1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Siyaseti 'amaç' yaptılar, kendilerine...
Siyaseti amaç yaptılar, kendilerine...

Siyaseti 'amaç' yaptılar, kendilerine...

Başbakan, tüm (öylesine) BAKANLARI yanına alarak basın toplantısı düzenledi!.. Yok yok, ANAYASA’nın en temel özgürlüklerini yerle bir ettikleri ve Anayasa Mahkemesi’ne tosladıkları için ÖZÜR falan dilemedi. Türkiye’nin “SU”

A+A-

 

 

Başbakan, tüm (öylesine) BAKANLARI yanına alarak basın toplantısı düzenledi!..

Yok yok, ANAYASA’nın en temel özgürlüklerini yerle bir ettikleri ve Anayasa Mahkemesi’ne tosladıkları için ÖZÜR falan dilemedi.

Türkiye’nin “SU” projesi üzerinden siyaset yaptı; sanki ya hazırlanmasında, ya da parasında toplu iğne ucu kadar rolü varmış gibi!..

 

***

 

İnsanlar daha bir öfkeleniyor, toplumsal onca sorunu “anmayan” ve aklılarınca “propaganda” yapılan böylesi toplantılara...

Kurultay öncesi “şov” bile değil doğrusu...

Daha 24 saat önce, aynı masada oturduğun bakanlardan biri, “BAŞARISIZ OLDUK” diye bas bas bağırdı!..

Sokaklar bağırıyor “yeter artık” diye.

Hiç tınmıyor yani!..

 

***

 

Siyaset “inkar” üzerine kuruldu!

Hazımsızlık... Körleşme...

İlkesizlik...

Duyarsızlaşma üzerine...

“Ben yoksam, olmaz” anlayışı..

Bu anlayış, en fazla UBP’de belki ama diğer partiler de sanmayınız ki hiç sıçramadı...

Herkes kendi “iç çekişmesi”nde..

Yani “toplum” ya da “insan” için değil siyaset,  “siyasetçi” için!..

Araç olmaktan çıkmış, “amaç” olmuş, iyice...

 

***

 

Peki ne olacak bu gidişin sonu?

Hasan Hüseyin’in sözleri anımsanacak:

“Eti geçti, duydun mu?

Bıçak kemikte...

Duymadınsa duy artık...

Duy da silkin ne olursun...

Bu, ne biçim uyku bu!..”

 

***

 

Bu ülke siyaseti “amaç” görenlerden temizlenmeli önce..

Böyle olursa, başımızdakilerin çoğu “sahnede” olmayacak zaten...

 


 

Name and shame

İSMİNİ VER VE UTANDIR

 

Hani BAKAN, trafik cezasını SİLDİRMEK istedi ya!..

Gerçi, “müdürünün” üzerini yıkıyormuş sorumluluğu, onca tantanadan sonra...

“Cezamı ödedim, müdürün işgüzarlığı, görevden alabilirim” gibisinden sözler okudum bir yerde..

İnanmadım!..

Hiçbir müdür, hele de bakanının haberi olmadan polise resmi yazı yazmaz, “Bizim BAKANIN cezalarını görmezden geliniz” demez, kolay kolay.

Üstelik, önceki gün bizim haber merkezi onca aradı, not bıraktı, BAKAN konuşmadı.

Bize “hepsi yapar” dendi, sadece...

Bir okurum, çok güzel bir katkıda bulundu...

<<... Şimdi bilmem ama en azından bir zamanlar, İngiltere’de kuralsız park etmekten dolayı cezadan muaftı, diplomat olan yabancılar... ANCAK her yıl, İngiliz polisi bir liste yayınlardı ve her elçiliğin kaç kez kanunsuz park yaptığını açıklardı... "Name and shame" diye bir yöntem... Tercümesi  "ismini ver ve utandır"..... "Utanma" mevhumu olan bir ortamda, faydalı olabilirdi...>>

 

***

 

Doğru demiş okurum, “utanmasını bilenler” için faydalı olabilirdi!..

Bizde, işe yarar mı acaba?

 


 

Biraz dikkat!

 

Bir okurum, Lefkoşa’da, TSE’nin çöp döktüğü alanda görüntülemiş, içinde Türkiye bayrağı da olan bu fotoğrafı.

Elbette üzücü...

Böylesi görüntüleri, kurumlara mal etmek her zaman doğru olmaz...

Yani, olsa olsa bir kişinin dikkatsizliği, sorumsuzluğu, özensizliğidir bu...

Daha saygılı, daha sorumlu olmak gerekiyormuş demek ki...

 

 

 


 

Niçin?

 

“Hükümetimiz döneminde vatandaşlığa alınan herkes resmi gazetede yayınlandı. Aksi tek örnek yok” dedi Küçük.

İyi de, sorun zaten,“niçin vatandaş yaptığınız” sayın Başbakan...

Ve ‘Bakanlar Kurulu’nun niye “seri yurttaşlık” verdiği...

Esas soru bu!..

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 703 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler