1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'ŞİMDİKİ HÜKÜMET EN KÖTÜ YÖNETİM'
ŞİMDİKİ HÜKÜMET EN KÖTÜ YÖNETİM

'ŞİMDİKİ HÜKÜMET EN KÖTÜ YÖNETİM'

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat katıldığı bir TV programında çeşitli konuları değerlendirdi.

A+A-

 

 

 

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat katıldığı bir TV programında çeşitli konuları değerlendirdi.

Talat bir soru üzerine Kıbrıs sorununun çözülene kadar konuşulacağını belirtti ve kendisinin çözüm konusundaki isteğinin azalma yerine tersine arttığını kaydetti.

2000’li yıllardan günümüze Kıbrıs sorununda yaşanan süreci anlatan Talat, çözüm için büyük çabalar ortaya konduğunu ancak Kıbrıs Türkünü AB ve dünya hukuku ile bütünleştiremediklerini kaydetti. 2002’de başlayan mücadeleyle Kıbrıslı Türklerin kendi geleceğini belirlemek için kaderini kendi ellerine aldığını belirten Talat, ancak o dönemde Rum tarafında Papadopulos’un iktidarda olduğunu hatırlatarak, 3 buçuk yılın boşuna harcandığını söyledi.

Daha sonra Hristofyas’la 30 tane mutabakat kağıdının oluştuğunu hatırlatarak, bunun tarihte hiç olmadığına dikkat çekti. 2. Cumhurbaşkanı, Eroğlu dönemini eleştirerek, “dünyayı Rumların başına üşüştürmek lazımdı, ancak hiçbir şey yapılmadı ve süreç sallana sarsıla tıkandı” dedi.

Talat, soru üzerine, dünyada birtakım lobi şirketleri ile çalıştıklarını ancak Eroğlu döneminde bu yerlerle ilişkilerin kesildiğini belirtti ve bu çalışmaların çok yararını gördüklerini söyledi.

 

NE İŞE YARADI?

Eroğlu’nun yerinde olsaydı neleri yapar ya da yapmazdı şeklindeki bir soru üzerine Talat, Eroğlu ile takışacak bir pozisyonda olmadığını kaydederek, uluslararası konferansın Türk tarafının önerisi olduğunu ancak bunun gerçekleşemediğini anlattı ve “bunun niye başarılamadığını değerlendirmek ve başarısızlığı korkmadan itiraf etmek gerekir” dedi.

Talat, kendilerinin hazırladığı ve Ocak 2010’da sunduğu paketten, çapraz oyun çekilip alınması ile paketin ortadan kalktığını belirterek, daha sonra ise Eroğlu’nun Genel Sekretere mektup yazarak, bu kez çapraz oyu kabul ettiğine dikkat çekti. “Peki, tekrar sormak istiyorum, cevabını siz verin, sunulan paketin ortadan kaldırılması ne işe yaradı” dedi.

 

DOWNER NE DEMEK İSTEDİ

Downer’in Kıbrıs sorununun dünya sorunları arasında en zor sorunlardan biri olduğunu söylediğinin sorulması üzerine Talat, ne BM’nin, ne AB’nin bu işten kurtulamayacağını hatırlattı. Talat, Downer’in bunu söylerken aslında, zamanın geçtiğinden hayıflandığını kaydederek, zamanın geçmesi ile insanların yeni hayatlar kurduğunu, koşulların değiştiğini belirtti ve bu şartlar altında statükonun değişmesinin daha zor olacağını anlattı ve bunun için bir an önce çözümün başarılması gerektiğini söyledi.

Kudret Özersay’ın istifasının görüşmeleri etkileyip etkilemeyeceğinin sorulması üzerine Talat, zaten görüşmelerin bittiğini ifade etti.

 

SİYASET VE EKONOMİ

Kıbrıs denizlerinde bulunan doğal gaz yataklarının çözüme katkısı olacağı yönünde değerlendirmeler yapıldığının sorulması üzerine Talat, bunun doğru olmadığına inandığını söyledi. Kıbrıs’ta siyasetin ekonomiyi yendiği görüşünde olduğunu anlatan Talat, Kıbrıs’ın siyasi ve uluslararası sorununun petrolle falan çözülemeyeceğini ifade etti.

 

DENİZDE ÖNLEM

Bir başka soru üzerine denizlerdeki kazalara dikkat çeken Talat, son olarak denizde bir kaza sonucu bir kişinin öldüğüne dikkat çekerek, hükümeti, meclisi, sahil güvenliği ve polisi bu konuda göreve çağırdı ve trafikte –yetersiz bile olsa- karada alınan önlemlere eş önlemlerin denizlerde de alınması gerektiğini söyledi.

İktidar partisinin kurultay yapacağı ve ülkenin bundan ciddi şekilde etkilendiği yönündeki bir soru üzerine Talat, şimdiki UBP hükümetinin parti-devlet bütünleşmesi nedeni ile ülkeyi çok kötü yönettiğini belirtti. Talat şimdiki hükümeti “bu ülkenin gelmiş geçmiş en kötü yönetimi” olarak niteledi.

 

ÖZERKLEŞTİRME

Başbakanın elektriği özerkleştirmeye gerek olmadığını iddia ettiğini, bu konuyla Türkiye’nin ilişkisinin olup olmadığının sorulması üzerine Talat, Türkiye’den telkinler gelebileceğini ancak hükümetin bunu kendi bünyemize göre değerlendirmesi gerektiğini anlattı.

 

DİVAN-I HARP

Talat, Eroğlu’nun seçimlerde sendikalara verdiği yazılı taahhütleri hatırlattı ve seçilince Türkiye ile bünyemize uygun olmayan bir protokol imzaladığını belirtti ve Cumhurbaşkanlığına gelme uğruna KTHY’yi batırdığını söyledi.

Talat, KTHY’nin batmasını cinayet olarak niteledi ve bunun büyük bir suç olduğunu kaydetti.

KTHY’nin 1975’ten beri halkın yarattığı büyük bir değer ve Rumlarla eşitliğinin bir simgesi olduğunu söyledi. Talat, siyasi eşitliğin kurumların varlığı ile pekiştirileceğini anlattı ve böyle bir durumda KTHY’nin batırılmasının cinayet olduğunu ifade etti.

Talat, Eroğlu’nun yarattığı tüm olumsuzlukları  İrsen Küçük’ün kucağına attığını belirterek,  emeklilerden kesilen vergileri hatırlattı, böyle bir ortamda Eroğlu’nun emeklilere mahkemeyi işaret ettiğini ve halkı Türkiye ile karşı karşıya bıraktığını söyledi.

 

İSYAN

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, UBP’nin kötülüklerine yeni kötülüler eklediğini ifade ederek, dünyanın her yerinde belediyelerin gelirlerine ek gelirler aktarıldığını, bizde ise tersine belediyelerin gelirlerinin bakanlığa yönlendirilmek istendiğini söyledi. Talat, bunun isyana neden olacağını anlattı.

Talat, asayiş olayların arttığına da dikkat çekerek, sokaklarda bıçaklama olaylarının yaşandığını ifade ederek, eskiden bıçak taşımanın kurallara bağlı olduğunu belirtti.

Devletin partizanlığa endekslendiğini kaydeden Talat, “ bunun sonucu olarak her şey kurultaya dönük hale geldi. Kıbrıs Türkü bunu kabul etmemeli, 2002-2004 isyanıyla başardıklarını bu kadar kolay heba etmemeli” dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 476 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler