİLER SPOR BAKANLIĞI YAPMASIN”

Spordaki en önemli sıkıntıların başında sporu siyasilerin yönetmesi olduğunu vurgulayan Erçin şöyle konuştu: “Lütfen siyasiler spor bakanlığı yapmasınlar. Sporu herhangi bir siyasinin yönetmemesi gerekir. Sporu siyasete alet etmesinler. Bu işi uzmanlarına bıraksınlar. Ancak bu şekilde spor ilerleyebilir. Burada spor akademisi var. Sporcular bu akademiden faydalanıp dünyada yarışacak konuma gelebilir. Sporun yönetimini gerçek anlamda bu işten anlayan bilim insanlarının yapması gerekir.”

 

 


KISA SORULAR… NET CEVAPLAR…

 

·        SORU: Hiç antrenörlük yapmayı düşündün mü?

·        CEVAP: Atletizm Federasyonu’nun açmış olduğu atletizm antrenörlük kursunu bitirip sertifikamı aldım. Ama antrenörlük yapmadım.

 

·        SORU: Atletizmi izliyor musun?

·        CEVAP: Kısmetse önümüzdeki yıl Londra Olimpiyatları’nı izlemek için İngiltere’ye gideceğim. Uluslararası organizasyonları fırsat buldukça izlemeye çalışıyorum.

 

·        SORU: Atletizm Federasyonu’nun en önemli sıkıntısı nedir?

·        CEVAP: Atletizm Federasyonu’nun bütçesinin az olduğunu düşünüyorum. Çünkü dış ülkelerde olimpiyat dediğimiz zaman akla atletizm gelir. Ancak bütçesi en az federasyon atletizmdir. Bu yüzden bu bütçenin artırılması şarttır. Sistematik bir şekilde çalışılıp yeni atletler çıkarılması gerekir. Bu da diğer federasyonlara örnek olacaktır. Futbol dışında da birçok spor branşı vardır. Bunu hatırlamamız gerekir.

 

·        SORU: Lefkoşa’daki tartan pistte hiç yarışmadın, neler hissediyorsun?

·        CEVAP: Ben derecelerimi daha çok toprak pistte yaptım. Lefkoşa’da tartan pist yapılınca gidip göremedim bile. Çünkü tartan piste koşmadığım için bu bana acı veriyor. 200 m koşarken rüzgarın sesini kulaklarımda hissetmek isterdim. Ama gidip görmeye cesaretim yok.

 

·        SORU: Atletizm sana ne kazandırdı?

·        CEVAP: En büyük avantajım, Lefke Avrupa Üniversitesi’nin 4 yıl boyunca bana burs vermesidir. Spor kanalıyla okulumuzu bitirmiş olduk. Ailemizin üzerindeki maddi külfeti hafiflettik. Lefke Avrupa Üniversitesi benim gibi birçok genci hem eğitti hem de liseden sonra bitecek olan spor yapma olanağını sağlayarak sporu üniversiteye taşıyabildi. Bunları söylemeden geçmek istemedim. Buradan teşekkürü bir borç bildiğimi yinelemek isterim. Bizler de onlara bu borcumuzu şampiyonluklar kazandırarak ödemeye çalıştık.

 

·        SORU: İdeallerin nedir?

·        CEVAP: En büyük idealim kendi çocuğumu başarılı bir sporcu olarak yetiştirebilmek. Bunun için önce jimnastik, sonra oyunsal becerisinin ne olduğunun takibinden sonra ilgi duyduğu bir spor dalına kanalize etmek isterim. Bu şekilde yaparsak yetenek seçimlerimiz kolaylaşır. Bir şekilde ülkemiz tanınır veya Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında barış sağlanırsa yetiştirmiş olduğumuz sağlıklı yetenekli sporcularımızın varlığını göstermiş oluruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 699 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler