1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Sınırlı ilişki
Sınırlı ilişki

Sınırlı ilişki

Kayınvalidesini sevdiği söylenemezdi. Hatta nefret ettiğini söylemek daha doğru… Evlendiklerinden beri kızını rahat bırakmıyordu kadın… Sürekli kafasını karıştırıyordu. Dolayısıyla evin huzurunu da bozuyordu. Aynı evde yaşamıyorlardı ama sank

A+A-

 

 

Kayınvalidesini sevdiği söylenemezdi. Hatta nefret ettiğini söylemek daha doğru… Evlendiklerinden beri kızını rahat bırakmıyordu kadın… Sürekli kafasını karıştırıyordu. Dolayısıyla evin huzurunu da bozuyordu.

Aynı evde yaşamıyorlardı ama sanki de aynı evmiş gibiydi. Kızının evinden çıkmıyordu kadın… Kızı evde de oturmuyordu aslında… Bir avukatın asistanlığını yapıyordu ama eve her gittiğinde annesi evdeydi, onu bekliyordu. Genç kadın bundan rahatsız değildi. Annesini her an yanında hissetmek ona huzur veriyordu, kocasıyla ilişkilerini kötü etkilediğinin farkında değildi ama damat için bunu söylemek mümkün olamazdı çünkü kadın her eve gelip gittiğinde eşiyle mutlaka kavga ediyordu.

Sürekli birşeyler sokuyordu genç kadının kafasına; “Damat şunu yapmalıydı, bunu yapmalıydı, şöyle davranmalıydı, böyle davranmalıydı… İstemesi değil sadece, seni rahat yaşatmalı… Seni onun bunun yanında muhtaç duruma düşürmemeli… Hani salon takımlarını değişecekti, hani arabayı yenileyecekti… Noldu, yalancı oldu çıktı… Alana kadardır her şey… Ondan sonra unutulur… vs, vs…”

Yine o gecelerden biriydi. Kafası annesi tarafından doldurulmuş genç kadın, kocası eve geldiğinde yemeğe oturmayı bile beklemedi… Annesi ne saydıysa O da aynılarını saydı.

Eskidi bu takımlar…

Araba da dökülüyor artık…

Hani tatile çıkacaktık…

Bak Fatma’nın kocasına, onu aldı, bunu aldı…

Ya Hayriye… Kraliçe gibi gezer ortalıklarda… Nesi vardı onun ama şimdi!..

Adam of çekti olmadı, puf çekti yine olmadı. Sesini yükseltmek istedi, baktı apartmana rezil olacaklar, kapıyı çarptı, çıktı evden… Dolaştı biraz sokaklarda… Bir bara girdi, biraz da içti. Biraz sakinleyince eve döndü, kapıyı açtı, karısı telefonda yine annesiyle konuşuyor… Girmedi eve, hiçbişey söylemeden tekrar kapadı kapıyı, çıktı. Arkasından karısının bağırdığını duydu ama dönmedi.

Sabaha karşın eve geldiğinde karısı onu bekliyordu. Adam bütün gece sokakları arşınlarken, kadın da evde koltuğun üzerinde gözlerini kırpmadan beklemişti onu… O gün iş günü olmasına rağmen işe gitmediler, sabahleyin eve dönmesine rağmen adam, öğle saatlerine kadar hiç konuşmadılar. Zaten adam karısının onu beklediğini, kadın da kocasının eve döndüğünü görünce rahatlamışlar ve yatağa yatıp uyuyakalmışlardı.

Öğlen saatlerinde kalktıklarında ikisi birden; “konuşmamız lazım” dediler.

Kalktılar, konuşmaya geçmeden “hade gel yemek için bişeyler hazırlayalım” dedi kadın… Ne de olsa dün akşamdan beri açtılar. Akşam yemeği de yenmemiş, biri hep beklemiş, diğeri de bütün gece gezmişti…

Hem kahvaltılık, hem de öğle yemeği karışık bişeyler hazırlarken mutluydular, havadan sudan konuştular… Şakalar yaptılar birbirilerine, biraz da cilveler… biraz aşk oyunları… Akşamdan hiç sözetmediler. Yemek boyunca hoş dakikalar geçirdiler… Hatta oldukça uzattılar bu dakikaları, saatler oldu masa başında… Bir ara telefon çaldı, kadın kalkıp baktı, telefonun üzerinde beliren telefon numarası annesindi. Açmadı, telefon acı acı çalmaya devam etti. O yine kocasının yanına gitti, “kahve de içelim mi?” diye sordu.

“Çok güzel olur” dedi kocası…

Salondaki telefon çalmaya devam ediyordu… Bazen birkaç dakika ara veriyor, ardından yine çalıyordu. Hiç bakmadılar, arayanın kim olduğu belliydi. Uzun zamandır olamadıkları kadar mutluydular, bu mutlu anları bozmak gibi bir niyetleri yoktu. Hiç sözünü açmadılar akşamın… Sözü açılsa bu anların biteceğini biliyorlardı. Konuşmamalarına rağmen o geceyi, o yaşananları bir kez daha yaşamamak için uğraşmaları gerektiğini anlamışlardı. En çok da kadın.

Annesiydi, seviyordu. Emindi ki annesi de onun mutlu olacağını düşündüğü için öyle davranıyordu ama yanlış bişeyler vardı o ilişkide… Öncelik evliliğindeydi, mutluluğundaydı. Annesiyle sık sık görüşmesi, beynine dikte ettikleri onu mutsuz ediyordu, evliliğini zora sokuyordu.

Her aradığında gitmedi annesine… her gün eve gelmesine sınırlama koydu annesinin… her söylediğini beynine yazmadı artık… olması gerektiği kadardı ilişkileri… böyle yapınca baktı ki daha huzurluydu. Evliliklerinin meyvesi de yoldaydı artık…

(Tüm kayınvalidelerin affına sığınarak bu hikâye yazıldı!)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 681 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler