1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Siyasette ‘sigorta’ meselesi
Siyasette ‘sigorta’ meselesi

Siyasette ‘sigorta’ meselesi

Ülkenin geldiği aşamayı doğru tahlil etmek gerekiyor. ‘Siyasette sigorta’ meselesi bu yüzden çok önemli... Elektriğin sigortası var da siyasetin yok mu? Var. Her ikisinde de sigorta aynı işlevi görüyor: Eğer bir terslik varsa sistemde, sig

A+A-

 

 

 

Ülkenin geldiği aşamayı doğru tahlil etmek gerekiyor.

‘Siyasette sigorta’ meselesi bu yüzden çok önemli...

Elektriğin sigortası var da siyasetin yok mu?

Var.

Her ikisinde de sigorta aynı işlevi görüyor: Eğer bir terslik varsa sistemde, sigorta atıyor!

Yanan sadece sigorta oluyor, böylece sistem korunmuş oluyor.

Aşırı yüklenme, kısa devre, kaçak gibi durumlarda elektrik sistemini koruyan sigorta, siyasette de savrulmaları, çizgi dışına çıkmaları, ilkesizlikleri önleyebiliyor.

**

Ülkemizde sağ ve sol siyasetlerin ‘sigorta’ bakımından ciddi biçimde ayrıştığını görmek zor değil...

Teorik olarak bütün ‘geniş tabanlı’ partiler çok daha ‘sigortalı’ olmalıdır. Zira parti yönetiminin ‘hesap vermek’ zorunda olduğu kitle daha geniştir.

‘Tabansız’ partilerin daha ‘rahat’ ve daha az ‘sorumlu’ davranma nedeni de bu olmalıdır.

Ancak ‘sigorta’ meselesi, tabanın niceliğiyle doğru orantılı görünmüyor. Daha çok nitelikle alakalı gibi duruyor.

**

Mesela tabanları geniş olmasına rağmen, ülkenin ana partileri UBP ve CTP arasında ‘sigorta’ bakımından çok net çizgilerle ayrılan farklılıklar var.

Basit bir örnek:

CTP hükümette olsaydı, Lefkoşa Türk Belediyesi ile ilgili böyle bir karar alabilir miydi?

Cevap:

Asla alamazdı.

Almayı denese, Arabahmet’teki parti binası yönetenlerin başına yıkılırdı!

Kim yıkardı?

CTP’liler.

Neden?

Demokrasinin bu kadar ayaklar altına alındığı, Anayasa dahil hukuk ilkelerinin paspas edildiği bir kararı CTP tabanı ve tavanı hazmedemezdi.

İşte ‘sigorta’ bu...

**

Peki UBP’de durum ne oldu?

Sigorta devreye girmedi, hükümet üyelerinin aldığı karara kimse ses çıkaramadı.

Bu kararın emsalinden etkilenme potansiyel yüksek belediye başkanları bile “Nedir bu yaptığınız? Siz padişah mısınız?” diyemedi.

Aksine, Belediyeler Birliği’nin LTB’ye temsilci göndermesi kararına onay verdiler.

Cemal Bulutoğluları bile LTB’de kellesinin alınması karşısında önce tehdit savurdu, sonra ’90 günlük izni’ kabullenir bir görüntü verdi.

**

‘Sigorta’ meselesini diğer partiler üzerinden de ve başka konularla ilgili de değerlendirmek mümkün...

Ancak aslolan, parti tavan ve tabanının yönetimi denetleyebilme yeteneğidir. Eğer ‘sigorta’ gerektiğinde devreye girmez, uyarı görevini yerine getirmezse, sonuç yıkıcı olur.

UBP’de demokrasiyi içselleştirmiş, çağdaş ilkelere inanan insan yok mudur?

Milletvekilleri, parti meclisi üyeleri, ilçe ve köy yöneticileri ve üyeler tüm bu olup bitenleri sineye mi çekecektir?

Yok mudur ‘sigorta’sı UBP’nin?

Yoksa eğer, bu toplumun bu hükümetten daha çok çekeceği var demektir!

Sigorta yanmazsa, kimin yanacağı bellidir.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 621 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler