1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Son 15…
Son 15…

Son 15…

21 Ekim’de yapılacak UBP Kurultayı için geri sayım başladı. Son 15 güne girerken, UBP’deki kavga tüm hızıyla devam ediyor. Peki UBP Kurultayı’na giderken neler yaşandı, işte kısa bir özeti: - Başkan adaylığı yarışı erken başl

A+A-

 

 

 

21 Ekim’de yapılacak UBP Kurultayı için geri sayım başladı. Son 15 güne girerken, UBP’deki kavga tüm hızıyla devam ediyor.

Peki UBP Kurultayı’na giderken neler yaşandı, işte kısa bir özeti:

-          Başkan adaylığı yarışı erken başladı. Birçok kişinin ismi başkanlık için geçti. İrsen Küçük’ün karşısına rakip arayan, ‘isyancı vekiller’ uzunca bir tartışmanın ardından Ahmet Kaşif ismini verdi.

-          Ahmet Kaşif’in aday olacağı yönündeki söylemler uzunca bir süre devam etti. Ama Kaşif’in beklenen açıklaması bir türlü gelmedi. Ha bugün ha yarın derken, Kaşif 16 Temmuz’da adaylık açıklaması yaptı.

-          Hemen akabinde TC Elçiliği’nin Kaşif’e baskı yaptığı ve kurultaydan çekilmesini istediği yönündeki iddialar Kaşif tarafından yalanlandı.

-          Parti 2’ye bölündü, İrsenciler, Kaşifciler grubu tüm olanak ve imkanlarıyla kurultay için hazırlanmaya başladı.

-          Küçük’e ilk destek UBP’li belediye başkanlarından geldi. Toplu olarak destek belirtildi.

-          Kaşif uzunca bir süre sessiz sedasız çalışmalarını yürüttü. Özellikle Mağusa ve Mesarya Bölgesi’nden destek arayışları için çalıştı.

-          Bir süre sonra bazı bakanların ismi de Kaşif ile anılmaya başlandı. Bu duruma Küçük, hemen önlemini aldı.

-          Güzelyurt ilçe başkanlığı seçiminde Kaşif’in adayını destekleyen Kemal Dürüst’ü görevden aldı. Aynı gün Kaşif de görevden alındı.  Hemen akabinde BRTK Müdürü Özer Kanlı ve Vakıflar Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Yıldırır da görevden alındı. Ulaştırma Bakanı Ersan Saner’in görevden alınacağı iddiaları ortaya atıldı. Ancak Saner, Ercan Havaalanı’nın özelleştirilme sürecinde görevden alınmadı. Bundan sonra da alınması beklenmiyor.

-          UBP’nin köylerdeki örgüt seçimlerinde kavgalar çıktı. Güvercinlik’te yapılan seçimde kavgaya polis müdahale etti, olayların büyümesi engellendi. Vadili’de de olaylar yaşandı, seçim ertelendi, sonunda anlaşmaya varıldı.

-          En tartışmalı seçim ise Mağusa İlçe Kongresi’nde yaşandı. Küçük, Ekonomi Bakanı Sunat Atun’un adaylığı onaylanmadı, bunun üzerine Atun istifa etti, istifası kabul edilmedi. Hemen Afet Özcafer’in adaylığı ilan edildi. Özcafer, seçimi kazandı.

-          Eğitim Bakanlığı’na Mutlu Atasayan atandı. Bir süre sonra da Sağlık Bakanlığı makamına Ertuğrul HAsipoğlu getirildi. Hasipoğlu’nun bakan olmasıyla birlikte boşalan UBP Genel Sekreterliğine Fuat Namsoy atandı.

-          Hem Mağusa İlçe Başkanlığı’nı kaybeden hem de bakanlık hayalleri suya düşen Ahmet Eti, Küçük’ten vazgeçti, Kaşif dedi. Ertuğruloğlu’nun bakan olmasıyla birlikte bakanlık bekleyen Girne Vekili Mehmet Arif Tancer de Kaşif dedi.   

-          Ve bir anda ‘sahte imza’ olayı meydana geldi.

-          İrsen Küçük, ‘İmza benim değil ben böyle bir belge hazırlamadım” diyerek, konuyu polise taşıdı.

-          Polis soruşturma kapsamında, Eroğlu’un eski müsteşarı Kamu Hizmeti Komisyonu Üyesi Mustafa Tokay ve Sınav Müdürü Emir Emirkanı’yı tutukladı.

-          Bu olay Eroğlu ve Kaşif ile ilişkilendirildi. Eroğlu, Tokay’a sahip çıktı. Kaşif ise, ‘Benimle ilgisi yok. Herkes kendi yaptığından sorumludur’ açıklamasında bulundu.

-          Tokay ve  Emirkanı, yargılanınca kadar kefaletle serbest bırakıldı. Ancak tartışmaları halen daha sürüyor.

-          Kaşif taraftarları, baskıların ve tehditlerin yapıldığını, yasa dışı istihdamlar gerçekleştiğini vaatler verildiğini vurguluyor.

-          Küçük, Kurultay’ı yüzde 65 ile kazanacağını iddia ediyor.

-          Kaşif de, adaylıktan çekilmeyeceğini ve  kurultayı kazanacağı iddiasını sürdürüyor.                         

 

 


 

Çekin çözülsün

 

“UBP kurultay hengâmesi vesile oldu;

Tıpkı Saddam rejiminin Baas partisi örneğindeki gibi;

Burada da devleti ele geçiren UBP’ye “kayıtsız şartsız itaat” etme, “rejimin başındakine kapıkulu olma” dışında insanlarımıza hiçbir hayat hakkı tanımayan bir acımasız düzenin devlet içine nasıl yerleştiği olanca kokuşmuşluğuyla deşifre oldu.

Ve yine UBP kurultay cebelleşmesi vesile oldu;

Halka karşı oluşturulan bu insan odaklı olmayan yapının;

Devrilmesinin, yerle bir olmasının;

Yerine insanca ve hakça, demokratik hukuk normlarının kayıtsız şartsız geçerli olduğu adil bir düzenin kurulmasının ne kadar zor olduğu ve olacağı da daha iyi anlaşıldı.”

 

ALİ TEKMAN

 

 


 

Kıbrıs sorunu yerine ne geliyor?

“Kıbrıs bir ada mıdır, cennetten parça mıdır” nakaratı, ülkenin nerede olduğu ve nerede olacağına dair şüpheler içeriyor. Atlaslardan emin olunmadığı gibi, inanç düzeyindeki konumlandırmasından da emin değiliz.

Soruyoruz, ada mıdır, yarım ada mı, yoksa ana kara mıdır diye…

Cennetin bir parçası mıdır, yoksa cehennemden bir parça olabilir mi? Bilemediğimiz, bir türlü karar veremediğimiz için soruyoruz istisnasız hepimizin terennüm ettiği nakaratta.

Belirsizliğin toplumsal hafızaya, toplumsal akla sinişini başka türlü de anlatmak elbette mümkün, ama bir nakarat özetliyor durumu.

Toplumun geleceğine dair belirsizliğin tarihsel serüveni çok eskilere kadar götürülebilir, her dönemdeki belirsizlik kaygısının dayanakları madde madde sıralanabilir. “Yok olma” korkusu, belirsizliğin bir diğer adıdır adada.

Belirsizlik ve yok olma korkusunun popüler adı da “Kıbrıs sorunu”dur.

 

ALİ BİZDEN

 

 


 

Siyaset diz çöktü

 

“Ülke de siyaset çöktü. İddia ediyorum bu gün bu koşullarda genel seçim olsa, katılım oranı yerlerde sürünür. Hammacılar hummacılar yine sandıklara koşar ama gerisi, siyasilere kapılarını bile açmaz. Bu seçim sistemi ve bu yapı ile gidilecek bir seçimin sonuçlarından kimsenin beklentisi kalmadı. Ha seçim sistemi değişirse doğru bir işlem olur mu? En azından siyasi yaşama güvenmek için yeni bir ışık, yeni bir ümit doğar. Olmazsa da bir süre bununla idare ederiz. Ne de olsa, dağa çıkacak halimiz yok!..

Daha önce de yazdım. Seçim sistemi değişmezse bendeniz seçim günü mangalda olacağım. Bana uyanları o gün ortalığı duman altı etmeye beklerim…”

 

BÜLENT DİZDARLI

 

 

 


 

 

 

 

“Mülteciler göçmen değildir. Yani ülkelerinden ekonomik nedenlerden dolayı kaçmamışlardır. Tamamen hayatta kalmak, savaştan kaçmak amacı taşıyan kişilerdir. Onlara yardım etmek, sığınma hakkı vermek ve yaşam hakkı tanımak devletlerin görevidir. AB’de mültecilerle ilgili yasalar vardır ve savaştan kaçan bir kişi ülkesine veya tehlikeli olan bir yere gönderilemez. Geçici olarak güvenli bir bölge veya ülke bulunana dek sığınma hakkı verilir”

 

Cemal ÖZYİĞİT (TDP Genel Sekreteri)

 

 

 ***

 

 

“Bizim gizleyeceğimiz kaçıracağımız Kıbrıs Türkü’nün geleceğini ipotek altına alacağımızın söylenmesini anlayamıyorum.TC Başbakanı ile yaptığım görüşmenin bir saatini bu programa ayırdık. Gelecek 3 yılda gerekli yatırımların yapılması, eşel-mobilin telafi edilmesi gibi konular programda bulunuyor.”

 

İrsen KÜÇÜK (Başbakan)

 

 

 


 

 

 

  Kemal Dürüst’ün eşi dün Kamu-İş’in genel kurulunda görüntülendi. Eroğlu’nun makam arabasına başını sokarak Eroğlu ile gizli gizli sohbet edince herkes sohbet konusu hakkında meraklandı.

 

 


 

 

 

 "Turizm altın yılını yaşıyor" diyor Hükümet. Ama bütün oteller zarar beyan etti. Zarar eden kuruluşlarda ilk 10'un 8'i turistik tesislerdir.”

 

Ünal FINDIK’ın profilinden

 

***

 

 "Birlikte kardeş gibi yaşamayı öğrenmeliyiz, yoksa birlikte aptal gibi öleceğiz..!"

Irmak ÜNAL’ın profilinden

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1352 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler