1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. SIRA 'B PLANI'NDA MI?
SIRA B PLANINDA MI?

SIRA 'B PLANI'NDA MI?

Kıbrıs AB Derneği, Kıbrıs için, “B Planlarının hiçbirisi her iki toplum tarafından kabul görmüyor. dedi

A+A-

 

 

Kıbrıs AB Derneği (KAB), Kıbrıs için  “B Planlarının hiçbirisi her iki toplum tarafından kabul görmüyor. Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarınca kabul görecek tek çözüm iki bölgeli iki toplumlu federasyondur” açıklamasında bulundu.

 

KAB Başkanı Mustafa Damdelen’in açıklamasının tam metni şöyle;

 

Uzun zamandır beklenilen, gün sayılan, farklı spekülasyonlar, ültimatomlar ve çekişmelere neden olan AB Dönem Başkanlığı 1 Temmuz Pazar günü itibarı ile Kıbrıs Cumhuriyetine geçmiştir. Hem zaten tıkanmış olan görüşmelerin daha da ileri bir tarihe atılmasına, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonrasına kadar mevcut durumun ertelenmesine, hem de Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk iki lider ve AB-Türkiye arasındaki müzakere ilişkilerinin durma noktasına getiren dönem başkanlığı birçok zorluk ve engeller yanında fırsatlarda barındırmaktadır. Birçok taraf tarafından lanse edildiği şekilde yolun sonu, bir uçurum, B planlarının sebebi değil, uzun süredir geleceği bilinen ve beklenen bir tarih olarak değerlendirilmelidir. Ne var ki, bu tıkanık süreç B planları spekülasyonları ile de daha da zora koşulmaktadır.

 

Geçtiğimiz dönemde Türkiye ve Kıbrıs Türk Liderliğinin, 1 Temmuz’a kadar çözüm gerçekleşmezse B Planını hayata geçireceği savunulmuştu. B planının, gerçekten uygulanma niyeti var mı bilemiyoruz. Ancak KAB olarak B Planının içeriğini ve bu senaryolar konusunda yapılan anketlerde toplumların görüşlerini, halkımızla paylaşmakta fayda görüyoruz.

 

16 Nisan’da Sefa Karahasan Milliyet gazetesinde üst düzey bir yetkiliye atıfta bulunarak,  1 Temmuz’a kadar çözüm olmazsa B Planının devreye sokulacağını ortaya koymuştur.

 

B PLANI NELERİ İÇERİYOR?

·        Önce Maraş KKTC yönetiminde yerleşime açılacak,

·        KKTC’nin ismi Kıbrıs Türk Devleti olarak değiştirilecek ve tanınma istenecek,

·        Tanınma kabul edilmezse Kuzey Kıbrıs’ın Türkiye’ye ilhakı gündeme gelecek.

 

Karahasan, Bakan Davutoğlu’nun müzakereler Kıbrıslı Rumlar’dan dolayı aksarsa federasyonun bir seçenek olmaktan çıkacağını belirttiğini söylüyor, Sn Eroğlu’nun da çözüm olmazsa KKTC’nin isminin değişip Kıbrıs Türk Devleti olabileceğini belirttiğine atıfta bulunuyor. Bakan Egemen Bağış, çözüm olmazsa iki devletli çözüm veya Türkiye’ye ilhaktan bahsetmiş ayrıca Tayvan modelinin alternatif olabileceğini belirtmişti. Sn. Özgürgün 1 Temmuz sonrası B planının uygulanması çağrısı yapmıştı. Alıntılar çoğaltılabilinir, ancak B planı senaryolarının geçtiğimiz aylarda KKTC ve T.C. yetkilileri arasında ciddi şekilde tartışıldığı yadsınamaz bir gerçektir.

 

MARAŞIN KKTC YÖNETİMİNDE YERLEŞİME AÇILMASI:

Bu formülasyonu Kıbrıslı Rumların sadece 10%’u desteklemiştir. 1993 de zamanın BM Genel Sekreteri Boutros Ghali’nin önerdiği güven artıcı önlemler içerisinde yer alan Maraşın BM ve AB gözetiminde iki toplumlu bir bölge olarak Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların birlikte yaşayıp çalışabileceği şekilde yerleşime açılmasını ise Kıbrıslı Rumların 84%’ü, Kıbrıslı Türklerin ise 63%’ü kabul etmiştir. Maraş, toplumların benimsediği bu formülasyonla açılmalıdır.

 

KKTC İSMİNİN KIBRIS TÜRK DEVLETİNE DÖNÜŞÜP TANINMA TALEBİ:

KKTC 1983’te ilan edilmiş, BM 541 sayılı B.M.G.K. kararı ile tanınmamış, 1983-2004 döneminde  ayrılıkçılık tesbiti ile ağır izolasyonlar uygulanmıştı. 2004 referandum sonrasında, Sn. Kofi Annan, sonrasında da AB Konseyi, Kıbrıslı Türklerin artık ayrılıkçı olmadıklarını ispatladıklarını ve tüm izolasyonların kaldırılması çağrısı yapmışlardı. Eğer federal çözümden vazgeçilirse Kıbrıs Türk halkının kazandığı moral üstünlük kaybedilir, tekrar ayrılıkçı olarak algılanıp 1983-2004 dönemi yaşanabilir. B planları faydasızdır ve Kıbrıs Türk Toplumunu daha kötü günlere götürecektir.

 

İLHAK KONUSUNU:

Sn. Egemen Bağış’ın açıklamalarına karşı yaptığımız açıklamada ilhakı niye kabul edilebilir bulmadığımızı detaylı olarak açıklamıştık.

 

B Planı senaryoları ve federal çözüm konusunda iki toplumlu anket sonuçları:

İki devletli çözüm veya konfederasyon: K.Rumlar 77-79% Hayır,  K. Türkler 77% Evet

Tek Merkezi devlet: K. Rumlar 85% evet, K. Türkler 60% hayır.

Tayvan modeli:  K.Rumlar 90% hayır, K. Türkler 54% Hayır.

Kuzeyde zaman içerisinde Türkiyenin iline dönüşecek otonom bir yapı: K. Rumlar 96% hayır, K. Türkler 52% Hayır 25% mecbur olursak tolere edilebilinir.

İki toplumlu iki bölgeli federasyon: K. Rumların 80%’i, K. Türklerin ise 76%’sı istiyor veya tolere edilebilir buluyor.

Demek ki B planı senaryolarına ya bir toplum veya her iki toplum birlikte karşı çıkmaktadır. Her iki toplumun çoğunluğunun kabul edeceği tek formül federal çözümdür.

Güney Kıbrıstaki 2013 Başkanlık seçimlerine kadar güven artırıcı önlemler paketi önerilerimiz uygulanmalı:

 ‘Kıbrıs Türk toplumu AB Gümrük Birliğine dahil edilmeli, Kuzey Kıbrıs’ta hava ve deniz limanları açılmalı, Türkiye limanlarını ve hava sahasını açmalı, Türkiye - AB müzakere sürecinin önü açılmalı, Maraş BM-AB gözetiminde açılmalı.’ şeklindeki önerilerimiz, tüm ilgili tarafların çıkarınadır.

Sonuç olarak B Planları bir tarafa bırakılmalı federal çözüme odaklanılmalıdır:

Üzerinde uzlaşılan konular karşılıklı imzalanıp muhafaza edilmeli, 2013 Başkanlık seçimleri sonrasında müzakerelerle 2014 sonuna kadar Kıbrıs Sorunu çözülmelidir.

 

 

Not: Bildiride Kıbrıs 2015 İnisiyatifi’nin Nisan 2011 anketi sonuçları özetlenerek kullanılmıştır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1951 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler