1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Sinde’den İstanbul’a giden iki kafatası
Sinde’den İstanbul’a giden iki kafatası

Sinde’den İstanbul’a giden iki kafatası

1974’te Sinde’deki (İnönü) Beygirli Mağara’da öldürülerek sonra da buraya gömülen üç “kayıp” Kıbrıslırum’un başına gelenlerle ilgili uzunca bir süredir yürüttüğümüz araştırmalara, en nihayet bir Kıbrıslıtürk okurumuz ış

A+A-

 

 

 

1974’te Sinde’deki (İnönü) Beygirli Mağara’da öldürülerek sonra da buraya gömülen üç “kayıp” Kıbrıslırum’un başına gelenlerle ilgili uzunca bir süredir yürüttüğümüz araştırmalara, en nihayet bir Kıbrıslıtürk okurumuz ışık tutuyor...

Bu okurumuza 1981 yılında İstanbul’da okurken, yaz tatili için geldiği Kıbrıs’ta bir yakını bir öneri yapmış:

“Madem tıp fakültesinde okun, dur ben sana iki kafatası bulayım da üstünde çalışabilesin” demiş...

Okurumuzun yakını, “Pennara bölgesinde üç Kıbrıslırum’u öldürüp gelişigüzel gömdüydüler” diye anlatmış okurumuza, “kemikleri neredeyse görünür vaziyettedir... Dur gideyim da alayım sana kafataslarını...”

Tıp Fakültesi’nde okuyan öğrenciler, ikinci sınıfta, gerçek bir iskelet üzerinde çalışarak sınava girmek zorundaymışlar. Bu yalnızca ikinci sınıfta oluyormuş...

Okurumuzun yakını gerçekten de Pennara bölgesine giderek iki “kayıp” Kıbrıslırum’un kafatasını almış ve okurumuza getirmiş... Okurumuz da bunları alarak İstanbul’a götürmüş... Bu kafataslarının üstünde imtihanlarına çalışmış. Daha sonra bu kafataslarını başka tıp öğrencileri alarak onlar da tıp sınavlarına bu “kayıp” Kıbrıslırumlar’ın kafatasları üzerinde çalışarak hazırlanmışlar.

Okurumuz, “Kafatasları İstanbul’da kaldı, kim aldı bilemem çünkü o dönem elden ele gezerdi bu kafatasları... Zaten tıpta okuyanlar ikinci sınıfta, çeşitli yerlerden üzerinde çalışacak iskelet, kafatası, kemik bulmak zorundaydılar... Bunları genellikle mezarlıklardan falan bulurlardı... Bu iki kafatasını İstanbul’a nasıl götürdüydüm ve gümrükte da nasıl oldu da sorun çıkmadıydı, hala daha şaşarım... Tabii o günlerde, “kayıplar” konusunda herhangi bir duyarlılık ya da böyle “kayıplar”ın aranmakta olduğu bir süreç yoktu. Bu iki kafatasını bulmak mümkün değildir. Onlar İstanbul’da kimbilir nerede kaldılar...” diyor.

Sinde’de (İnönü) “kayıp” edilmiş olan pek çok Kıbrıslırum var. Bunlardan 17 kişilik bir gruptan geride kalanlar Abalestra Çiftliği’nde bir kuyuda gömülü olarak bulunmuşlardı. Bu “kayıplar”dan büyük bölümü Stroncilolu (Turunçlu) “kayıp” Kıbrıslırumlar’dı, aralarında Vitsadalı (Pınarlı) bazı çobanlar da bulunuyordu. Bu kuyudan çıkarılanlar arasında bütün herhangi bir iskelet yoktu, yani belli ki bu kuyu daha önceden boşaltılmış olabilirdi... Ama Abalestra Çiftliği’nde 17 “kayıp” Kıbrıslırum’dan geride kalanlar bulunmuş vaziyette. DNA testleri sonucunda bunların kimler olduklarını öğrenebileceğiz...

Fakat Sinde’de (İnönü) tutuklu olarak tutulan ve daha sonra “kayıp” edilen üç kişilik bir grup daha var kayıtlara göre... Bunlar da Minareliköy’den (bir baba-oğul) iki “kayıp” Kıbrıslırum ile Maratovuno’dan (Ulukışla) bir “kayıp” Kıbrıslırum... Beygirli Mağara’dan alınan iki kafatası bu gruba mı aitti? Yoksa bizim henüz bilmediğimiz, başka bir gruba mı aitti?

Sinde’den iki “kayıp” Kıbrıslırum’a ait kafatasları konusunda bildiklerini bizimle paylaşan, sorularımızı yanıtlamaktan kaçınmayan ve çekinmeyen okurumuza da buradan sonsuz teşekkürler diyorum...

Geçmişte Sinde’de Beygirli Mağara yakınında Kayıplar Komitesi bazı kazılar yürütmüştü ancak Sindeli bazı okurlarımız olsun, başka bölgelerden ama bu bölgeyi iyi bilen başka bazı okurlarımız olsun, kazı yapılan yerin kendilerine pek de olası bir gömü yeri gibi gelmediğini aktarmışlardı çeşitli vesilelerle. Belki de tekrardan Beygirli Mağara’ya giderek bu bölgeyi iyice incelemek gerekecek...

Bu konuda Sindeli ya da 1974’te Sinde’de görev yapan okurlarıma çağrıda bulunarak bildiklerini bizlerle paylaşmalarını rica ediyorum. İsminizi bana söylemeniz gerekmez, yeter ki bu konuyu aydınlığa kavuşturabilelim.

Sinde’de yaşanmış olanları pek çok kez bu sayfalarda kaleme aldık, okurlarımız bildiklerini paylaştılar, şimdi tekrar bu konuda okurlarıma çağrı yapıyorum ve “bildiklerinizi bizlerle paylaşınız” diyorum. Beni aramak isteyenler 0542 853 8436 numaralı telefondan bana ulaşabilirler.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 780 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler