1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Son dönemdeki tıkanıklıklar, hep Eroğlu'nu işaret ediyor'
Son dönemdeki tıkanıklıklar, hep Eroğlunu işaret ediyor

'Son dönemdeki tıkanıklıklar, hep Eroğlu'nu işaret ediyor'

Milletvekili, eski Özel Temsilci, CTP Dış ilişkiler Sekreteri Özdil Nami, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer'la yapılan görüşmeyi ve gelişmeleri YENİDÜZEN'e değerlendirdi

A+A-

 

 

 

Milletvekili, eski Özel Temsilci, CTP Dış ilişkiler Sekreteri Özdil Nami, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer'la yapılan görüşmeyi ve gelişmeleri YENİDÜZEN'e değerlendirdi:

"Son dönemdeki tıkanıklıklar, hep Eroğlu'nu işaret ediyor"


"BM Sayın Talat döneminde sağlanan yakınlaşmaları, BM Genel Sekreteri’nin adaya gelip teşvik etmesine rağmen mutabakat metnine döndürmeyi kabul etmemesinden dolayı Sayın Hristofias’a bir fatura kesecek ancak bunun yanına son dönemdeki tıkanıklıkların nedeni olarak verilen izahatlar hep Eroğlu’nu işaret ediyor."

"Türk tarafının 210,000 rakamını sunduğunu ve bu rakamın Rum tarafınca makul bulunduğunu biliyoruz."


"BM’ye hakemlik rolü henüz verilmedi. Downer’den BM’nin al ver paketlerinin yaratıcısı değil yardımcısı olacağı izlenimini edindik."

-----------------------------------


·        Alexander Downer kısa bir süre önce partinizi ziyaret etti. Bu toplantıda sizinle paylaştıkları hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?

·        Downer Kıbrıs müzakerelerinde uzun bir süreden beri herhangi bir ilerleme sağlanmamış olmasından duyduğu derin endişeyi bizimle paylaştı ve durum bu şekilde devam ederse Mart ayı sonunda BM Genel Sekreteri’ne müzakerelerin geleceği hakkında sunacağı raporun olumlu olmayacağını açık şekilde belirtti.

 

·        Downer raporunun olumlu olması için somut ne gibi yakınlaşmalar beklediği konusunda bir açıklamada bulundu mu?

 

·        Evet. Bu konular zaten 2. Green Tree Zirvesi’nden sonra BM Genel Sekreteri tarafından da Federal Cumhurbaşkanı’nın seçim şekli, Mülkiyet ve Vatandaşlık konuları olarak belirlendi. Önümüzdeki 4 veya 5 haftalık sürede bu konularda önemli ilerlemeler olması halinde raporunun olumlu olacağını ifade eden Downer bu sayede BM Genel Sekreteri’nin bir çok taraflı konferans daveti yapma niyeti bulunduğunu da bizimle paylaştı.

 

·        BM Genel Sekreteri tarafından belirlenen bu 3 konuda yaşanan sıkıntılar hakkında size aktarılanlar nelerdir? BM bu konuda tarafların pozisyonları hakkında bir değerlendirmede bulunuyor mu?

·        3 konudan “vatandaşlık” başlığında fazla bir sorun öngörmediklerini anlıyoruz. Bu konuda her iki tarafta 2. Green Tree Zirvesi’nde Kıbrıs’ta ikamet etmekte olan vatandaşlarının sayısını vermişler. Türk tarafının 210,000 rakamını sunduğunu ve bu rakamın Rum tarafınca makul bulunduğunu biliyoruz. Köken temeli yerine toplam rakam yaklaşımı esasen Sayın Talat döneminde masaya koyduğumuz bir yaklaşımdı. Konunun tekrar sıkıntı haline dönmesi UBP hükümetinin büyük sayıda vatandaşlık verme eğilimi içine girmesi ve Sayın Eroğlu’nun buna karşı tavır sergilememesi nedeni ile oluşmuştu. Şimdi geç de olsa rakam verilmesi ile bu konu tekrar Sayın Talat dönemindeki duruma döndürülmüş oldu.
Cumhurbaşkanı’nın seçimi konusunda yaşanan tıkanıklığın ana nedeni olarak ise BM büyük ölçüde Sayın Eroğlu’nun Türk tarafının sunduğu 4 Ocak 2010 paket öneri ve Mart 2010 sonuna kadar yapılan müzakerelerde sağlanan yakınlaşmalara sahip çıkmaması olarak görüyor. Bu öneri al-ver yaklaşımı ile hazırlanmış, Türk tarafının bir dizi talebine Rum tarafının yaklaşması karşılığında çapraz oy uygulamasının kabul edilmesini öngören bir teklifti. Sayın Eroğlu’nun uzun süre hiçbir şartta çapraz oyu kabul etmeyeceğini söylemesi daha sonra da bunu Rum tarafının kabul etmeyeceği açık olan şartlara bağlayarak kabul eder gibi görünmeye çalışmasının Sayın Downer’de büyük hayal kırıklığı ve tepki yarattığını gördük. Downer net bir şekilde bu konularda özellikle Türk tarafının detaylarda kaybolup büyük resmi kaçırarak vahim tarihi bir hata içinde olduğunu düşündüğünü bizimle açık yüreklilikle paylaştı.





 

"Türk tarafının tavrıyla mülkiyette anlamlı müzakere çok zor"

 

 

·        Mülkiyette durum nedir?

·        Yaptığımız görüşmede Mülkiyet konusundaki tıkanıklık da konuşuldu. Verilen açıklamadan Türk tarafının toprak düzenlemeleri konusunda Annan Planı’na benzer bir harita hedefinde olduğunu açıklamaktan imtina etmesinin büyük sıkıntı yarattığı, özellikle Güzelyurt ve Maraş hakkında Türk yetkililerden gelen açıklamalardan sonra bu konunun daha da zorlaştığını anladık. Kriterler konusunda esneklik beklediğimiz Rum tarafı toprak konusunda Türk tarafının nasıl bir esneklik göstereceği konusunda önünü daha açık bir şekilde görmeyi bekliyor. Sayın Eroğlu’nun bu yönde adım atmak bir yana yıllar içinde KKTC’de yapılan eşdeğer uygulamasının Rum tarafınca sorgulanmadan kabul edilmesini istediği, Türk tarafının bu tavrının mülkiyette anlamlı müzakere yapılmasını son derece zor hale getirdiği de bize aktarılanlar arasında. Bu durumun böyle olduğunu okuduğumuz tutanaklardan da görebiliyoruz.

 

·        Bu durumun aşılması için BM’nin aklında bir hareket planı var mı? BM masaya bir yada birden fazla paket öneri getirecek diye bir izlenim edindiniz mi?

·        Devam eden tıkanıklığın aşılabilmesi için BM’nin çeşitli çalışmalar içinde olduğu belli. Her başlık yada alt başlığı kendi içinde çözmek yerine Sayın Talat’ın da ortaya koyduğu paket yaklaşımına bir dönüş de söz konusu olabilir. Ancak BM’ye hakemlik rolü henüz verilmedi. Dolayısıyla bu konuda fazla detaya girmek istemeyen Downer’den BM’nin al ver paketlerinin yaratıcısı değil yardımcısı olacağı izlenimini edindik.

 

·        Mart ayında yazacağı raporun olumsu olması halinde Downer herhangi bir tarafı suçlu ilan edecek mi?

·        Bu soruyu biz de kendisine sorduk. Raporunun bizimle paylaştıklarını net bir şekilde yansıtacağını ifade etti. Bu bizi derin endişeye sevk etti. BM Sayın Talat döneminde sağlanan yakınlaşmaları BM Genel Sekreteri’nin adaya gelip teşvik etmesine rağmen mutabakat metnine döndürmeyi kabul etmemesinden dolayı Sayın Hristofias’a bir fatura kesecek ancak bunun yanına son dönemdeki tıkanıklıkların nedeni olarak verilen izahatlar hep Eroğlu’nu işaret ediyor. Bundan çıkan sonuç en iyi ihtimalle bile iki tarafa da sorumluluk yüklenecek bir olumsuz rapora gittiğimiz şeklinde.




"Kompleksli" misiniz ve abartıyor musunuz?"


·        Sayın Eroğlu ve temsilcisi Türk tarafına sorumluluk yüklenmesinden endişe etmememiz gerektiğini, bunu konu yapanların “kompleksli” olduğunu söylüyorlar. Sizce “suçlanma” konusunu abartıyor muyuz?

·        Ne Sayın Eroğlu ne de temsilcisi bizim referandum hakkımızı elde etmek dünyaya çözüm irademizi ispatlamak, bunu ispat ettikten sonra ise verilen sözlerin tutulması için verilen mücadelenin içinde olmadılar. Biz bunlar için büyük emek sarf ettik, ter döktük, halkımızla birlikte köy köy sokak sokak mücadele verdik. Uzun süreler ailemizden uzak kalarak Avrupa siyasetinin koridorlarında pazarlamacı eleman gibi siyasilerin yetkililerin kapısını çaldık.
Tüm bu çalışmalarımız sayesinde Avrupa’nın en seçkin kuruluşlarından biri olan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinde milletvekillerimize temsiliyet hakkı, Avrupa Parlamentosu siyasi gruplarına gözlemci olarak katılım, AB’den 300 miyon euro dan fazla mali yardım ve yasalarımızın AB uyumu süreci için teknik destek programı, İKÖ’de Kıbrıs Türk Devleti statüsü, ve Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği ve geçmişte olmayan bir dizi olumlu açılımları elde ettik.
Bu kavgayı bizim gibi yaşamayanların tüm bunları küçümsemesi ve “suçlansak ne olur” deyip bundan endişe duyan, kendi halkı için emek sarf edenlere hakaret edercesine “kompleksli” demeleri kendi ayıplarıdır. Bunu en iyi takdirini elbette halkımız yapacaktır.

 

·        Teşekkür ederiz.

·        Rica ederim. Önümüzdeki haftalarda halkımızın daha da yoğun şekilde aydınlatılması gerekecek. Bu çabaya koyduğunuz katkı için ben size teşekkür ederim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 831 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler