1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. SORUMLULUK DUYGUSU
SORUMLULUK DUYGUSU

SORUMLULUK DUYGUSU

UBP Kurultay sürecinde yaşananlar ülke siyaseti için ibret verici bir örnek. Ama hem siyaset üretenlerin hem de genel olarak toplumun, yaşanan gelişmeleri doğru analiz etmesi, belki bundan sonraki süreçlerin bir demokrasi gelişimi açısından kullanılmasın

A+A-

 

UBP Kurultay sürecinde yaşananlar ülke siyaseti için ibret verici bir örnek.

Ama hem siyaset üretenlerin hem de genel olarak toplumun, yaşanan gelişmeleri doğru analiz etmesi, belki bundan sonraki süreçlerin bir demokrasi gelişimi açısından kullanılmasına katkı sağlar.

Şimdilerde ana muhalefet CTP-BG içinde de bir süredir devam ettiği anlaşılan tartışmaların ardından, mini bir reform süreci yaşanıyor.

Yarın toplanacak parti meclisi, yeni merkez yönetim kurulunu belirleyecek.

Ve bu değişim sonrasında yeni ekibin daha etkin  ve uyumlu çalışabilmesi ümit edilecek.

CTP’nin genel olarak sahip olduğu kültür, çok bilinen deyimiyle “kol kırılır yen içinde kalır” anlayışı üzerinden şekilleniyor.

Yani hiçbir tartışma süreci, bugün UBP’de olduğu gibi sokağa dökülmez.

Ama marifet, kırık kolu yen içinde saklamak değil.

Sonuçta o kırılan kolun işlevini yerine getirememesidir, çünkü temel problem.

Yaşanan süreçler gösterdi ki, bu ülkede çözüm adına, demokratikleşme adına siyaset üretenlerin yaşadıkları böylesi tartışmalar, ya da ortaya etkin alternatif bir siyaset koyamamaları, bu topluma, en az UBP hükümetlerinin hataları kadar zarar veriyor.

Tartışmak, farklı fikirleri birbiriyle harmanlamak, demokrasinin temel taşıdır. Ancak tartışmanın fikir değil, denge ve iktidar hırsları üzerinden yapılması, her şekilde yıkıcı sonuçlar doğurur.

Özellikle böylesi bir dönemde, toplumun karşısına umut olarak çıkmaya çalışan bir partinin her şeyden önce kendi iç dengelerini ve fikir tartışmasından fazla bir iktidar tartışması algısı yaratan ayrılıklarını, sağlıklı bir temelde giderebilmesi gerekiyor.

En azından seçimli bir kurultay süreci yaşamış bir partinin bugüne kadar bunu yapabilmesi gerekiyordu.

Ama belli ki seçimler de tek başına yeterli olamıyor yenilenme için.

CTP Milletvekillerinden Ömer Kalyoncu, geçtiğimiz gün mecliste çok güzel bir cümle kurdu.

“UBP kurultay yapacakmış. Elinizin körü...” dedi, Kalyoncu.

Ana muhalefet partisi de iç tartışmalarını sağlıklı bir zemine oturtmazsa, aynı cümleyle karşı karşıya kalabilir, rahatlıkla.

Önemli olan siyaset üretebilmektir. Bugün ana muhalefet partisi hala nasıl bir zeminde muhalefet yapacağını netleştiremiyorsa, hala geçmiş tartışmaların bir köşede bekleyen rövanşı ile çekişiyorsa, sağlıkı siyaset üretmesi mümkün değildir.

Ve bu sadece MYK değiştirmekle de elde edilebilecek bir siyaset değildir.

Bugün CTP’nin etkin muhalefet yapamamasının en önemli sebeplerinden birinin, hükümet döneminde etkin olan siyasi aktörlerle, kurultay sonrasında göreve gelen siyasi aktörlerin uyum içinde çalışamaması, mevcut yönetimin bir geçiş süreci gölgesi altında bırakılması ve bir nevi rövanş beklentisi olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor.

“Eğer hayat size ekşi limon sunuyorsa, tekila isteyin” diyen bildik bir söz var.

Limon ve tekila gerçekten de iyi gider.

Ve tekila geç ama sert çarpar.

Sanırım ağır bir sarhoşluk altında, bu ülkenin siyasi aktörleri.

İktidar partisi, memleket yangın halindeyken sokağı terörize eden bir kurultay sürecine hapsolmuş durumda. Sayısız skandal karşısında etkisizleşen muhalefet, kendi iç tartışmalarından sıyrılamıyor.

Ana muhalefet partisi, kendi denge mücadelesini verirken, diğer muhalefet partileri içindeki tartışmaların da somut politikalar üzerinden olduğunu söylemek zor.

Sistemin dayattığı bu düzeni kadercilikle kabullenip, bundan bir şekilde nemalanmaya çalışan anlayışları terketmek, bu ülkeyi seven herkesin sorumluluğudur.

Umalım ki, bu sorumluluk duygusu hissedilsin artık.

Yoksa bu sarhoşluğun bedeli daha da ağır olacak.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 703 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler