1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Sorumluluk Nedir?
Sorumluluk Nedir?

Sorumluluk Nedir?

Akşamüzeri Demirhan’ı geçtik Mağusa yönünde ilerliyoruz. Arabanın ışıklarını henüz yaktım. Hızım ortalama seksen kilometre. Arka koltukta eşim çocukla birlikte. Yola çıkmadan önce puseti ters çevirip emniyet kemeriyle koltuğa bağlayana kadar neredey

A+A-

 

 

Akşamüzeri Demirhan’ı geçtik Mağusa yönünde ilerliyoruz. Arabanın ışıklarını henüz yaktım. Hızım ortalama seksen kilometre. Arka koltukta eşim çocukla birlikte. Yola çıkmadan önce puseti ters çevirip emniyet kemeriyle koltuğa bağlayana kadar neredeyse yarım saat harcamıştık. Ülkemiz koşullarına göre otoban sayılan çift şeritli Mağusa yolunda seyahat edecektik. Şimdi çocuk pusette rahat rahat, huzurlu ve emniyetli bir şekilde uyuyor.

Uzun tartışmalar sonucu Meclis, geçtiğimiz Haziran ayında arka koltukta emniyet kemeri takma ve çocuk koruma sistemlerinin kullanılmasıyla ilgili yasayı kabul etmişti. Hazırlıkların yapılmasına zaman tanımak amacıyla yasa altı ay sonra, yani Aralık’ta yürürlüğe girecek. Ayrıca kamyon, kamyonet, otobüs, ninibüs gibi araçlarda da emniyet kemeri kullanma zorunluluğu getiriliyor. Süre dolmadan, son an beklenmeden polisin veya sivil toplum örgütlerinin çocuk koruma sistemlerinin ve diğer uygulamaların nasıl olması gerektiği konusunda vatandaşa bilgi aktarması, hatırlatma yapması gerekmektedir.

Bir anda eşimin çığılıyla irkildim. Şaşkınlık, endişe ve korkunun bir birine karıştığı  ses tonuyla; “Aman Allahım! Çocuk araba sürüyor.” diye bağırdı.

Başımı çevirip yanımdan geçmekte olan arabaya baktığımda şok oldum. Vücudumda kaç tane kıl varsaydı hepsi diken diken oldu.

Direksiyon başındaki baba üç yaşlarındaki çocuğunu kucağına oturtmuş araba sürüyor. Biçare yavru kendisini ne beklediğinden habersiz dümeni tutuyor. Ölümle oynuyor. Anne kendi halinde arka koltukta oturuyor.

Gördüklerimin doğru olamayacağını düşündüm; “Olamaz.” dedim. Bu çağda, bu zamanda böyle bir görüntü olamaz...

Adamın kucağında çocuk, direksiyonu tutuyor. Anne arkada oturuyor. Yaklaşık yüz yirmi kilometre hızla otobanda gidiyorlar. Hepsi de mutlu. Herşey olağan, herşey normal...

Arabayı zar zor yetiştim. Camı açıp “Ödürecen çocuğu.” diye bağırdım.

Adam şaşırdı. Elini döndürerek “Ne var!” diyerek söylendi.

O esnada yonca kavşağına geldik. Adam sol tarafa İskele istikametine saptı, bizse Mağusa yönünde devam ettik.

Donup kaldık. Neydi bu gördüklerimiz? Nasıl bir baba, nasıl bir anne küçük yavruyu direksiyon başına oturtup yüz yirmi kilometre hız yapar ve bunu normal görür!?

Tüm bunların olağan görünmesinin nedeni nedir?

Bir yanda yasalar, yollar, kurallar, levhalar... Öte yanda yavru çocuğu direksiyon başına oturtan baba, ses çıkarmayan anne...

Sorumluluk nedir?

Davranışlarımızın sonucununu göze alabilmek mi?

Davranışlarımızın sorumluluğunu da alabilmek için özgür irademizle ortya çıkması gerekmektedir.

Bu nasıl bir özgür irade ki küçük yavruyu direksiyon başına oturtabiliyor. Doğacak olan sonuçtan anne, baba sorumludur. Ne devlet, ne kurallar, ne polis, ne de bir başkası...

Bireysel veya toplumsal yaşamımızdaki davranışlarımız, kararlarımız ve tercihlerimizin doğurduğu olumlu veya olumsuz sonuçlardan kendimiz de sorumluyuz.

Bugün Lefkoşa pislik içinde ise başkan koltuğuna oturan kadar, onu oraya oturtan da sorumludur. Bizim tercihlerimiz, kararlarımız sonucunda birileri orada oturuyor. Sonuçlarından biz de sorumluyuz.

Ülke iflas etmişse, tarihinin en kötü yönetimini yaşıyorsa, yönetim koltuğunda oturan kadar, oraya oturtanlar da sorumludur.

Bireysel ve toplumsal yaşamımızda ortaya çıkan sonuçlara “Ne var yani!?” diye şaşırmamak lazım. Bizim de bunda sorumluluğumuz vardır.

Küçük bir çocuğu direksiyon başına oturtan anlayışla, iş bilmeyen birini başkanlık koltuğuna oturtan anlayış aynı süreçten geçerek toplumsal gerçeklik kazanmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 755 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler