1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. SICAK VURDU, VERİM DÜŞTÜ!
SICAK VURDU, VERİM DÜŞTÜ!

SICAK VURDU, VERİM DÜŞTÜ!

Kavurucu sıcaklar, bağdaki üzümleri kuruma noktasına getirdi, bu yılki verim yarı yarıya düştü, bağcı perişan!

A+A-

 

Fehime ALASYA

Hayatı olumsuz etkileyen kavurucu sıcaklardan nasibini alan üzüm bağlarındaki salkımlar, neredeyse kuruma noktasına geldi.

Üzüm bağlarındaki verimin geçen yıla oranla yarı yarıya düştüğünü anlatan bağ üreticileri, kavurucu sıcakların üzümleri olumsuz etkilediğinden dert yandı.

Bağların üzerinde kuruyan üzüm salkımları, içler acısı bir görüntü sergilerken, geçen yıl 70 kasa üzüm toplayan üretici, bu yıl en fazla 30 kasa toplayabileceğini ifade ediyor.

Siyah üzüm, sultani ve verigo diye adlandırılan türlerin adeta üretiminin durduğunu belirten üreticiler, sadece beyaz üzümden verim alabildiklerini kaydettiler.  

Zararın çok büyük olduğundan dert yanan bağ üreticileri, Tarım Sigotrası Kapsamına girmediklerinden de dert yandı.

Bu konudaki taleplerini önümüzdeki hafta ilgili bakanlığa ileteceklerini anlatan üreticiler, bu soruna bir çözüm bulunması gerektiğine değindi. 

Zirai ilaç kullanımındaki bilinçli tüketimin önemine de değinen bağ üreticileri, “İnsanlar marketten ekmek alır gibi gidip ilaç alabiliyor, bu derhal engellenmeli” diyerek durumun vahamiyetini anlatmaya çalıştı.

İlaç satan firmalardan, izin dâhilinde alım yapılması gerektiğine değinen üreticiler, bu sayede bilinçsiz veya aşırı ilaç kullanımının önüne geçilebilineceğini kaydetti. 

İthal üzümlerin de sektöre darbe vurduğundan yakınan üreticiler, özellikle tükenmek üzere olan ‘Verigo’ cinsi üzümün, yetiştirilmesi için teşvik edilmesi gerektiği belirtildi.

Verigo üretiminin meşakkatli ve emek isteyen bir tür olduğundan dolayı giderek azaldığını belirten bağcılar, sıcağa da çok dayanıklı olmadığını ve mevsim şarlarından çok etkilendiğini belirtti.

Ada genelinde en çok bağ üretiminin Hisarköy ve Çamlıbel bölgesi olduğuna dikkat çeken üreticiler, ilgililerce ihmal edildiklerini savundu, Adeta üvey evlat muamelesi görüyoruz’ dedi. Devletin dönüm olarak değil, kök başına teşvik vermesi gerektiğine dikkat çeken üreticiler, çeşitli iyileştirmeler yapılması gerektiğini belirtti. 

 

Üreticiler ne dedi? Üreticiler ne dedi? Üreticiler ne dedi?

Canpolat Şemi:
“İnsanlar marketten ekmek alır gibi gidip ilaç alabiliyor, bu derhal engellenmeli”

750 kök sultanimiz var, 8 dönüm civarı... Bu yıl verim kötü, sıcaklar bağları da vurdu. Bazı bağlarda yüzde 90 zarar var. Tarım sigortası olmalı, devlet buna el atmalı. Üretimi zor bir üründür, ilaç kullanımı daha çok sofralık üzümler için kullanılıyor. Bu ilaçlama konusu çok önemli bir konudur. Herkes gidip ilaç alabilir. Bu her açıdan çok tehlikeli bir durumdur. İnsanlar marketten ekmek alır gibi gidip ilaç alabiliyor. Denetleme mekanizması yok mu? Bunun bir ehliyeti olmalı, herkes, her şartta ilaç kullanmamalı... Bugünden tezi yok bu tarz ehliyet ile verilmeli, önlem alınmalı. Bunlar yapılırsa üretim de zehirlenmeden kurtarılırı. Verigo çok meşakkatli bir iştir, bakımı, üretimi daha zordur, emeği çok yüksektir ve her insan da yapamaz. Yıl 12 ay marketlerde üzüm de olduğu için verigo da teşvik edilmiyor. Yavaş yavaş tükeniyor. Daha çok deniz kenarlarında yetişen bir türdür. İklimin de etkisi büyük...

Raif Mülazimoğlu:
“Geçen yıla göre verim yarı yarıya düştü. Bu yıl üretimimiz çok kötü. Ağaçların üstündeki salkımlar kurudu. Sıcak bizi vurdu”

Yaklaşık yirmi dönüm sultani, bağ üzümü ve siyah üzümüm var. Geçen yıla göre verim yarı yarıya düştü. Bu yıl üretimimiz çok kötü. Sıcak hava çok olumsuz etkiledi. Ağaçların üstündeki salkımlar kurudu. Sıcak bizi vurdu. Allahın işine karışamayız, bu da doğal afettir. Tarım dairesini aradık, sigorta kapsamına girmezmiş. Ne yapacağımızı biz de bilmiyoruz. Verigo tavanda olan bir üründür, bağda değildir, onlar da sıcaktan yandı. O yüzden marketlerde artık neredeyse verigo görmeyeceğiz.

İlaç kullanımıyla ilgili yeterli ve güvenilir bilgi alamıyoruz. Sorduğumuz zaman ‘isim söyleyemeyiz reklam olur şu içerikte ilaç olmalı’ diyorlar. Biz eski üreticileriz, tarım mühendisi değiliz. Bir görevli olmalı, bölge bölge gezmeli, bilgi vermeli, elimize bir kağıt tutuşturup, bu bilgileri halka dağıtın derler, bunu bile biz mi yapalım. Bu olmaz! Halkın içerisinde bir bilgili kişinin olması gerek. Daha önce vardı ama ansızın ortadan kalktı...

Vedat Süngü:
“Evdeki asmalar bile kurudu. Geçen yıl 60-70 kasa topladım, bu yıl 30 kasa toplasam şükür edeceğim...”

Benim yaklaşık dört dönüm bağım var, bağ üzümüdür. Ben de aynı dertten muzdaripim, sıcaklar bizi çok etkiledi. Evdeki asmalar bile kurudu... Bir dönüm bile olsa masraf yapıyoruz, bunlar hep zarar... Biz kendi önlemimizi alamayız, sıcakları engelleyemeyiz. Geçen yıl 60-70 kasa topladım, bu yıl 30 kasa toplasam şükür edeceğim... Biraz yeriz, biraz sucuk, köfter yaparız tüketiriz, satış için kalmaz bile…

Aziz Gündoğ:
“Bu yıl üzümlerde bölge olarak çok büyük zararımız var”

Çıkardığımızı ancak da kendi aile soframızda yetiştiriyoruz, satmaya kalmadı bile. İki dönüm civarında bağımız var. Üç bende, beş başka arkadaşta, yedi öbüründe derken tüm köy zararda, toplama baktığınızda bu yıl üzümlerde bölge olarak çok büyük zararımız var. En çok bağ üretimi bu bölgelerde ama sahipsiziz... Devletin daha fazla destek olması gerekiyor. Kök başı teşvik vermeliler, dönüm olarak değil. Ürün geliştirme bölümü, tarım dairesi ilgi göstermiyor. Bunlar bölgeye çıkmalı, şehir içinde oturmamalı.

Caner Özcanay:
“Doğrudan gelir desteği bizi kapsarken, neden zarar kapsamına girmiyoruz?”

Doğrudan gelir desteği bizi kapsarken, neden zarar kapsamına girmiyoruz? Biz de aidat ödüyoruz, üzerimize düşeni yapıyoruz. Siyah üzüm neredeyse sıfırlandı, gölge olan yerlerde ürün oldu ama güneş gören yerler yandı. Sadece beyaz üzüm kurtuldu, siyah üzüm, verigo ve sultani sıcaktan neredeyse bitti... Verigo erken su toplar, o yüzden hemen yakar, verigo bu yüzden yok olma noktasına geliyor. Yaklaşık üç dönümüm var, etrafında ev de olduğu için öğleden sonra güneşi biraz kesilir, gölgelenir, gölgelenince de o bölümler olur.

Adıgüzel Akdeniz:
“Yavaş yavaş yerli ürünlerden uzaklaşıyoruz. Tarım sigorta fonu bizi neden kapsamıyor?”

Yavaş yavaş yerli ürünlerden uzaklaşıyoruz. Ben ithal üzüm ektim, onlar bir şey olmadı, sıcaktan etkilenmedi, ama yerli üzümler hep kurudu. Sultani, siyah üzüm ve verigo sıcaklardan yandı... Doğrudan gelir desteğinden faydalanıyoruz ama zarar ziyana gelince kapsam dışısınız deniliyor. Tarım Sigorta fonu bizi neden kapsamıyor? Pazartesi günü de tarım bakanımız ile görüşmemiz olacak, heyet olarak sıkıntılarımızı anlatacağız. Çiftçiler birliğinin de bize daha fazla destek çıkmasını bekliyoruz. Üretimi de zordur, bir bebek gibi sürekli bakım ister, emek ister... Emeğimizi geçtik, ilaç paramızı bile alamıyoruz. Bilimsel yetiştiricilik, modern bağcılıktan uzağız... Bölgede tarımla ilgili bir bilirkişi olmalı, bir veteriner olmalı, adım adım gezip ilgilenmeli, ilaçlamayla ilgili yerinde ve gerekirse insanların başına vura vura tarif etmeli. Biz bu güzelim bölgede sahipsiziz, üvey evlat muamelesi görüyoruz

 

 

Bu haber toplam 543 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler