1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. SINIRÜSTÜ ( SİNGRASİ) VE ÇÖZÜMDEN SONRA...
SINIRÜSTÜ ( SİNGRASİ) VE ÇÖZÜMDEN SONRA...

SINIRÜSTÜ ( SİNGRASİ) VE ÇÖZÜMDEN SONRA...

Sınırüstü ( Singrasi) tepesinde başlatılan petrol sondajında, gerek KKTC adına konuşan Cumhurbaşkanı, Başbakan , Bakan ve T.C Enerji Bakanı Sayın Yıldız’ın bu sondaj ve çıkması muhtemel olan Petrolun Kıbrıs sorunu ile ilgili bağına dair söyledikler

A+A-

 

 

 

Sınırüstü ( Singrasi) tepesinde başlatılan petrol sondajında, gerek KKTC adına konuşan Cumhurbaşkanı, Başbakan , Bakan ve T.C Enerji Bakanı Sayın Yıldız’ın bu sondaj ve  çıkması muhtemel olan Petrolun Kıbrıs sorunu ile ilgili bağına dair söyledikleri çok açıktı.

“Çözümden sonra bu petrol Kıbrıs’lı Rumlarla birlikte değerlendirilebilinir”.

Yani çözüm olmadan, bu yer altı zenginliğinin Kıbrıslı Rumlarla, Ortak Yurt olan Kıbrıs’ta, en azından şimdi, ortak olarak değerlendirmeye dair bir siyasi düşünce, bizde yok demek istediler.

Peki şimdi, KKTC ve T.C yetkililerinin, bu gaz ve petrol konusunda söyledikleri ile Güneydeki devlet ve hükümet yetkililerinin söyledikleri arasında fark var mı? Yok. Sayın Eroğlu ile Sayın Hristofyas’ın; Sayın İrsen Küçük’le Sayın Markulli’nin söyledikleri arasında fark var mı? Yok. Onlarda güneydeki gaz konusunda aynisini söylüyorlar.

 “Bulunan gaz da Kıbrıslı Türklerin de hakkı var, ancak Çözümden Sonra bu değerlendirilecektir”.

Birbirinden çok farklı iddiaları olan iki tarafın, bu konudaki yaklaşımları müthiş bir benzerlik göstermektedir. “Çözümden Sonra”.  Eğer çözüm, Birleşik Federal Kıbrıs’sa, o zaman bu ada Ortak Yurt demektir.  Peki, çözümü sağlayacak olan yakınlaşma ve ortak zihniyet nasıl gerçekleşecektir? İşbirlikleri o zaman neden ve hangi akla ertelenir, ötelenir? Bu nasıl akılcıl bir politika olur?

Eğer taraflar, Ortak Yurdun yer altı zenginliklerini de, mevcut, 1964 ve 1974 statükosunun sürdüğü şartlarda, bu statükoyu, ötekine dayatmak için, yani, hakimiyetçi veya ayrılıkçı iddialarını güçlendirmek amacı ile tek taraflı amaçlara ulaşmak maksadıyla,  tek taraflı adımları için,  araç olarak kullandıkları zaman, çözüm atmosferi nasıl oluşur? Üstelikte bu zihniyetle de bu kaynaklar, çözümden sonra da paylaşmanın ve ortak yaşamın değil, ama kavganın ya yeniden başlamasının, ya sürmesinin zemini olur.  Çözümsüzlük şartlarında, birbirine dönük, statükoda, avantaj sağlamak için atılan bu adımlar, çözümü zorlama ortamını zehirlediği gibi, aksine,  çözüm sonrası atmosferine daha şimdiden, salınmış dar milliyetçi zehirli gaz olmaktadır.

Üstelik atılan bu tek taraflı adımlar, gerçekte, bu adanın sahibi olan Kıbrıslı Rumların ve Türklerin bu yer altı kaynaklarından yararlanma kapasitesini de minimuma düşürmektedir. Güney, bu tek taraflı  adımları atarak, hem uluslararası dev petrol şirketlerine ve İsrail, ABD, İngiliz, Fransız politikalarının girdabına daha fazla bağımlı hale gelmektedir. Bu kaynaklardan maksimum faydayı değil, siyasi üstünlük sağlamak adına, onlara daha boyun eğici olmaya gitmekte ve dezavantajlı hale dönüşmektedir.

Kuzeyde de buna kontra için atılan bu adımla, TPAO ile yapılan antlaşma, hala halkımıza açıklanmamıştır. Şimdi sondaj yapılıyor . Peki bu sondajda petrol çıkarsa, bunun ekonomik paylaşımı nasıl olacaktır? Bu halka açıklandı mı? Peki bu açıklanmadığı sürece, bu Meclis’e halka anlatılmadığı sürece, siz kuzeyde egemenlik olgusunu nasıl değerlendireceksiniz?

ÇÖZÜMDEN SONRA KAÇAMAĞI

Şimdi tekrardan bu “çözüm olduktan sonra” meselesine başka açılardan da gelelim. Bunu “ Türk” siyasetinin seslendirmesi tam bir siyasi yanlışlıktır. Siz bunu böyle ifade ettiğinizde, bundan sonra sizin hakkınız var mı AB’ye, BM’ye veya Güney’e kızmaya? Çünkü onlar Kıbrıslı Türklerin, Avrupa ile siyasi, sportif, ekonomik, demokratik ve her toplumsal ilişki talebinin önüne; “Çözümden Sonra” tezi ile çıkmaktadırlar. Kıbrıs Rum tarafı, Avrupa Parlamentosundaki temsiliyetimiz meselesine,  AB ile ilişkilerimiz, direkt ticaret hakkımız ve diğer tüm evrensel ve insani temas isteklerimize dönük blokajlarını, açıkça bu ifade ile tamamlamaktadırlar.  “Şimdi değil, Çözümden Sonra”.

Siz nasıl olurda, sırf hamaset yapacaksınız ve Güney’e  gözdağı vereceksiniz sığlığı içinde, Güneyin egemenlerinin, Federal ortaklık yerine, 1964 statükosunu “deldirtmemek” için siyaseten kullandığı  bu argümana sarılırsınız? Bir düşünün bakalım yaşadığımız süreci...

Birleşik Federal Kıbrıs siyasetinin savunulması ile çözüm beklenmeden ve gelmeden; gerçekte çözümü canlı tutan, Yeşil Hat Tüzüğü,  AB Mali Yardım Tüzüğü olguları gerçekleşmiştir. Güneyin bunları engellemek için,  “Çözümden Sonra” diye sürdürdüğü tüm siyasi girişimlere ve propagandaya karşın bunlar gerçekleşti..Ayrıca Mal Tazmin Komisyonu ve AHİM’ in Mülkiyetle ilgili verdiği karar, çözümü ve BM Çözüm Planını temel alan, Birleşik Federal Kıbrıs tezinin ışığında, çözüm olmadan, bu temele dayanarak yaptığımız düzenlemeler sonucu gerçekleşmiştir.  Siyasal eşitlik içinde, Kıbrıs Türk tarafının çözüme yardımcı olacak bu adımları atması ile çözüm olmadan, yeni, hem çözüme yardımcı olacak olan, hem de etrafımıza örülen soyutlanmayı, o alanlarda açtığımız nasıl unuturuz?

Dün bunları ele alırken, Güneyin bağnazlarının gündeme getirdiği, “ Çözüm Olduktan Sonra” tezine sarılsaydık, boyun eğseydik, ya da içimizdeki, “çözüm yok, bunlarda olmaz ve bir şey getirmez” sözlerine yenilseydik, bunların hiç biri olmazdı. Şimdi ise, Singrasi tepesinde, buna sarıldılar, sanki matah bir şeymiş gibi.

Dolayısı ile “ Sayın Eroğlu’nun, Sayın Küçük’ün ve Sayın Yıldız’ın Sınırüstünde ( Singrasi) düzenlenen törende, güneye güya nispet yapacaklar diye ifade ettikleri bu politika yanlıştır. Eğer “çözümden sonra” sözü doğru ise, artık Direkt Ticaret Tüzüğü ve diğer demokratik talepler konusunda ısrar etmemek gerekir. Bu doğru mu? Hayır.

NE İFADE EDİLMELİYDİ.

 Burada ifade edilmesi gereken nokta, düşünceme göre şu olmalıydı. “ Güneyin siyasi liderliği, güneyde bulanan gaz rezervleri ile ilgili olarak,  Kıbrıs Türk halkının yararlanması için, Çözümden Sonra  diyor. Biz, bu sondajı vururken, adanın ortak ve tek egemenliğine, siyasi eşitlik içinde duyduğumuz tespitle ve yaptığımız antlaşma ve BM Parametrelerine dayalı bir çözüme duyduğumuz inançla, açıklıyoruz ki bu sondajla, çıkacak sonuçları ve kaynağı paylaşmaya hazırız ve bunu Kıbrıs Rum tarafı ile hemen görüşmeye açığız. BM’ye, AB’ye bu konuda yardımcı olmaya çağrı yapıyoruz. Bu kaynaklar, kavganın değil, barış, ortaklık ile işbirliğinin ve Federal Kıbrıs’ın yolunu açma alanları olmalıdır. Bu olayı, çözümü hızlandıracak işbirliği alanı olarak görüyoruz.  Çünkü adanın egemenliği tek ve ortaktır ve güneydeki kaynaklara dönük de siyasetimizde budur” demeli idik.

Şimdi, ne Cumhurbaşkanı, Ne Başbakan, ne de T.C ‘nin bir yetkilisi, “güney tek taraflı oldu bitti yarattı” derken inandırıcılık temeline sahip olamayacaktır, bunu kendi ifadeleri ile zora soktular..

Özellikle günümüzde, görüşme süreçlerinde tıkanıkların yaşandığı bu anda.  Çözüm için uğraşırken, ayni zamanda, hem güneyle, hem Avrupa, hem de dünya ile toplumsal temelde ilişkileri geliştirecek ve Federal Kıbrıs Çözümüne  yardımcı olacak olan yeni temas alanları açma, bunlara dönük yeni düşünceler üretmek  zorundayız. Pek çok şeyi, “ Çözümden Sonraya “ erteleme  kolaycılığı, 1964 ve 1974 statükosunu sürdürmek isteyenlerin yaklaşımıdır. Bu doğumu, yağmurlardan sonraya, yazdan, kıştan sonraya, rüzgardan sonraya, erteleme niyet ve girişimine benzer. Ama bu niyetler ve girişimler,  ya çocuğun, ya da annenin ölümünü getirmekten başka bir işe yaramaz.

SİVİL  İNİSİYATİF VE TİCARET ODASI

Bunun için iki tarafın barış ve çözüm isteyen tüm insanları, iki taraftaki bu resmi, “Çözümden Sonra” tezine, itirazlarını yükseltmelidir. Bu yükselecek itirazlar, egemen olanların çözüm önündeki barikatını delecektir. Halkların diplomasinin önünü açacak ve çözüme dair iki taraflı sivil inisiyatiflerin, daha da etkili olmasını sağlayacaktır.

 Hem merak ediyorum AB yetkilileri ile yaptığı görüşmede, Yeşil Hat Tüzüğü ve Direkt Ticaret Tüzüğü ile ilgili olarak AB yetkililerinin, “ Çözümden Sonra” sözüne haklı eleştiri getiren Ticaret Odası Başkanı Sayın Günay Çerkez;  Sınırüstü ( Singrasi)  tepelerinden yükselen “ Türk” yetkililerin “ Çözümden Sonra” söylemine ne diyecek? Hadi buyurun, bundan da alın…..

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1738 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler