1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Sizin de geleceğiniz tehlikede...
Sizin de geleceğiniz tehlikede...

Sizin de geleceğiniz tehlikede...

Dün ve bugün gazeteciler Mersin’deki petrol dolum tesislerini geziyorlar. Yedikonuk’ta hükümet tarafından yer verilen cennet doğa parçasına aynı dolum tesisini kurmak isteyen şirket, gazetecilere Mersin’deki tesisi gezdirerek ‘her

A+A-

 

 

Dün ve bugün gazeteciler Mersin’deki petrol dolum tesislerini geziyorlar.

Yedikonuk’ta hükümet tarafından yer verilen cennet doğa parçasına aynı dolum tesisini kurmak isteyen şirket, gazetecilere Mersin’deki tesisi gezdirerek ‘her şeyin çok güzel’ olduğunu! ispatlamaya çalışacak.

Elbette ki bunu yaparken Mersin’deki tesiste muhakkak ki hazırlıklar yapılacaktır. Sızan petrolün görülmemesi için yerler sabunlanacak ve yıkanacaktır, denize sızmışsa geçici temizlik yöntemleri uygulanacaktır, çalışanlar kötü bir şeyler söylememesi için uyarılacaktır vs…

Giden gazetecilerimize bölgenin insanlarıyla, balıkçılarıyla, sivil toplum örgütleriyle de görüşme fırsatı yaratılırsa güzel olur ama bunun yapılacağını sanmam. Ne olup bittiğini gazetecilerimizden yarından sonra öğreneceğiz.

Tabii bu geziden önce İçişleri Bakanı Nazım Çavuşoğlu da sanırım aynı yerde inceleme yapmıştı ama o incelemeden sonra Çavuşoğlu’nun ağzından herhangi bir açıklama duymadım. “Şöyleydi, böyleydi, sorun yoktu, güzeldi, tamamdı” veya “sorun var, tamam değil” gibi hiçbir açıklama gelmedi.

Kaldı ki Bakan’ın inceleme gezisi oldukça zamansız ve geç kalmış bir ziyaretti. Çünkü öncesinde hükümet ilgili şirkete yer önermiş, şaibeli ÇED raporu hazırlatılmış ve onaylanmış, bu sürede öncelikle bölge insanından, onlarca sivil toplum örgütünden, uzmanlardan tepkiler, uyarılar gelmiş, dikkate alınmamış ve Çavuşoğlu bunlardan sonra inceleme gezisi yapmış. Peki az önce yazdığım gibi bu gezinin sonucu nedir? Herhangi bir saptama yapıldı mı belli değil.

Ve dün Başbakanlık önünde petrol dolum tesisini protesto etmek için toplandı kalabalık. Her kesimden vardı… Çevre örgütleri, feministler, gençlik, sendikalar, siyasi partiler, çeşitli örgütler ve bireyler…

Konuşmalar, şiirler ve sokak tiyatrosundan sonra bölge halkından toplanan 2000’e yakın imza Başbakanlık Müsteşarına verildi.

Eylemde Ajda Pekkan’ın meşhur “amaaaan petrol, canıııım petrol” şarkısını dinlerken,

Kıbrıs’ımızı yok etmek istemiyoruz denildi.

Petrol uğruna Ada’mızı mahvetmeyiz denildi.

Müsaade etmeyiz denildi,

Duyarsızlıktan, sorumsuzluktan, umursuzluktan sözedildi,

Ne Lefke, ne Mağusa, ne de Yedikonuk’ta petrol dolum tesisi istenilmediği kaydedildi.

Ve imzalar verildi.

2000’e yakın imza… Daha da toplanıyor. Arkası gelecek.

Başka şeyler için değil de, sadece tekrar seçilmeleri konusunda duyarlıysa yetkili yerlerde oturan siyasiler, en azından bu imzaları dikkate almalılar…

Bizim ülkemizde şimdilik 2000 imza ve daha sonrası çok önemli bir oy potansiyeli… Hade sürdürülebilir çevreye, ülkeye, denize, çimene, foka, kaplumbağaya, endemik bitkiye duyarlı değilsiniz, belki böyle bir şeylerin varlığından bile haberiniz yok, hiç olmazsa oy potansiyelinizin farkına varın.

Geleceğiniz tehlikede.

Aman ha!

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 877 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler