1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Siyaset hareketlenirken
Siyaset hareketlenirken

Siyaset hareketlenirken

Siyaset sahnesinin önemli aktörleri açısından hareketli bir haftaydı. · UBP’de “kazan kaynamaya” devam etti!.. · CTP, bol katılımlı bir ÇALIŞTAY ile geleceği projelendirdi. · DP, hem Erdoğan hem de Eroğlu “

A+A-






Siyaset sahnesinin önemli aktörleri açısından hareketli bir haftaydı.

·        UBP’de “kazan kaynamaya” devam etti!..

·        CTP,  bol katılımlı bir ÇALIŞTAY ile geleceği projelendirdi.

·        DP, hem Erdoğan hem de Eroğlu “desteği” ile motive oldu.

UBP’DE KAZAN KAYNIYOR

UBP’de parti başkanı Küçük’ün “birlik olalım, medya önünde değil karşılıklı konuşalım” sözleri biraz havada kaldı.
“Muhalif” ses Taçoy, “Toplantı çağır ki konuşalım” dedi.
Kolay  mı?

·        Bir bakanın “işe başla” dediği, Başbakan’ın iptal ettiği “istihdamlar”ı mı konuşacaklar? (parti içi partizanlık yarışı)

·        Maliye Bakanı ile Lefkoşa Belediye Başkanı’nın giriştiği faiz yasasını mı?

·        Eğitimdeki “manken” krizini parti içi bir hesaplaşma olarak piyasaya salanları mı yoksa sorumlularını mı?

·        Eroğu vesayetini mi, Türkiye’nin “ricalarını” mı, Kıbrıs sorununda “tabana ters” çelişkileri mi? Yoksa “yeni kabine” tehdidiyle “sopa” göstermeleri mi?

DP KURULTAYI’NDAN “KÜÇÜK”E GÖZDAĞI

Eroğlu’nun  Demokrat Parti Kurultayı’nda Serdar Denktaş’a teşekkür konuşması, bir nevi İrsen Küçük’e “göz dağı”ydı aslında…
- Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla!
DP, “göz diktiği” UBP oylarında, “görüşme karşıtı” tabana oltayı salladı bile: “Müzakere masası ortadan kalkmalı.”
Ve doğrusu, UBP pastasından dilimleyeceği en güzel zamanı da yakalarken, Serdar Denktaş’ı “iç kavgasız” bir havada yeniden başkanlığa taşıdı.

CTP’DEN ÖNEMLİ ADIM

CTP en fazla ihtiyaç duyulan adımı attı, adeta Girne’de kamp kurdu.
“Geleceği kuruyoruz” denilerek düzenlenen ÇALIŞTAY ve eğitimden ekonomiye, Kıbrıs sorunundan sağlığa, yerel yönetimlerden Avrupa Birliği’ne kadar seçilen konu başlıkları önemliydi.
Önemli bir insan kaynağı ile projeler ortaya kondu, ismine “iktidar programı” dense de, asıl önemli olan “yeniden yapılanma, dönüşüm ve toplam kalite ile demokrasi”yi ilerletme kodlarının ortaya çıkarılmasıydı.
Bundan sonra ne olmalı:

·        Projeler, parti dışı uzmanlar, örgütler ve toplumsal kesimlerle de paylaşılmalı.

·        Sivilleşme ve demokratikleşme adımları, net projelerle gündeme taşınmalı ve sonuç alınması için harekete geçilmeli.

·        Ortaya çıkan program, olabildiğince detaylandırılmalı. VE AÇIKLANMALI.

* * *
Siyasetin kalitesi ve düzeyi artıkça, toplum daha ileriye taşınacaktır.
Ve öyle görünüyor ki 2012 siyaset açısından fazlaca hareketli olacaktır.



“Sütte zehir” ve karanlıkta kalanlar!..

 

Adanın kuzeyine, yem hammaddesi getiren sadece iki kuruluş var.
Bu nedenle, Mağusa Limanı’nda bu iki şirketin ambarlarını denetlemek çok zor değil.
Denetim yapılıyor da!..
Peki sonuçları ne?
Örneğin, pamuk küspesi ithali durdurulmuşsa, bu kararın nedeni ne?

* * *
Ülkede, yem üretimi yapan 8, 9 işletme var.
Bu işletmelerin de denetimi çok zor değil ve sanırım bu denetimler de yapıldı.
Her birinin sonuçları ne çıktı, bunu da merak ediyor kamuoyu!

* * *
Esas denetlenemeyen ise kendi yemini üreten, hayvancılar.
Belki de sayıları yüzü aşkın.
Ne kadarının mandıra ya da çiftlikleri yeterli altyapıya sahip acaba?
Çok fazla olduğunu sanmıyor, hayvancı zaten fazlaca zorda.
Bu nedenle pek çok çiftlikte muhafaza edilen yemlerin, sağlıksız olma ihtimali de yüksek.
En az denetlenen de sanırım çiftlikler, mandıralar…

* * *
Bugüne kadar kaç ayrı çiftlikte, ambarda, üretim merkezinde, süt üretim alanında denetim yapıldı ve neden tümünün sonuçları bir basın toplantı ile açıklanmıyor?
Gizlenmesi gereken bir durum mu var acaba?
Hoş, işler yolunda olduğunda tonlarca süt “alemine” imha edilmiyor sonuçta.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1074 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler