1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. SEVGÜL ULUDAĞ ÖDÜLÜNÜ ALDI
SEVGÜL ULUDAĞ ÖDÜLÜNÜ ALDI

SEVGÜL ULUDAĞ ÖDÜLÜNÜ ALDI

ASTRA Radyosu tarafından Leymosun’da, Leymosun Belediyesi “Panos Solomonidis” Kültür Merkezi’nde 25 Haziran 2012 Pazartesi gecesi düzenlenen “ASTRA Radyosu Birinci Yücel Köseoğlu Yeniden Yakınlaşma Ödül Töreni” ve Yücel

A+A-

 

 

 

ASTRA Radyosu Birinci Yücel Köseoğlu Yeniden Yakınlaşma Ödülleri Leymosun’da düzenlenen törenle YENİDÜZEN yazarı, araştırmacı-gazeteci Sevgül Uludağ ile film yönetmeni Panikos Hrisantu’ya verildi... Törende konuşan Sevgül Uludağ:

 

“YENİDEN YAKINLAŞMA BİR HOBİ DEĞİLDİR, HAYATINIZIN PARÇASIYSA ANLAMI VARDIR...”

 

·        ASTRA Radyosu tarafından Yücel Köseoğlu anısına düzenlenen Leymosun’daki gecede, Yücel Köseoğlu’nun hayatından kesitler sunuldu, fotoğraflarla hayatı anlatıldı... Leymosunlu olan rahmetlik Yücel Köseoğlu’nun çocukluk arkadaşları ve tiyatrolardan meslektaşları, hatıralarını anlattılar... Törene Yücel Köseoğlu’nun ailesi de katıldı...

 

ASTRA Radyosu tarafından Leymosun’da, Leymosun Belediyesi “Panos Solomonidis” Kültür Merkezi’nde 25 Haziran 2012 Pazartesi gecesi düzenlenen “ASTRA Radyosu Birinci Yücel Köseoğlu Yeniden Yakınlaşma Ödül Töreni” ve Yücel Köseoğlu’nu anma etkinliği, büyük bir katılımla gerçekleştirildi.

Lefkoşa’dan iki otobüs dolusu insanın, Leymosun’dan da pek çok kişinin katıldığı ödül töreni ve anma etkinliğine, Yücel Köseoğlu’nun eşi ve evlatları da katıldı.

ASTRA Radyosu tarafından Yücel Köseoğlu anısına oluşturulan “Birinci Yücel Köseoğlu Yeniden Yakınlaşma Ödülleri” ilk kez YENİDÜZEN yazarı, araştırmacı-gazeteci Sevgül Uludağ ile film yönetmeni Panikos Hrisantu’ya verildi. Etkinliğe Kıbrıslırum İçişleri Bakanı Eleni Mavru’nun yanısıra Leymosun Belediye Başkanı Andreas Hristu da katılırken, İki Toplumlu Koro da gecenin sonunda verdiği konserle herkesi duygulandırdı. Geceye Lefkoşa’dan gazeteci Hasan Kahvecioğlu, araştırmacı Mahmut İslamoğlu, tiyatro sanatçıları Osman Alkaş, Yaşar Ersoy, Kıymet Karabiber, karikatür sanatçısı Musa Kayra ve Yücel Köseoğlu’nu tanıyıp seven dostları katıldı. İki toplumlu etkinlikte simultane çeviri de yapıldı.

Ödül töreni ve anma etkinliğinin en duygulandırıcı anları, bir süre önce  kaybettiğimiz tiyatro sanatçısı, öğretmen, çevirmen Yücel Köseoğlu’nun hayatının anlatılması oldu. Çocukluk yıllarından başlayarak tiyatroda geçirdiği yıllara, Satiriko tiyatrosunda rol aldığı oyundan fotoğraflara, sporculuk yaşamından fotoğraflara dek çok güzel bir belgesel hazırlanırken, Yücel Köseoğlu’nun geçmişte yaptığı çeşitli röportajlardan kesitler de kendi sesinden belgeselde aktarıldı. ASTRA’nın hazırladığı Yücel Köseoğlu’na ilişkin bu önemli belgesel hakkında geceye katılan Kıbrıslı Türkler, “Bu kadar ayrıntılı bir belgesel, toplumumuzda dahi yapılamadı” şeklinde yorum yaptılar. Yücel Köseoğlu’nun “40 yıldır bütün hayatım Kıbrıs sorunu içinde geçti, artık ihtiyarladım, barışı görmek isterim...” sözleri de geceye katılanları duygulandırdı. Gecede Yücel Köseoğlu’nun Leymosun’dan bir Kıbrıslırum çocukluk arkadaşı da pirili, lingiri, futbol oynadıkları çocukluk ve ilk gençlik yıllarını anlattı.

Gecede ASTRA Radyosu yetkilileri de çeşitli konuşmalarla katkı koyarken, ödül komitesinin ASTRA koordinatörü Valentinos Polikarpu, Kıbrıs Üniversitesi akademisyenleri Niyazi Kızılyürek ve Yannos İoannu, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Özel Danışmanı Türkolog Nikos Muduros, gazeteci-yazar Hasan Kahvecioğlu, eğitimci Rena Hopları ve siyasal bilimci Beran Cemal’dan oluştuğu açıklandı. Gecede “Sevgül Uludağ ve Panikos Hrisanthu kültür ve yazın alanındaki çalışmaları ve iki toplumun ortak vatanlarında barış içinde bir arada yaşamaları mücadelesine katkıları nedeniyle ödül komitesinin oybirliğiyle aldığı kararla ilk Yücel Köseoğlu Yeniden Yakınlaşma Ödülü’ne layık görülmüşlerdir” denildi.

Ödül töreninde bir konuşma yapan film yönetmeni Panikos Hrisantu, milliyetçiliğe karşı mücadelenin öneminden söz etti.

Ödül töreninde konuşan gazetemiz yazarı Sevgül Uludağ ise özetle şöyle dedi:

“Rahmetli Yücel Köseoğlu’yla pek çok iki toplumlu etkinlikte bulunduk. O sözcüklerini, Rumcası’nı, düşmanlık ve kin yaratmak için değil, karşılıklı anlayış yaratmak için kullandı. Burada belgeselde anlatılan hayatından da, konuşan dostlarından da gördük ki, her dönem insani ilişkilerini sürdürdü...

Yeniden yakınlaşma bir hobi değildir, hayatınızın parçasıysa bir anlamı vardır... Yeniden yakınlaşma, bir hobi gibi haftada bir ele alıp sonra bir köşeye atabileceğiniz bir konu değildir. Gündelik hayatınızın parçasıysa, o zaman anlamlıdır. Ne yazık ki Kıbrıs’ta yeniden yakınlaşmanın bir altyapısı yoktur, bu konuya destek yoktur. Elbette kimi siyasi partiler kimi etkinlikler düzenliyorlar ama bunlar yeterli değildir. Yurttaşlar düzeyinde karşılıklı temaslar arttırılmalıdır. Ben Leymosun’a, özellikle Baf’a geldiğim zaman karşılaştığım bazı Kıbrıslırumlar, barikatlar açıldı açılalı bir tek defa dahi kuzeye geçmediklerini anlatıyorlar, Kıbrıslıtürkler’le hiçbir temasları olmadığını görüp üzülüyorum. İnsanlar arasında temaslar arttırılmalıdır. En azından bir Kıbrıslıtürk güneye geçtiğinde veya bir Kıbrıslırum kuzeye geçtiğinde, başı sıkıştığında, herhangi bir sorunu olduğunda telefon edebileceği, öteki toplumdan bir arkadaşı, bir dostu olmalıdır. İnsanlarımız yani Kıbrıslıtürkler ve Kıbrıslırumlar, birbirlerinin kaygılarını, sorunlarını, ihtiyaçlarını böylece daha iyi anlayabilirler... Bunu teşvik etmeliyiz, ben hayatım boyunca insanları bir araya getirmeye çalıştım ve bunu sürdürüyorum...”

Gecenin sonunda İki Toplumlu Koro Türkçe ve Rumca şarkılardan oluşan bir konser vererek herkesi duygulandırdı.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 559 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler