1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Sevgiyi ve Barışı Büyüten Kadınlar
Sevgiyi ve Barışı Büyüten Kadınlar

Sevgiyi ve Barışı Büyüten Kadınlar

GÜNEŞİ ÖPMEK İÇİN “Mavi’nin griye örtündüğü… ‘Ötekine’ hoşgörünün tükendiği ‘bir ateş çağının’ ortasındayız. Güçlünün – güçsüze, yetişkinin – küçüğe, çoğun – aza yöneldiği… Bu yükü taşımak

A+A-

 

GÜNEŞİ ÖPMEK İÇİN

“Mavi’nin griye örtündüğü… ‘Ötekine’ hoşgörünün tükendiği ‘bir ateş çağının’ ortasındayız. Güçlünün – güçsüze, yetişkinin – küçüğe, çoğun – aza yöneldiği… Bu yükü taşımakta zorlanır oldu beyaz…

Beyazın üstündeki sisi görmezden gelemedik…

(…) Belleğimizde üç yıl önce tohumları ekilen, “Kadından – Barışa” derleme çalışmasının düşünü kurduk… Ülkenin dört bir yanında, sesini ve direncini dizelere beleyen ‘kadın şairleri’ de alacaktık aramıza…” diye başlıyor, “Egeli Kadın Yazarlar” adına Zübeyde Seven Turan, yeni Çakan “Güneşi Öpmek İçin” isimli, ‘Kadından – Barışa’ uzanan ve gerçekten de ‘Barışı büyüten’ sımsıcak dizelerinde…

Uzun ve yorucu bir çalışma sürecinde bir düşmüşler, bir havalanmışlar derken… “Yaratandık. Çoğalandık, yapıp devşirendik” derken… Bu kez ‘BARIŞI’ doğurmuşlar dizeleriyle… Şiirin keskin gücüyle, birlikte doğan ve artan dirençleriyle, “başkaldırıyoruz, görünür görünmez şiddetin her çeşidine… Dünya kurulalı beri bir çiğ elemanın ardına düşen, güçlünün – güçsüzü ezme düzenine karşın… kandan, korkudan kurtulabilmenin yönünü barışa çevirmenin ‘destanını’ yazmışlar, ayrı renk, ayrı ses ve ayrı duyumsamalarıyla…

Bir iken birikmişler… Sesleri ‘çığlığa’ ağarken, tüm renklere dönerek yüzlerini, ‘barışı’ sonsuz kılmak… birkaç damla olabilmek için insan denizinin derinliklerinde ‘BARIŞI’ damıtmışlar… Ve,

Bu düşlerle, “kadından Barışa” uzun bir yürüyüşe çıkmış” yüz dört şair… El ele,yürek yüreğe, dize dizeye… Ve, Kıbrıslı dört şairi – Fatma Akilhoca, Mine Ömer, Neriman Cahit ve Neşe Yaşın’ı da aralarına katarak…

GÜNEŞİ ÖPMEK İÇİN…

***

İki yüz on altı sayfalık kitapta…

Seksenlerin merdivenlerinde soluklanan ustadan… Şiire göz kırpan en genç şairle el ele, BARIŞ damıtmışlar sözcüklerden…

Sonunda, tüm insanlığa bir çağrı yapan yüreklerini uzatmışlar, İNSANA… İNSANLIĞA:

“Şimdi Sıra sizde, verin elinizi bize… Çoğalarak çoğaltalım, ‘ateş çağının’ ortasında yeniden doğurarak barışı…” diye bitirmiş, kitabı hazırlayan, Zübeyde Seven Turan (diğeri de, Arzu K. Ayçiçek.)

***

Kitabın tümünü okumak en güzeli… Ben yerimize göre kısa bir örnekleme yapayım:

·        “Kan sızmaya görsün sokaklara / Şiirin çığlıkları yükselir / Şairin kanayan kaleminden / ey silah satıcıları, uygarlık havarileri / Zamanın hangi bahçesine sığar / kolu kanadı kırık / savaş artığı çocuklar…”

***

·        Bir örnek de “Şiirseller”den…

“Ve, konuştu kadın!..

Kadınım ben, korkulan ve tapılan isimsiz… Siyah giydim hep, düşler beyazdı. Kızıl bir yalnızlıktı hiçliğimle yaşanan. Artık beyaz giyme zamanıdır…

(…) Sus dediler, sustum. Karışma, dediler, karışmadım ama kör değildi gözlerim, içim yandı…

Onlar, kan akıttı… Ben, kan kustum…”

 

 

 


 

ÇOCUKLAR… VE,

SÖZCÜKLER DİYARINA YOLCULUK…

 

Bileşimden – eğitime, teknolojiden – sanata her alanda, sınırların zorlandığı bir çağdayız. Çocukların da, hem bu çağın nimetlerinden yararlanma hakları hem de donanımlı olma gereklilikleri var; ancak, konular hedefler, anne babayı, “hiçbir şeyi kaçırmama ve çocuğu da bunaltmama olgusuna” çok önem vermek gereğini dayatıyor.

Niyetim, bu konuda uzun uzun yazmak değil… ama, her ‘eğitim’ konusu açıldığında, konunun ana hatlarını çemberin oldukça dışından alma gibi bir alışkanlığım var; ama, bu kez öyle yapmayacağım ve konuya kısa yoldan gireceğim:

Kendi de bir ilkokul öğretmeni olan Şirin Zaferyıldızı’nın, alt başlık olarak, “Türkçe – Dilbilgisi” yazılı: “Sözcüklerin Diyarına Yolculuk” adlı, ‘test kitabı’ndan söz edeceğim, büyükler ve küçüklere. Öncelikle, kitabı ele alırkenden ilk farkedilen mükemmel baskısı ve bu baskıdaki her şey… ama, benim gibi ‘muzur çocuklar’ her halde saman  kağıdıyla da çok mutlu olacaklardı… (Aslında, baskı şahane!)

Ve, konu ile ilgili sözü yazarına vereyim:

“Sözcükler Diyarına Yolculuk” kitabımı, bilinen Türkçe ve Dilbilgisi kitaplarının dışında bir yöntemle hazırladım. Sıkıcı tanımlamalardan özenle kaçındım. Ele alınan konuların tümü testlerle aktardım. Testler: Okuma, anlama ve dilbilgisi kurallarıyla ilgilidir. Çok farklı kaynaklardan yararlanmaya çalıştım. Anlatımda, ‘anlaşılırlık’ hedef alınarak, dil ve anlatımda, ‘yalınlıktan’ asla taviz vermedim…”

(…) Kitabın hazırlanmasında, (8) yıldan beridir vermekte olduğum, “Türkçe ve Şiir” derslerimin, bu konuda yazılmış kitapların ve (21) yıldan beri arşivleyerek incelediğim ve öğrencilerimle paylaştığım, ‘çocuk şiirlerinin’ yardımı büyük oldu…

 

***

Evet, Şirin öğretmen, tüm deneyimiyle sunmuş bize – aslında çocuklarımıza – bu kitabını. Kendi şiirleri + ülkemiz + TC ve Dünya şair ve yazarlarından örnekleyerek. (Oldukça da başarılı bir şekilde.)

Kitap, sevimsiz, kaşları çatık bir sergilemeyle oluşmamış… ‘Okuma sevgisi ve alışkanlığı’ konusunda – en azından meraklı çocuklara olumlu katkı yapabilecek bir alıştırma kitabı.

Kitapta kendi yazar ve şairlerimizin örneklerinin de bulunması yanında, diğer dünya – özellikle de TC şairlerinin bulunması olumlu derken, belki  yönde de çocukların özel dünyalarına bir katkı yapar ama, bu konuda çok da umutlanamıyor insan, özellikle de, ilkokul öğrencisi – genelde – ne yazdığı ne de yazarı konusunda- bir fikir sahibi bile olmaz öğrenci. Maalesef bu gerçek ortaokul ve liselerimiz için de geçerlidir!

 

***

Bugün hala bizim çocuklarımız kendi edebiyatını, yazarını – çizerini bilmiyor… Ve, biz önemsemesek de, edebiyatını – sanatını tanımayan , sevmeyen insan, ‘kendisini sevmez’, ülkesini, insanını, kültürünü sevmez. Bir kültürü olup  olmadığından bile kuşkulanır ve eline geçen ilk fırsatta, edebiyatı aracılığıyla kendisini çeken ülkeye koşar. (Özellikle de ülkemizin son durumunu göz önüne aldığımızda.)

 

***

Son söz olarak: Yine başa dönerek, Şirin öğretmenin çalışmasını kutluyor ve gereken ilgiyi görmesini diliyorum.

 

 

 

 

Bu haber toplam 1750 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler