1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Sıra Dışı
Sıra Dışı

Sıra Dışı

“Bu hâl senin hâlin değil” Bazen, belki haklı olarak serzenişte bulunur dostlar. “Özeleştiri yapacağım diye Kıbrıslı Türkleri bu kadar yerden yere vurmak doğru mu? Tamam, hatalarımız var ama sen hep bunları anlatırsan kendimizi topla

A+A-

Sıra Dışı

 

Kolay sanılır; oysa aslında hiç de kolay değildir hakiki manada sıra dışı olmak. Çünkü sıra dışı olmak, çoğu zaman muhalif olmaktan farklı bir şeydir. Bu yazıda kullandığım manada “sıra”, bir tür sistemdir. Ve sistem (yani sıra) içinde kalarak muhalif olmak da mümkündür. Bu tip bir muhalif duruş, sistemin sahiplerinin ya da muktedirlerinin söylediklerinden farklı şeyler söylemek manasına gelir elbette ama illa ki farklı bir sistem, farklı bir düzen arayışına tekabül etmez. Bunun, sergilenen muhalefetin sert ya da yumuşak olmasıyla da ilgisi yoktur. Çok sert bir muhalefet dahi sıranın dışına çıkarmayabilir sizi. Oysa aksine, müeddep bir dil, hatta sistemin sizden talepleri karşısında ısrarlı ve direngen bir sükût, sıranın dışına çıktığınız manasına gelebilir.

Bu arada sistem (ya da sıra) dediğimiz şey, yukarıda kullanılan sözcüklerin ilk bakışta çağrıştırdığının aksine, yalnızca siyasete ilişkin değildir. Sistem, sizi günlük yaşamın her anında, hatta özel hayatınızda dahi hizaya sokan bir şeydir. Ne giyeceğinizden, ne yiyeceğinize, ne okuyacağınıza, ne izleyeceğinize, neyi alıp, neyi satacağınıza, neyi tüketeceğinize, hatta kimle, nasıl ilişkiye gireceğinize, nasıl evleneceğinize, düğününüzü nasıl yapacağınıza dair kuralları vardır. Bu arada, bu kuralların hemen hepsine harfiyen uyup, örneğin yalnızca siyasette muhalif olacağım dediğiniz zaman, muhalefetinizin sistem içinde kalması kuvvetle muhtemeledir.

İşte Kıbrıs’ın kuzeyindeki “sistem”den şikâyet eden muhaliflerin pek çoğunun aslında hiç de sıra dışı olmadıklarını düşünmemin sebebi budur. Bu kişiler, bana, ders zili çaldıktan sonra sınıfa girmek için sıraya girmelerine karşın, o sıra içre mızırlık yapan küçük çocukları hatırlatırlar. Elbette bunları, öğretmenlerin talimatlarına uymayı görev sayıp da kraldan çok kralcı olanlardan, iktidar yalakalarından ayırmak gerekir. Ama bu bile, onların da sonuçta sırada oldukları gerçeğini değiştirmez. O nedenle sistemin değişmesi gerektiğinden söz edenlerin, neden bahsettiklerini bir kez daha derin derin düşünmeleri gerektiği kanaatindeyim. Gerçekten her türlü cezayı çekmeye, her türlü bedeli ödemeye ve sıranın dışına çıkmaya hazır mıyız, yoksa sırada yürürken ufak tefek mızırlıklar yapıp, “ben diğerlerinden farklıyım” diyerek böbürlenmekten, hatta mümkünse ortaya koyduğumuz bu farktan dolayı sıranın başına geçirilip, geçtikten sonra en yalaka olanlardan bile daha yalaka olacağımıza dair söz vermekten ibaret midir muhalefet diye adlandırdığımız şey?

Hülasa sıra dışı olmak, sıranın bozulmasını, sistemin yıkılmasını talep etmektir. Sistem yıkıldığı zaman, yalnızca ondan en fazla yararlananlar değil, ucundan kıyısından tırtıklayanlar da, hatta belki en fazla onlar nasiplenirler yıkımdan. Dolayısıyla böyle bir konum, kaçınılmaz olarak, bedel ödeyeceğini bilmeyi, onu ödemeye hazır olmayı gerektirir.

Bu noktada inandırıcılığın sırrı samimiyettir. Sıra dışı olan dışlanandır (çünkü zaten sıranın dışındadır); tabir-i caizse kendi yurdunda ecnebidir. Sıranın dışına çıkmayı göze alamayanlar onu hizaya çekmek isterler. Sıradakilerin yapamadıklarını yapanlar, yapılamaz sanılanın yapılabileceğini, yapılmamasının yapmaya cesareti olmayanların kabahati olduğunu onların yüzlerine vuranlardır çünkü. Bu kişileri hizaya çekmek, sırada duranları rahatlatabilecek yegâne şeydir. O nedenle, durmadan onları samimiyet testine tabi tutarlar. Bu testten çaktıkları anda, sırada olanlar rahatlarlar ve “bak biz sana demiştik, sırada durup da mızırlık yapmaktan başka çare yok” derler sevinçle. Bu manada, sıra dışı olanlar, bir toplumun vicdanı olma görevini üstlenenlerdir aslında. Testte çuvallamaları, yalnızca onların hizaya çekilmeleri sonucunu doğurmayacak, toplumun vicdanını kaybetmesine yol açacaktır.

Bugün herkes sistemden şikâyet ettiğine göre, sistemin gerçekte ne olduğunu anlatmanın ve şikâyetçi olanlara, sıra dışına çıkmaya hazır olup olmadıklarını sormanın zamanıdır.

Bu soruyu sormak, sırada durup mızırlık yapanların değil, sıra dışında durmayı, bedel ödemeyi göze alanların işidir.  

                

Bu haber toplam 1167 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler