1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Siyasi dengeler değişti
Siyasi dengeler değişti

Siyasi dengeler değişti

İç siyasetle ilgili çok enteresan bir tablo var karşımızda. CTP-BG’nin KADEM’e yaptırdığı kamuoyu yoklamasında rakamlar sokağın nabzını teyit ediyor. En açık yorum şu: UBP hızla eriyor. Buna karşılık üç muhalefet partisi güçleniyor. Ana muh

A+A-

 

 

İç siyasetle ilgili çok enteresan bir tablo var karşımızda.

CTP-BG’nin KADEM’e yaptırdığı kamuoyu yoklamasında rakamlar sokağın nabzını teyit ediyor.

En açık yorum şu: UBP hızla eriyor. Buna karşılık üç muhalefet partisi güçleniyor.

Ana muhalefet partisi CTP-BG daha beş ay önce, yani 2012 Ocak ayında 9 puan gerisinde kaldığı UBP ile arasındaki oy farkını yüzde 3’e indirdi. 2009 seçimlerinden bu yana CTP’nin oyları ilk kez yüzde 30’un üzerine çıktı.

TDP oylarını ciddi biçimde artırdı.

DP de yükselişini sürdürdü.

UBP’ye yakın durmayı tercih eden ÖRP ise dibe yakı bir görüntü sergiliyor.

Bu ‘trend’ siyasette 2009 ve 2010 dengelerinin tamamen değiştiğini açıkça ortaya koyuyor.

Eğer KADEM’in verileri tamamsa, UBP için ‘geri sayım’ başladı demektir.

Ve bu geri sayımın çok da uzun sürmeyeceğini söylemek mümkündür.

UBP açısından iki seçenek vardır: Ya daha fazla yıpranmayı beklemeden ‘erken seçim’ kararı alacak.

Ya da erken seçime ‘sürüklene sürüklene’ gidecek!

**

Kamuoyu yoklaması UBP’nin 2009’dan bu yana her yıl ortalama yüzde 2.8 gerilediğini gösteriyor. Ancak son beş ay içindeki gerileme trendi dramatiktir.

UBP Ocak ayında yüzde 41’lerde dolanırken, Mayıs ayında yüzde 36’ya geriledi. Yani UBP’deki erime ivmesi ciddi biçimde büyüdü.

Bunun en önemli nedeni, yurttaşın yaşam düzeyindeki düşüşün ta kendisidir.

Her ne kadar hükümet üyeleri ‘uçuyor’sa da, halk gidişatın ‘çakılma’ olduğunu görüyor.

KADEM verileri, ‘orta sınıf’ın çöktüğünü teyit ediyor.

Toplam nüfusun yüzde 80’inden fazlasının gelir ve yaşam seviyesi geriledi.

Bunun yanı sıra özelleştirme, petrol dolum tesisi, hastanelerde ücretli tedaviye geçiş, külliye gibi icraat ya da girişimleri de hükümeti iyice yıprattı.

Buna bir de İrsen Küçük’ün oturduğu koltuğu dolduramamış olmasını eklemek gerekiyor.

**

Aslında başkent Lefkoşa’da yaşanan rezalet bile bu yıl bitmeden bu ülkeyi bir ‘erken genel seçim’e taşıyacak potansiyele sahip.

Eğer birkaç gün daha Lefkoşa Belediyesi’ndeki kriz çözümlenmezse, bunun ne anlama geldiği daha açıkça görülecek. Ancak kriz bir şekilde ötelense bile, en azından Lefkoşa halkı bakımından hem Belediye Başkanı’nın hem de hükümetin kredisi sıfırlanmış durumdadır. Zira Lefkoşa artık ‘kurtlu başkent’tir!

Lefkoşa’nın başına gelenler, aslında ülkenin başına gelenlerin prototipidir. KADEM’in araştırma sonuçlarına yansıyan veriler de bunu söylüyor.

Anlaşılan CTP-BG de bu tespiti yaptı ve ‘Memleketi de Lefkoşa’yı da seçim temizler’ sloganıyla yola çıktı.

**

CTP-BG cephesinden dün bu çıkış gelirken, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun da aynı gün hükümeti topa tuttuğunu not etmek gerekiyor.

Geçen hafta dikkat çekmiştim: Eroğlu bir süre önce hükümeti eleştirmiş, sonra sessizliğe bürünmüştü. Lefkoşa Türk Belediyesi konusunda da epey bekledi. Tam “Eroğlu neden sessiz?” diye sorduğum gün ağzını açtı.

Dün verdiği demeç ise çok daha sertti. Bu sertlik grafiğinin yükseleceğini tahmin ediyorum.

Nedenini de değişen siyasi dengelere bağlıyorum.

Eroğlu, KADEM’in araştırmasına da yansıyan trendin sonunu görebiliyor.

Yakında saraydan ‘erken seçim’ çağrısı çıkarsa şaşırmam!

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 753 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler