1. YAZARLAR

  2. Ünal Fındık

  3.   Şeytan ayrıntıda gizlidir
Ünal Fındık

Ünal Fındık

Yazarın Tüm Yazıları >

  Şeytan ayrıntıda gizlidir

A+A-

Eide, Salı akşamı adaya döndü. Çarşamba sabah başladığı temaslarını hala sürdürüyor. Temasları aslında iki taraf arasında mekik diplomasisidir. Sabah Akıncı ve heyetiyle görüşüyor. Sonra Anastasiadis ve heyeti ile görüşüyor. Eide sabırla ve inatla iki taraf arasında bir Lefkoşa’nın kuzeyine geliyor, biraz sonra güneye geçiyor, sonra tekrar dönüyor.

İşte bu gidiş gelişlerinde gazeteciler de elbette sorular soruyor. Eide dün sabah Anastasiadis’le görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada “imkânsız olmadığını ancak hala yapılması gereken işler olduğunu” söyledi. Eide devamla “kolay olmadığını, çünkü şeytanın ayrıntıda gizli olduğunu, ayrıntıların ise iki taraf için de önemli olduğunu” ifade etti.

Eide çok haklıdır. Şeytan her zaman ayrıntıda gizlidir. Anastasiadis-Akıncı görüşmeleri tam 2 yıldır sürüyor. Cenevre zirvesine kadar her şey iyi gitti. Bugüne kadar görülmemiş ilerlemeler sağlandığı açıklandı. Bunda iki liderin de Nisan 2004 referandumunda evet demesinin rolü vardı. Elbette iki liderin de aynı yaş grubundan olması, her ikisinin de Limasol kökenli olması nedeniyle süreç ilerledi.

Ama bir türlü son nokta konulamadı. Eylül 2016’dan bu yana özellikle Türk tarafı 5’li konferans toplanması için bastırmaya başladı. Rum tarafı ise toprak dâhil iç konuları tamamen bitirmeden böyle bir konferansa gidilmesini istemedi.

Ancak konuların birbirleriyle ilintili olduğunu ve görüşme prosedürünün eskiden beri “iç konularda yeterli ilerleme sağlandıktan sonra toprak ve garantilerin en son görüşüleceği” prensibinin iki tarafça kabul edildiğini herkes biliyordu. Dolayısıyla iç konuların tamamen kapanması, toprak ve haritanın da görüşülüp bitirilmesi ve 5’li ya da Rumların deyimiyle çoklu konferansın ondan sonra toplanması talebi görüşme prosedürüne uymazdı.

Bundan dolayı Anastasiadis Eylül’de değil, ama Aralık’ta Cenevre’ye gitmeyi kabul etti.

Peki, neden kabul etti?

İşte burada şeytanın ayrıntıda gizli olduğu gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Anastasiadis 22 Mayıs Pazartesi akşamı yaptığı basın açıklamasında halka seslendi ve Cenevre’ye gitmeye neden karar verdiğini de açıkladı.

Anastasiadis “Kıbrıs Türk tarafının, Mont Pelerin’de toprak konusunda harita sunmayı reddetmesinden ve bunu yapak için çok taraflı konferansın gerçekleşmesi gerektiği yönündeki ısrarından, ancak Kıbrıs Rum tarafının Türkiye’nin sorumlulukları ile karşı karşıya gelmesi gerektiğine ilişkin arzusundan sonra, 1 Aralık 2016 tarihinde Cenevre’de Kıbrıs ile ilgili Konferansın gerçekleşmesi konusunda karar aldım” dedi.

Yani müzakere ederek sorununa çözüm bulmak amacıyla değil, sorumluluğu Türkiye’ye yüklemek amacıyla Cenevre’ye gitmeyi kabul ettim diyor.

Sonra da yeni bir Cenevre zirvesi için şartlarını sıralıyor:

  1. Güvenlik ve Garantiler Başlığındaki görüşmenin tamamlanması ve kapatılmasına yönelik olarak Kıbrıs için Toplantı gerçekleştirilmesi.
  2. Sonuç olduğu sürece Toprak konusunu görüşme ve çözmekte ilerlemeye ve
  3. Sadece özlü bir ilerleme değil, ayrıca Kıbrıs Sorununun bütünlüklü çözümü için ne kadar gerekirse o kadar süre Cenevre’de kalmak.

Anastasiadis müzakere prosedürlerine aykırı olarak önce güvenlik ve garantileri konuşalım, bunda anlaşırsak, toprağa geçelim, bunu da halledersek o zaman iç konulara döneriz ve sonsuza kadar Cenevre’de kalırız.

Şimdi bir ayrıntıya daha bakalım. AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu da Pazartesi yapılan ulusal konsey toplantısının ardından yaptığı açıklamada “Türkiye’nin çözüm isteyip istemediğinin sınanması gerektiğine AKEL de inanıyor. Ancak prosedürün çökme ve sorumluluğun Rum tarafına yüklenmesi tehlikesi var” dedi. Kiprianu devamla “bugüne kadar Kıbrıs Rum tarafının tezi, Kıbrıs sorununun iç yönlerinin kapanması ve uluslararası yönlerine sonra geçilmesiydi. Anastasiadis bazı siyasi partiler prosedürü tersine çevrilmesi konusunu gündeme getirdiklerinde, kendilerine argümanlarla cevap verirdi. Bugün bu öneriyi benimsiyor. Bu sefer de Kıbrıs zararlı çıkmasın” dedi.

İşte şimdi taşlar yerine oturdu. Dün prosedüre aykırı olduğu için reddettiği “bazı siyasi partilerin” yaptığı öneriyi bugün benimsiyor ve ön şart olarak masaya getiriyor.

Neden?

Bazı siyasi partiler hangileridir?

Andros Kiprianu söylemedi ama ben söyleyeyim. Anastasiadis çözüme değil seçime hazırlanıyor. Bu bazı siyasi partiler ret cephesi partileridir. Yani DİKO, EDEK, Vatandaşlar İttifakı. Çevreciler ve benzeri çözüm karşıtı partilerdir. Anastasiadis yeniden seçilebilmek için 2 inci turda bunların oyunu istemektedir. O nedenle şimdiden mesaj veriyor.

O nedenle Eide çok haklıdır. Şeytan ayrıntıda gizlidir.

Bu yazı toplam 1087 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar