1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Sosyal Sigorta' tarihe havale!
Sosyal Sigorta tarihe havale!

'Sosyal Sigorta' tarihe havale!

Ay sonları hep böyle oluyor artık. Kamu çalışanları ya da Sosyal Sigorta emeklileri ödenemiyor. Bakanlar Kurulu “acilen” toplanıyor. Ve alıyor eline tırpanı!.. Ya bir yasa tasarısı geçiriyor. Ya kanun hükmünde kararname... Yahut bir Bakanlar K

A+A-

Ay sonları hep böyle oluyor artık.
Kamu çalışanları ya da Sosyal Sigorta emeklileri ödenemiyor.
Bakanlar Kurulu “acilen” toplanıyor.
Ve alıyor eline tırpanı!..
Ya bir yasa tasarısı geçiriyor.
Ya kanun hükmünde kararname...
Yahut bir Bakanlar Kurulu kararı...
Ne çıkarsa çıksın, fatura bu ülke insanına, genelde de çalışanına kesiliyor.
Elinde tırpan, hakları tırpanlayıp duruyor hükümet...
Sonra da “ev ödevi”ni gösterip Yardım Heyeti’nden parayı alıyor, maaşları ödüyor.

 

SON “KARA ÇARŞAMBA”

Geçen çarşamba da böyle oldu.
Sosyal Sigorta emeklileri ödenemedi.
Bakanlar Kurulu iki gün üst üste toplandı ve çalışma hayatıyla ilgili bir yasa tasarısının kabul edildiği duyuruldu.
Ancak o kararın ve tasarının içeriği kamuoyuna açıklanmadı.
Anlaşıldığı kadarıyla Sosyal Sigortalar’da emekli olma yaşı kademeli olarak 60’a yükseliyor, Bakanlar Kurulu’na sigorta primlerini iki katına kadar yükseltme yetkisi veriliyordu.
Ölüm, işsizlik, doğum izni gibi bazı konularda da kazanılmış kimi haklar budanıyor, geriye götürülüyordu.
Bakanlar Kurulu kararı sonrası yapılan açıklamalar ve gösterilen tepkiler özetle bu şekildeydi.

SOSYAL SİGORTA DEĞİL, SOSYAL GÜVENLİK

Hükümetin geçirdiği tasarıda bunlar da var, evet...
Ancak en az bunlar kadar önemli bir yönü var ki, toplum henüz bunun farkında değil...
Tasarıyı bulup inceleyen, konuya hakim bir uzmanın aktardığı bilgiler, konunun boyutlarının emeklilik yaşı ve sigorta primlerinden çok daha geniş olduğunu gösteriyor.
Konunun can alıcı noktası şu:
Bakanlar Kurulu’nun onayladığı tasarı, Sosyal Sigortalar Yasası’nın değil, Sosyal Güvenlik Yasası’nın değişmesini öngörüyor.
Kamuoyu sanki “Sosyal Sigortalar Yasası’nda değişiklik oluyor da yaşlara ve primlere dokunuluyor” diye algılamıştı kararı...
Oysa öyle değil!..
Bütün Sosyal Sigortalılar, 1 Ocak 2008’de yürürlüğe giren ve o tarihten sonra işe başlayan herkesi kapsayan Sosyal Güvenlik Yasası kapsamına alınıyor.
Sorgusuz sualsiz...
Tercih hakkı verilmeksizin...
Apar topar ve kimseye danışmadan, konuşmadan...
2008 başında işlemeye başlayan yasa, geçici bir maddeyle Sosyal Sigortalılara ve kamu görevlilerine bu yasa kapsamına geçmek için bir yıl içinde tercih hakkı veriyordu. Emeklilik yaşını geciktirmeyi kabul edenler yeni şemsiye altına girebiliyordu. Ama kişisel tercih hakkını kullanarak... Böyle tepeden inme bir kararla değil!..
Meclis’e havale edilen değişiklik yasa tasarısının en önemli tarafı bu...
Tasarı bu şekilde Meclis’ten geçerse eğer, bütün Sosyal Sigortalılar Sosyal Güvenlik Yasası kapsamına geçmiş olacak.
Bunun bir diğer anlamı da şu: “Sosyal Sigorta” tarihe havale ediliyor!..
Zaten tasarı da birkaç maddesi dışında Sosyal Sigortalar Yasası’nın birçok maddesini yürürlükten kaldıracağını açık açık yazıyor.
Emekli yaşının ileriye atılması, prim artışının Bakanlar Kurulu yetkisine verilmesi ve diğer geri adımlar da işin cabası tabii...

 

SIRADA KAMU GÖREVLİLERİ VAR

Peki ama neden bu yol seçilmiş olabilir?
Hukuk tekniği bakımından, Sosyal Sigortalılarla ilgili bir düzenlemenin Sosyal Sigortalar Yasası’nda yapılması gerekmez miydi?
Evet, aynen bu yapılmalıydı.
Ama yapılmadı.
Neden?
Uzmanlar lafı fazla uzatmadan şunu söylüyor: Demek ki sırada kamu görevlileri de var!..
Yani, şimdi Sosyal Sigortalıları emrivakiyle Sosyal Güvenlik şemsiyesine sokan hükümet, bir sonraki adımda kamu görevlilerini de aynı şemsiyenin altına alacak ve bu şekilde “ev ödevi”ni yapmış hale gelecek.
Yani kamu görevlileri de yakında “60 yaşta emeklilik ve iki kat prim ödeme” operasyonuna hazır olsun.
Bu kadar açık ve net...
Eğer hükümette niyet bu olmasaydı, Sosyal Sigortalar Yasası’nda değişikliğe gider, yaşı da, primi de yükseltir, meseleyi hallederdi.
Yöntem şu: Önce sigortalı, sonra memur!..
Yani sırayla ve yavaş yavaş...
Herkese geliyor işte sıra!..

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1123 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler