1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. SICAK SU VE SÜT
SICAK SU VE SÜT

SICAK SU VE SÜT

Kurultay süreci yaşanırken, UBP içindeki yarış da giderek daha heyecanlı bir hal almaya başladı. Bu yarış taraflar arasında geçen kıran kırana bir yarış. Yarışı çekişmeli kılan unsurların başında da sürekli saf değiştiren isimler var. Buna son örnek ola

A+A-

 

Kurultay süreci yaşanırken, UBP içindeki yarış da giderek daha heyecanlı bir hal almaya başladı.

Bu yarış taraflar arasında geçen kıran kırana bir yarış.

Yarışı çekişmeli kılan unsurların başında da sürekli saf değiştiren isimler var. Buna son örnek olarak da Mağusa’da Genel Başkanlık seçimlerine İrsen Küçük’ün adayı olarak katılan Ahmet Eti’nin, seçimi kaybetmesinin ardından Başbakan’a veryansın edip desteğini çekmesi var.

“İrsen Küçük kazanırsa, UBP kaybeder” diyor, Eti ve seçimi kaybetmesinin sorumlusu olarak Başbakan’ın başarısızlıklarını gösteriyor.

Bu İrsen Küçük üç gün önceki İrsen Küçük. O zaman UBP Küçük ile kurtulurken, şimdi nasıl oldu da batıyor durumuna açıklama getirmek zor.

Eti’nin söyledikleri arasında en çok dikkatimi çeken, Başbakan’ı Güzelyurt seçimlerine hassasiyet gösterdiği kadar Mağusa’ya hassasiyet göstermemekle suçlaması.

“Seçimi bu yüzden kaybettim” diyor, Eti.

Neler olmuştu, Güzelyurt seçimlerinde?

Kan revan kurban kesimi dışında en çok aklımda kalan, istihdam sözleri, türlü menfaat ve vaat dağıtımları.

Elektrik borçlarının silindiği dahi gündeme geldi, Güzelyurt ilçe seçimlerinde.

Şimdi Eti’ye sormak lazım, Mağusa’da da gösterilmesi beklenen hassasiyet bu mudur?

Eti, kurultaya kadar vekil olarak kalacağını, sonra da bu durumu da gözden geçireceğini anlatıyor.

Yani hala pazarlığa açık!

Siyaset için soyunanlar artık durumu hasıraltı etme ihtiyacı dahi hissetmiyorlar.

Doğrudan söylüyor artık herkes derdini.

**

Ekonomi alanında ülkenin en saygın değerlerinden Ünal Akifler ile konuştuk, dün yayında.

Yeni ekonomik programla ilgili Akifler çok umutlu değil. Çözüm getireceğine, ortaya bir strateji koyabileceğine inanmadığını açıkça söylüyor.

“Çay yapmanın bile kendine göre bir stratejisi vardır. Önce suyu ısıtırsın, en son sütü koyarsın” diyor.

Doğru…

İyi yapılmak istenen, daha doğrusu sadece iyi değil, olması gereken gibi yapılmak istenen her şeyin kendi içindeki bir yol haritası vardır. Bir sonraki adımı bilirsiniz, öncekini atarken.

Bizim en büyük eksikliğimiz değil sonraki adımları, şu anda yapılanları bile neden yaptığımızı bilmememizden kaynaklanıyor.

Son 3 yılımız özelleştirme kavgasında, ekonominin ve sosyal hayatın her geçen gün daha da kötüye gidişini izlemekle geçti.

Skandal peşkeşlerin ardından ağlayarak tükettik günlerimizi.

Şimdi yeni bir 3 yıl daha bir yerlerden karşımıza getirilen yeni gündemlerle geçecek. İşin ilginç tarafı bu görüşmeleri yürüten Ekonomi Bakanı istifa etmişti.

İstifasında ısrarlı olduğunu söyleyerek gitti, Ankara’ya.

Yarın ne olacağı belli değil.

Traji komik bir durum var yani ortada.

Kurultayında boğulan bir iktidar partisi, bütün ülkeyi kendi malı sayıp heba ederken, bu toplum kaybediyor.

Harcanıyor…

Sanırım bizim su ısıtacak bir ocağımız, çaya dökecek bir damla sütümüz zaten hiç olmamış.

Böyle idare ediyoruz!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 579 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler