1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. “Son arzusu Kıbrıs’a dönmekti”
“Son arzusu Kıbrıs’a dönmekti”

“Son arzusu Kıbrıs’a dönmekti”

Londra’da COVID-19 nedeniyle hayatını kaybeden Kıbrıslı Türk Sonya Kaygan’ın ailesi isyan etti: “20 gündür bir caminin morgunda gömülmeyi bekleyen kardeşimin bedeni yorgun, lütfen bize yardım edin”

A+A-

Londra’da yakalandığı Coronavirüs (COVID-19) hastalığına yenik düşerek 17 Nisan’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden 26 yaşındaki Sonya Kaygan’ın ailesi, cenazeyi Kıbrıs’a getirmek için bekliyor.

Virüse yakalandıktan sonra haftalarca mücadele eden Sonya Kaygan, boğulma noktasına gelince hastaneye yatırıldı. 15 gün tedavi gören Kaygan, uyutulduktan bir hafta sonra bir daha uyanamadı.

20 gün önce hayata gözlerini kapayan bir çocuk annesi Sonya Kaygan’ın kız kardeşi Harika Eyyamoğlu, YENİDÜZEN’e ulaştı, sesini duyurdu.

Gözü yaşlı kız kardeş cenazelerini Kıbrıs’a getirmek istediklerini günlerdir çalmadık kapı bırakmadıklarını ancak birkaç aracının vasıtası ile ulaştıkları siyasilerden aldıkları cevabın canlarını yaktığını söyledi.

 

“Londra’da Türk Camii’nde bekletiliyor…”

Hayatını kaybeden Sonya Kaygan’ın kız kardeşi Harika Eyyamoğlu, kız kardeşinin hayatını kaybettikten sonra hastane morgunda beklediğini, ancak uzun süre orada tutulmadığı gerekçesi ile şuan Londra’da bulunan annesinin girişimi ile Türk Camisi’nde morgda bekletildiğini söyledi.

Salgın nedeniyle çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği Londra’da morgların da dolu olduğunu belirten Eyyamoğlu, “Ailece dağıldık. Kardeşim öldü, annem orda daha ne kadar tutulabilir bir insan, yeterince acı çekti. Başka Kıbrıslı Türkler var onlarda bizim gibi çok zor durumda. Son kez gösterebileceklerini söyleyen yetkililer, kardeşimin bir daha açılmamak üzere torbalanacağı bilgisini verdi. Annem kızını göremedi, onun tek hayali çok sevdiği ülkesine dönmekti. Cenazesini getirmek için çok girişimde bulunduk ama bizim için hükümet bir kapı bile aralamadı, bu bizim canımızı yakıyor” dedi.

 

“Son arzusu Kıbrıs’a dönmekti” 

Harika Eyyamoğlu, günlerdir uyumadıklarını salgın çıktıktan sonra ülkeye uçaklar dolusu canlı insanların getirildiğini ancak kardeşinin tabut içinde geleceğini hastalıklı olmadığını ifade etti. Eyyamoğlu, “Kardeşim çok acı çekti ölmeden konuştuğumuzda tek arzusunun çok sevdiği Kıbrıs’a gelmek olduğunu söyledi. Korkmasınlar ölülerden virüs geçmez, 20 gündür uyuku yok gözümüzde, kardeşim toprağa girmeden bizde huzursuz yaşıyoruz. Londra’da defin işlemi çok farklı oluyor bu hastalıktan ölenler için ya da yakıyorlar, ben kardeşimi huzurla toprağa vermek isterim. Hükümet yetkililerine ulaşmak için aracı koyduk, aldığımız cevap niyetimiz yok dendi. Ben kardeşimin gelmesini isterim, birçok ülke cenazelerini teslim alırken, 8 cenaze neden getirilmiyor. Herkese bu dönemde bir şans tanındı, kardeşimin cenazesini almak istiyoruz, lütfen sesimizi duyun” dedi. 

 

Nafiya Horozoğlu: “14 aile bekliyor”

Kıbrıs Türk Gençlik Birliği İngiltere Başkanı Nafiya Horozoğlu, YENİDÜZEN’e bilgi verdi. KKTC’de gömülmek üzere 14 ailenin cenazelerinin beklediğini ifade eden Horozoğlu, “Şu an İngiltere’de KKTC’ye gömülmek için cenazesi bekleyen 14 aile bulunuyor. Bunların 6 adeti Covid19 cenazesi ve diğer 8 cenaze eceliyle ölen vatandaşlarımız. Bu 8 cenaze için işlem başlatıldı, hükümet yetkilileri ve sağlık bakanlığı ile görüşmeler sürüyor yakın bir zamanda bir cevap bekliyoruz. 4 haftadan beridir bu aileler bekliyor...

Pazar günü 49 yaşındaki toplum üyemiz virüs sebebiyle vefat etti, ailesi bizlere ulaştı cenazeyi Kıbrıs'a göndermek istiyorlar... Bu cenaze ile birlikte Kıbrıs gönderilmesi istenilen toplam 7 Covid19 cenazesi oluyor.

Ama biz özellikle Covid-19 ile bağlantısı olmayan 8 cenaze için başvurur yaptık.”

 


 

Reuters, Kıbrıslı Türk bakımevi çalışanı Sonya Kaygan’ın hikayesini dünyaya duyurdu:

Annesine son sözleri “eğer geri dönemezsem, kızıma iyi bak” oldu

 

Bu arada dünyanın en etkili iki haber ajansından biri olan Reuters, İngiltere’de geçen ay, çalıştığı bakımevinde coronavirüse yakalanan ve hayatını kaybeden 26 yaşındaki Kıbrıslı Türk Sonya Kaygan’ın hikayesini aktardı ve İngiltere’deki bakımevlerindeki yaşlıların ve çalışanların bu süreçte nasıl risk altında bırakıldığını gözler önüne serdi.

1993 yılında KKTC’de doğan 27 yaşındaki Sonya Kaygan ve annesi Ayşe Mehmet, yaşadıkları Enfield bölgesinde bakımevinde çalışıyordu. Mart ortalarında hastalanan Sonya Kaygan, Mart sonu sorulunum güçlüğü çekmeye başladı ve hastaneye kaldırıldı. Ancak kurtarılamadı ve 17 Nisan’da hayatını kaybetti.

Aslen Yedidalga’lı olan Sonya Kaygan’ın ölümünün ardından, annesinin adını verdiği 3 yaşındaki kızı Ayşe de öksüz kaldı.

3 yaşındaki Ayşe’nin bakımı ve eğitimi için ülkede yardım kampanyası başlatıldı.

‘İngiltere bakım evlerini riske attı'

İngiltere'de şimdiye kadar coronavirüsüne maruz kalan yüzden fazla sağlık çalışanı hayatını kaybetti.

Bunlardan biri, Londra'nın kuzeyindeki Enfield'da Elizabeth Lodge adlı bakım evinde çalışan 26 yaşındaki Kıbrıslı Türk Sonya Kaygan'dı. Üç yaşında bir kız çocuğu annesi olan Kaygan'ın çalıştığı bakım evinde Mart ayı başından bu yana en az 25 kişi yaşamını yitirdi. Bunların en az 17'sinin doğrudan korona enfeksiyonuna bağlı olduğu biliniyor.

Reuters haber ajansının Sonya Kaygan vakasına ilişkin araştırması, İngiltere'de korona salgınına karşı ön saflarda verilen mücadeleye ışık tutar nitelikte. Araştırma, Başbakan Boris Johnson ve hükümetinin verdiği sözlerle gerçekte yaşananlar arasındaki uçurumu da gözler önüne seriyor.

''Hastaneleri coronalı hasta akınından korumaya çalışan İngiltere, en savunmasız insanları virüse maruz bıraktı''

Reuters'ın araştırmasına göre İngiltere'de hastanelerin yoğun baskı altında kalmasını önlemek için geliştirilen politikalar, salgının yükünü özellikle hasta ve yaşlıların barındığı bakım evlerinin omuzlarına bindirdi. Hükümetin hastanelere öncelikli statü tanımasıyla birlikte bakım evleri, maske ve koruyucu ekipmanlarla ve Korona testine erişmekte zorlanmaya başladı. Hastanelerin sadece en ağır hastaların tedavisine tahsis edilmesi ve durumu ciddi olmayan hastaların servislerden taburcu edilmesi, yaşlıları daha büyük risk altında bıraktı.

Reuters'a göre İngiltere'nin bu politikalarının ne ölçüde başarılı olduğunu değerlendirmek için henüz erken. Ancak bakım evi yöneticileri, İngiliz hükümetinin salgının daha en başında ciddi bir hata yaptığını söylüyor. Söz konusu hata, toplumun en savunmasız kesimini enfeksiyon riski altına atma pahasına Ulusal Sağlık Hizmetleri'ni (NHS) koruma altına almaya çalışmak.

Bu politikanın etkisinin en çok hissedildiği yerlerden biri, 26 yaşında Korona enfeksiyonu nedeniyle yaşamını yitiren Sonya Kaygan'ın çalıştığı Elizabeth Lodge bakım evi. Reuters'ın araştırmasına göre Korona pandemisi nedeniyle İngiltere'deki bakım evlerinde en az 12 bin 700 kişi hayatını kaybetti. Ülke çapındaki bakım evlerinde toplam 400 bin yaşlı ve hasta barınıyor.

Türklerin yoğun olarak  yaşadığı Enfield ağır darbeyi alam yerlerden 

Kuzey Kıbrıs'ta 1993 yılında doğan Sonya Kaygan, İngiltere'ye göç ettikten sonra Londra'nın kuzeyinde bulunan 334 bin nüfuslu Enfield'a yerleşmiş. Çok sayıda Türk kökenlinin yaşadığı Enfield, korona salgınının en ağır darbeyi indirdiği yerleşim birimlerinden biri.

“Önlemler uygulanmaya başlandığında virüs çoktan yayılmıştı”

Reuters'a göre Başbakan Boris Johnson'ın önlemlerin uygulanmaya başlanması kararı aldığı 23 Mart'ta Korona virüsü, Sonya Kaygan'ın çalıştığı bakım evinde çoktan yayılmış, hatta Kaygan, hastalandığını hissetmeye başlamıştı.

İngiliz hükümetinin herhangi bir grip salgınıyla mücadele planlarına göre bakım evleri, gribin en hızlı yayıldığı yerlerin başında geliyor. Ancak İngiltere'deki sağlık hizmetlerinden sorumlu hükümet kurumu Public Health England'dan 25 Şubat'ta yapılan açıklamada, ''bakım evlerindeki hasta ve yaşlıların Korona enfeksiyonu kapma olasılığı son derece düşük'' ifadesi yer alıyor.

Reuters'ın bakım evi yöneticileri ve yerel idarecilerle yaptığı görüşmelere göre en büyük sorunlar, kişisel koruyucu ekipman yetersizliği, gıda ve ilaç tedariği zincirinin tanımlanmaması, hasta bakım evi çalışanlarının yerini alacak elemanların sağlanmaması, en önemlisi de kapsamlı test uygulaması için hiçbir plan yapılmamasıydı.

''En ciddi mesele kişisel koruyucu ekipman yoksunluğuydu''

ingiltere'nin üst düzey sağlık yetkililerinden Jenny Harries, 20 Mart'ta yaptığı açıklamada, kişisel koruyucu ekipman stoklarının ''gayet yeterli'' olduğunu bildirdi. Başbakan Johnson ise 25 Mart'ta Parlamento'da yaptığı açıklamada bakım evi çalışanlarına ''hafta sonuna kadar'' kişisel koruyucu ekipman dağıtılacağını kaydetti. Ancak bu söz yerine getirilmedi.

Korona nedeniyle yaşamını yitiren bakım evi çalışanı Sonya Kaygan'ın yaşadığı şehirdeki Enfield Konseyi Başkanı Nesil Çalışkan, yerel düzeydeki ekipman sıkıntısının dağıtımda yaşanan zorluklardan kaynaklandığı şeklindeki açıklamaların ''yalan'' olduğunu söylüyor.

Hükümetse yanıltıcı garantiler verdiği ya da bakanların talimatlarını uygulamaları için konseylere yeterli zaman ve destek sağlamadığı iddialarına doğrudan yanıt vermiyor.

Sonya Kaygan'ın çalıştığı bakım evi Enfield'da en çok can kaybı olan yerlerden biri

Korona virüsü nedeniyle yaşamını yitiren Sonya Kaygan'ın çalıştığı Elizabeth Lodge bakım evinde 125 personel, 90 hasta ve yaşlıya bakıyor. Burası, Enfield'daki 82 bakım evi içinde salgının en yaygın olduğu iki bakım evinden biri.

Sonya Kaygan'ın Elizabeth Lodge'daki son iş günü, 20 Mart'tı. Kaygan, sonraki hafta hasta olduğu için işe gitmedi. 27 Mart'a kadar Elizabeth Lodge'da 48 Korona vakası saptandı, iki kişi yaşamını yitirdi. O aşamada bakım evi tüm ziyaretçilere kapatıldı.

Enfield'da 6 Nisan itibarıyla en az 26 kişi, bakım evlerinde hayatını kaybetti. Vaka sayısıysa 126 olarak tespit edildi. Enfield Konseyi Başkanı Nesil Çalışkan, o dönemde Kuzey Londra'nın tamamında binlerce bakım evi çalışanı arasında, günde sadece 10 test yapıldığını söylüyor. Sonya Kaygan'ın çalıştığı Elizabeth Lodge çalışanları 15 Nisan'a, burada bakım gören hasta ve yaşlılarsa 29 Nisan'a kadar testten geçmedi.

Sonya Kaygan, ailesine haber vermeden Amazon'dan maske sipariş etmişti. Ancak maskeler Nisan başında, Kaygan hastaneye yattıktan sonra geldi. Kaygan'ın ölümünden sonra konuşan bir mesai arkadaşı, Twitter'da paylaştığı mesajında, işyerinde koruyucu ekipman olmadığını yazdı. Reuters'a konuşan bir başka bakım evi çalışanıysa işe her gün korku içinde gittiğini söyledi.

Enfield Knseyi Lideri Nesil Çalışkan, Enfield çapında koruyucu ekipman sıkıntısının çok büyük bir sorun olduğunu, Mart sonunda birçok bakım evinde yeterli malzeme kalmadığını, hükümetin malzeme tedarik edeceğini söylediğini, 28 Mart'ta yapılan teslimattansa sadece 2 bin önlük ve 6 bin maske çıktığını söylüyor. Oysa Enfield'da 5 bin 500 bakım evi çalışanı var.

“31 Mart’ta hastaneye kaldırıldı, 17 Nisan’da hayatını kaybetti”

Akrabası Hasan Rusi, mart ortasında hastalana Sonya Kaygan’ın önce rahatsızlandığını, ilewrleyen günlerdeyse ateşinin çıktığını ve öksürmeye başladığını belirtti.

Sonya Kaygan, 31 Mart günü 3 yaşındaki kızı ve kendisi gibi bakım evi çalışanı olan annesiyle birlikte yaşadığı evinden ambulansla alınarak hastaneye kaldırıldı. Soluk almakta güçlük çekiyordu.

Annesine son sözleri “eğer geri dönemezsem, kızıma iyi bak” oldu

Solunum güçlüğü çeken Sonya Kaygan, 31 Mart günü evinin kapısından ambulansa giderken dönüp annesine baktı ve söz sözleri “eğer geri dönemezsem, kızıma iyi bak” oldu. Bu an, annesini ve kızını son görüşüydü.  

Leytonstone’daki Whipps Cross Hospital’da tedavi altıla alınan Sonya Kaygan, hastanedeki ilk günlerinde ailesiyle görüntülü konuşmalar yaptı ve kızı Ayşe’yi görmek istediğini söyledi. Ancak diğer coronavirüs vakalarında olduğu gibi, hastane yönetimi buna izin vermedi.

Durumu hızla kötüleşen Sonya Kaygan, solunum cihazına bağlanmadan önceki son telefon görüşmesini 2 Nisan'da, Kıbrıs'taki bir akrabasıyla yapan Kaygan, 17 Nisan'da hayatını kaybetti.

30 Nisan itibarıyla Enfield'daki bakım evlerinde ölenlerin sayısı 136 olarak kayda geçti. Bunlar arasında Sonya Kaygan gibi bakım evi çalışanları da var.

Oysa Reuters, Başbakan Boris Johnson'ın Korona enfeksiyonunu atlattıktan sonra Downing Street'te 30 Nisan'da yaptığı açıklamada çok daha farklı bir tablo ortaya koyduğunu kaydediyor. Johnson, o gün ''Ulusal Sağlık Hizmetleri'nin önünde kalkan olmak için başlatılan dev çabalar sayesinde kontrolden çıkacak ve felaket boyutuna ulaşacak bir salgını önledik'' dedi. Ancak Reuters, Korona salgınının Londra'nın kuzeyinde yaşayan en savunmasız insanlar arasında hala etkili olmaya devam ettiğini kaydediyor.

Bu haber toplam 6474 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler