1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ŞEYTANRI / KUŞ DİLİ
ŞEYTANRI / KUŞ DİLİ

ŞEYTANRI / KUŞ DİLİ

Varsın okuyanı az olsun; varsın “şiir öldü!” diye söylensin, ruhu ölmüşler; ne çıkar? Kokuşmuş bir ülkede, kokuşmuş bir düzende, kokuşmuş bir şehirde kuşlar ötmeye devam eder kendi dilinde; ve Evren bağırsaklarındaki bir parazit kadar bile fa

A+A-

 

Varsın okuyanı az olsun; varsın “şiir öldü!” diye söylensin, ruhu ölmüşler; ne çıkar?

Kokuşmuş bir ülkede, kokuşmuş bir düzende, kokuşmuş bir şehirde kuşlar ötmeye devam eder kendi dilinde; ve Evren bağırsaklarındaki bir parazit kadar bile farkında olmadığı Dünyamızı düşünmeden sürdürür var oluşunu; kendi uğultusunun ninnisinde…

İnsanoğlu’nun yaratmaktan çok; yok etmeye odaklandığı bu karanlık BARBARLIK çağına karşı şiirin diliyle haykırma/ sorgulama cesaretini gösteriyor bir kez daha şairler…

Geçtiğimiz akşam, “dostlar sofrası”na düştü Jenan(Selçuk)’ın  ve Zeki(Ali)’nin mürekkebi henüz kurumamış kitapları…

İki şair de (bir birinden habersiz) Varoluş’u sorguluyor bu yeni kitaplarında…

İkili bir okumaya dalıyorum… Başkaldırı, inatçı bir sorgulama ve estetik notaların tınısı, uyanık tutan bir ninni gibi çınlıyor kulaklarımda…

“Bir solukta okunabilir” ön yargısına düşmeden, sindire sindire okuyun her iki kitabı da… Korkmayın, bu alevler içindeki tembellik günlerinde fazla vaktinizi almaz…

 

ŞEYTANRI

 

Jenan’ın üçüncü şiir kitabı ŞEYTANRI, Bilinçaltı Yayınları tarafından basılmış… Dört ana başlık altında toplanan 45 “dalgacı”şiirden oluşuyor…

İzleğindeki her şeyle (mistisizmle, teolojiyle, verili ahlak anlayışıyla, milliyetçilikle, aşkla, evlilik kurumuyla, iktidarla vb.) dalga geçiyor, Jenan, o sorgulayıcı; huzursuz edici sivri diliyle…

Sözü uzatmadan şiire verelim….

 

DOĞUM

             Tomas Traströmer’e

 

Uzuyor Işık, çürüyen parmaklarında karanlığın,

  Süt dişleriyle güneş, ısırarak ısıtacak dünyayı, birazdan. (s.12)

 

 

ÖLÜM

 

Ev sahibi, üstünden

               Altına geçti toprağın.

Çekildi perdeler

    Kalın. Yeni kiracı,

Kederiyle bileyerek tırpanını geride kalanların

Yerleşti evine yaşamın! (s.20)

 

 

Ve son dizeler…

 

               Ey ateş, geriye sen kaldın

     Kirletemediğimiz!

                          Yanarak öğrenmemiz gerekecek

                                          Temiz kalmayı!  (s. 71)  

 

 

KUŞ DİLİ

 

Zeki Ali’nin sekizinci şiir kitabı KUŞ DİLİ, Khora Yayınevi tarafından  basılmış… “Yayınevinin Notu”nu Halil Karapaşaoğlu kaleme almış… Ümit İnatçı da Zeki Ali şiirini çarpıcı bir biçimde özetlemiş “Fizikötesi Bir Coğrafyanın Göçmen Kuşu” başlıklı yazısında…

Şiirleri iki kez okumaya vakit ayırabilecekseniz, siz de benim yaptığım gibi, önce şiirleri; sonra  bu iki yazıyı ve Zeki’nin kaleme aldığı ÖNSÖZ’ü okuyun… 

Bir sinek kuşu hava da kalmak için ne kadar çok kanat çırparsa; o kadar çok çarpar Zeki’nin AŞK’ta kalmaya endekslenmiş yüreği… O hayatta kalmayı, Aşk’ta kalmak olarak algılamıştır hep… O yüzden, Aşk yolunda yürüyen bir Mecnun; Aşk Aşk diye inleyen bir Derviş; Aşk öğreten bir bilgedir…

   

TALAN

 

Bakışlarında bir düğüm

günlerce

anlatıp durdun

ruhunun talanını…

 

Bir borçtu sevgi

tam da bu nedenle

aşkın adı

sonsuzluğa yazıldı.

 

Öpülmüştün

doğmak için bir kez

öpülmüştün yeniden

hazır olmak için ölüme

ama hiç öpülmedin

sebepsizce-edepsizce

öpülmek için

ah, işte öylesine…

 

Müebbet bir odaydı

bedenin aşkın yenilgisine.

 

Gitme,

gel anlat yeniden

bir sese kilitlenmiş

suyun akışını.

 

Anlat hiç konuşmadan

ruhunun talanını.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1190 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler